TCK 76 Soykırım Suçu: Kanun Metni, Ceza ve Yargıtay Kararları 2026
Dikkat! Son günlerde "Ankara TURHAN HUKUK VE DANIŞMANLIK" adı kullanılarak dolandırıcılık amaçlı kısa mesajlar gönderildiği tespit edilmiştir. Bu tür mesajlara itibar etmeyiniz. Resmî iletişim kanallarımız dışında gelen taleplere karşı dikkatli olunuz.

TCK 76 Soykırım Suçu: Kanun Metni, Ceza ve Yargıtay Kararları 2026

TCK 76 Soykırım Suçu

Soykırım suçu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 76. maddesinde düzenlenmiş; millî, etnik, ırkî veya dinî bir grubu tamamen ya da kısmen yok etmek amacıyla planlı biçimde işlenen en ağır uluslararası suçlardan biridir.

Ceza: Ağırlaştırılmış müebbet hapis. Soykırım kapsamındaki kasten öldürme ve yaralama suçları için mağdur sayısınca ayrıca gerçek içtima uygulanır.

TCK 78 – Örgütlü işlenme: Soykırım amacıyla örgüt kuran veya yönetenlere 10-15 yıl, üyelere 5-10 yıl ek hapis cezası verilir.

Zamanaşımı: Her iki suç için zamanaşımı işlemez. Tüzel kişiler hakkında da güvenlik tedbiri uygulanır.

Soykırım Suçu ve Örgütlü İşlenmesi (TCK m. 76 – TCK m. 78)

Soykırım suçu, hukuki niteliği itibarıyla sıradan bir ceza hukuku ihlalinin çok ötesine geçmektedir. Tarih boyunca yaşanan insanlık trajedileri, bu suçun yalnızca bireysel failler tarafından değil; devlet otoritesinin ya da sistematik bir örgütsel yapının güdümünde, belirli bir topluluk grubunu bütünüyle yok etme iradesiyle işlendiğini göstermektedir. Türk ceza hukuku da bu gerçeklikten hareketle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 76. ve 78. maddelerini, uluslararası sözleşme yükümlülükleriyle uyumlu biçimde kaleme almıştır. Bu yazıda söz konusu düzenlemeleri, suçun unsurlarını, ceza rejimini ve uluslararası hukuktaki yerini kapsamlı biçimde ele alıyorum.

Soykırım Suçu Nedir? (TCK 76)

“Soykırım” kavramı ilk kez Polonya asıllı hukukçu Raphael Lemkin tarafından kullanılmış; Yunanca “soy” anlamına gelen genos ile Latince “öldürmek” anlamındaki caedere sözcüklerinin birleşiminden oluşmuştur. Türk hukuku açısından soykırım suçu, 5237 sayılı TCK’nın yürürlüğe girdiği 2005 yılına kadar müstakil bir suç tipi olarak düzenlenmemişti; bu tarihe kadar söz konusu eylemler kasten öldürme ve kasten yaralama gibi genel suç tipleri çerçevesinde değerlendirilmekteydi.

5237 sayılı TCK ile soykırım suçu, “Uluslararası Suçlar” başlıklı birinci kısımda, “Soykırım ve İnsanlığa Karşı Suçlar” adlı birinci bölümde ayrıntılı biçimde düzenlenmiştir. Kanun, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun 9 Aralık 1948 tarihli ve 260 A (III) sayılı Kararı ile kabul edilen Soykırımın Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi‘ni iç hukukumuza yansıtmaktadır. Türkiye bu Sözleşme’ye 31 Temmuz 1950 tarihinde çekince koymaksızın katılmıştır.

5237 Sayılı TCK Madde 76 – Soykırım Suçu Kanun Metni

Madde 76 – Soykırım Suçu

(1) Bir planın icrası suretiyle, milli, etnik, ırki veya dini bir grubun tamamen veya kısmen yokedilmesi maksadıyla, bu grupların üyelerine karşı aşağıdaki fiillerden birinin işlenmesi, soykırım suçunu oluşturur:

a) Kasten öldürme.

b) Kişilerin bedensel veya ruhsal bütünlüklerine ağır zarar verme.

c) Grubun, tamamen veya kısmen yokedilmesi sonucunu doğuracak koşullarda yaşamaya zorlanması.

d) Grup içinde doğumlara engel olmaya yönelik tedbirlerin alınması.

e) Gruba ait çocukların bir başka gruba zorla nakledilmesi.

(2) Soykırım suçu failine ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilir. Ancak, soykırım kapsamında işlenen kasten öldürme ve kasten yaralama suçları açısından, belirlenen mağdur sayısınca gerçek içtima hükümleri uygulanır.

(3) Bu suçlardan dolayı tüzel kişiler hakkında da güvenlik tedbirine hükmolunur.

(4) Bu suçlardan dolayı zamanaşımı işlemez.

Kaynak: 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu – mevzuat.gov.tr

Madde metninin dikkatli bir okumasıyla ortaya çıkan en kritik husus, “bir planın icrası suretiyle” ifadesidir. Kanun koyucu bu ifadeyi Soykırımın Önlenmesi Sözleşmesi’nden kasıtlı olarak ayrıştırmıştır. Sözleşme, soykırımı yalnızca sübjektif yok etme niyeti üzerinden tanımlarken; TCK, objektif bir plan unsurunun varlığını ön koşul olarak aramaktadır. Bu yaklaşım, suçun kendiliğinden gelişen eylemlerden değil, planlı ve sistematik bir politikadan kaynaklandığını açıkça vurgulamaktadır.

Soykırım Suçunun Maddi ve Manevi Unsurları

Maddi Unsur: Beş Fiil ve Plan Şartı

Soykırım suçunun maddi unsuru, kanunda sınırlı biçimde sayılan beş fiilden birinin gerçekleştirilmesini gerektirir. Kasten öldürme, bedensel veya ruhsal bütünlüğe ağır zarar verme, yaşam koşullarının yok edici düzeye getirilmesi, doğumların engellenmesi ve çocukların başka bir gruba zorla nakli bu eylemler arasında yer almaktadır. Bunların yanı sıra suçun oluşması için söz konusu fiillerin “bir planın icrası suretiyle” işlenmesi zorunludur; bu unsur suçun planlılık ve sistematiklik boyutunu pekiştirmektedir.

Manevi Unsur: Özel Yok Etme Kastı

Soykırım suçu, yalnızca olası kasıtla değil; özel doğrudan kasıtla işlenebilen bir suçtur. Failin, millî, etnik, ırkî veya dinî bir grubu tamamen ya da kısmen yok etme amacını taşıması zorunludur. Bu özel kast, soykırımı insanlığa karşı diğer suçlardan ayırt eden temel unsurdur; uluslararası ceza hukukunda dolus specialis olarak adlandırılan bu kasıt, yalnızca gruba mensup bireyler üzerinde değil, grubun kolektif varoluşuna yönelik bir imha iradesini ifade eder.

TCK 76 Kapsamında Korunan Gruplar ve Sınırlı Sayım İlkesi

Kanun metninde korunan gruplar sınırlı sayı ilkesiyle belirlenmiştir: millî, etnik, ırkî ve dinî gruplar. Bu sınırlı sayım, uluslararası sözleşmedeki yapıyla paralellik göstermekte; siyasi, ekonomik veya sosyal grupları kapsamına almamaktadır. Yargı pratiğinde de bu sınırlı sayımın katı biçimde uygulandığı görülmektedir.

Grup Türü TCK 76 Kapsamında mı? Açıklama
Millî grup Evet Ortak ulusal kimliğe sahip topluluklar
Etnik grup Evet Ortak dil, kültür, gelenek bağına sahip topluluklar
Irkî grup Evet Irk temelinde tanımlanan topluluklar
Dinî grup Evet Ortak inanç sistemine mensup topluluklar
Siyasi grup Hayır Sözleşme ve TCK dışında bırakılmıştır
Ekonomik grup Hayır Koruma kapsamının dışındadır

Gruba ait olduğu değerlendirilen bireylerin fiilen o gruba mensup olup olmaması aranmaz; failin bu kişiyi söz konusu gruba mensup gördüğü kanıtlanması yeterlidir. Suçun faili herhangi bir kimse olabilir; asker, sivil, devlet yöneticisi ya da hatta soykırıma uğrayan grubun mensubu dahi fail sıfatıyla cezalandırılabilir.

Soykırım Suçunun Cezası İçtima Kuralları
Soykırım Suçunun Cezası İçtima Kuralları

Soykırım Suçunun Cezası ve İçtima Kuralları

TCK m. 76/2 uyarınca soykırım suçunun yaptırımı ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıdır. Bu, Türk ceza hukukunun öngördüğü en ağır ceza seçeneğidir. Söz konusu ceza, koşullu salıverilme olanağı kısıtlanmış biçimde uygulanmaktadır.

Kanunda dikkat çekici bir içtima düzenlemesi de yer almaktadır: Soykırım kapsamında işlenen kasten öldürme ve kasten yaralama suçları bakımından, belirlenen mağdur sayısınca gerçek içtima kuralları uygulanır. Bu düzenleme uyarınca fail, soykırım suçuna ilişkin ağırlaştırılmış müebbet cezasının yanı sıra TCK m. 81 ve m. 86 kapsamındaki suçlardan da mağdur sayısı kadar ayrı ceza almaktadır. Kanun koyucunun bu tercihi, her bir mağdurun birey olarak ayrıca korunması amacını yansıtmaktadır.

Soykırım Suçunun Örgütlü İşlenmesi – TCK 78

Tarihsel süreç, soykırım suçlarının büyük çoğunluğunun münferit eylemlerle değil; hiyerarşik bir örgütsel yapı içinde, planlı emir-komuta zinciriyle gerçekleştirildiğini ortaya koymaktadır. Bu gerçeği göz önünde bulunduran kanun koyucu, TCK m. 78 ile soykırım amacıyla kurulan örgütleri ayrıca ve özgün biçimde cezalandırmıştır.

TCK m. 78, suç örgütlerine ilişkin genel düzenleme olan TCK m. 220’ye kıyasla özel bir norm niteliği taşır. Soykırım veya insanlığa karşı suç amacıyla bir örgüt kurulduğunda, TCK m. 220 değil doğrudan TCK m. 78 uygulanacaktır. Öte yandan TCK m. 78’de örgütün asgari üye sayısına ilişkin açık bir düzenleme yer almadığından, bu hususta TCK m. 220’deki en az üç kişi kuralına başvurulması gerektiği öğreti ve içtihat tarafından benimsenmiştir.

Madde, fail sıfatına göre ikili bir ceza ayrımına gitmektedir:

  • Örgüt kuran veya yöneten kişi: On yıldan on beş yıla kadar hapis cezası
  • Örgüte üye olan kişi: Beş yıldan on yıla kadar hapis cezası

Bu cezalar, TCK m. 76 kapsamındaki soykırım suçunun cezasına ek olarak tatbik edilmektedir; yani fail hem soykırım suçundan hem de örgüt suçundan ayrı ayrı cezalandırılmaktadır.

5237 Sayılı TCK Madde 78 – Örgüt Kanun Metni

Madde 78 – Örgüt (Soykırım ve İnsanlığa Karşı Suçlar Kapsamında)

(1) Yukarıdaki maddelerde yazılı suçları işlemek maksadıyla örgüt kuran veya yöneten kişi, on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu örgütlere üye olanlara beş yıldan on yıla kadar hapis cezası verilir.

(2) Bu suçlardan dolayı tüzel kişiler hakkında da güvenlik tedbirine hükmolunur.

(3) Bu suçlardan dolayı zamanaşımı işlemez.

Kaynak: 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu – mevzuat.gov.tr

TCK m. 78/1’deki “yukarıdaki maddelerde yazılı suçlar” ifadesi, yalnızca m. 76’yı değil; m. 77’deki insanlığa karşı suçları da kapsamaktadır. Dolayısıyla bu hüküm, soykırım ve insanlığa karşı suç işlemek amacıyla kurulan her türlü örgütsel yapıyı hedef almaktadır.

TCK 76 Yargıtay Kararları ve Yargısal Yorum

Soykırım suçu, Türk iç hukukunda niteliği ve ağırlığı itibarıyla son derece istisnai biçimde yargılanan suçlar arasındadır. Bu nedenle TCK m. 76 özelinde bağımsız bir Yargıtay içtihat birikiminden söz etmek güçtür; ancak yüksek mahkeme çeşitli davalarda bu hükmün yorumlanmasına ilişkin belirleyici ilkeler ortaya koymuştur.

Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2017/19933, K. 2018/14601 sayılı kararında, soykırım kapsamındaki eylemlerin birden fazla mağdura yönelik işlenmesi halinde her mağdur için ayrı ceza tayin edilmesi gerektiği ilkesi pekiştirilmiştir. Mahkeme, gerçek içtima hükümlerinin mağdur sayısı bazında uygulanmasının zorunlu olduğunu vurgulamıştır.

Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2018/4404, K. 2018/12130 sayılı kararında ise soykırım suçuyla bağlantılı yargılamalarda sanığın hukuki statüsünün tespiti ve sanık haklarının usulüne uygun biçimde güvence altına alınması meselesine ilişkin ilkeler belirlenmiştir.

Yargıtay’ın soykırım suçuna ilişkin yargısal yorumunda öne çıkan başlıca ilkeler şunlardır:

  • Plan zorunluluğu: Suçun oluşması için sistematik ve planlı bir eylem zincirinin varlığı aranmalıdır; anlık ya da bireysel güdümlü eylemler bu kapsamda değerlendirilemez.
  • Özel kastın ispatı: Failin grubun kolektif varlığını yok etmeye yönelik bilinç ve iradesinin mahkûmiyet hükmünden önce kesin biçimde kanıtlanmış olması gerekir.
  • Görevli mahkeme: Soykırım suçu yargılamalarında görevli mahkeme Ağır Ceza Mahkemesi‘dir.
  • Zamanaşımı uygulanmaz: TCK m. 76/4 hükmü uyarınca dava ve ceza zamanaşımı süreleri bu suç için işlememektedir.

Uluslararası Hukukta Soykırım Suçu

Soykırım, uluslararası hukukta bağımsız suç tipi olarak ilk kez 9 Aralık 1948 tarihinde BM Genel Kurulu’nun 260 A (III) sayılı Kararı ile kabul edilen Soykırımın Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi’nde tanımlanmıştır. Bu tarih, modern uluslararası insan hakları hukukunun kurucu belgelerinden birini işaret etmektedir.

Türkiye, söz konusu Sözleşme’ye 31 Temmuz 1950 tarihinde herhangi bir çekince koymaksızın taraf olmuş; böylece soykırımı önleme ve cezalandırma yükümlülüğünü uluslararası hukuk düzeyinde üstlenmiştir. Bu yükümlülüğün iç hukuka yansıması ise ancak 2005 yılında 5237 sayılı TCK ile mümkün olabilmiştir.

Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) Statüsü’nün 6. maddesi, TCK m. 76 ile büyük ölçüde örtüşmektedir. Statü, soykırımı ulusal, etnik, ırksal veya dinsel bir grubu tamamen ya da kısmen yok etme amacıyla işlenen beş fiil olarak tanımlamaktadır. Türkiye, UCM Statüsü’nü imzalamış olmakla birlikte iç hukuk onay sürecini henüz tamamlamamıştır; bu nedenle Statü Türkiye bakımından fiilen yürürlükte değildir.

Uluslararası alanda soykırım suçunun yargılandığı başlıca mekanizmalar şunlardır:

  • Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM / ICC): Darfur ve diğer vahim olaylara ilişkin kovuşturmalar
  • Eski Yugoslavya Uluslararası Ceza Mahkemesi (ICTY): Srebrenica soykırımı davası
  • Ruanda Uluslararası Ceza Mahkemesi (ICTR): 1994 Ruanda soykırımına ilişkin yargılamalar
  • Uluslararası Adalet Divanı (UAD / ICJ): Devletler arasındaki soykırım sorumluluğuna ilişkin davalar; bu çerçevede Bosna-Hersek – Sırbistan davası (2007) emsal niteliği taşımaktadır

Uluslararası içtihat, soykırım suçunun yalnızca savaş dönemlerine özgü olmadığını; barış döneminde de işlenebileceğini ve bu nitelendirme için herhangi bir çatışma ortamının varlığına gerek bulunmadığını teyit etmiştir.

Zamanaşımı İşlemez ve Tüzel Kişi Sorumluluğu

TCK m. 76/4 ve m. 78/3 hükümleri açıkça öngörmektedir: Soykırım ve örgütlü işlenme suçlarında dava ve ceza zamanaşımı işlemez. Bu düzenleme, insanlığa karşı işlenen en ağır suçların ne kadar süre geçmiş olursa olsun cezasız kalmaması ilkesini hayata geçirmektedir. Tarihsel süreçte yüzlerce, hatta on yıllar sonra yeniden yargılama yapılabilmesinin hukukî dayanağı bu kuraldır.

Aynı zamanda TCK m. 76/3 ve m. 78/2, tüzel kişiler hakkında da güvenlik tedbirine hükmolunabileceğini düzenlemektedir. Türk ceza hukuku sistemi tüzel kişilerin failliğini kabul etmemekle birlikte; bir özel hukuk tüzel kişisinin soykırım suçunun işlenmesine araç olması halinde bu tüzel kişi hakkında güvenlik tedbiri uygulanabilmektedir. Kamu tüzel kişileri bu kapsama dahil değildir.

Görevli Mahkeme ve Yargılama Usulü

Soykırım suçuna ilişkin yargılamalar, özel bir yetki ve donanım gerektirdiğinden Ağır Ceza Mahkemesi‘nde yürütülmektedir. Niteliği itibarıyla uluslararası boyut taşıyan bu suçlarda savcılık makamının delil toplama ve uluslararası iş birliği mekanizmalarını etkin biçimde kullanması büyük önem taşımaktadır. Yabancı mahkeme kararları ve uluslararası ceza mahkemesi içtihadı, Türk mahkemelerinin soykırım davalarında başvurabileceği tamamlayıcı yorumlama araçları arasında değerlendirilebilir.

Önemli Not: Bu yazı, Av. Onuralp Turhan tarafından hazırlanmış olup yalnızca genel hukuki bilgi amaçlıdır. Her somut dava koşulları itibarıyla farklılık gösterebileceğinden, hukuki işlemleriniz için bir avukattan destek almanız önerilir.

Soykırım Suçu veya ağır ceza davaları hakkında hukuki destek almak için Ankara Avukat Onuralp Turhan ile iletişime geçebilirsiniz.

Ankara Avukat – Turhan Hukuk ve Danışmanlık

Sık Sorulan Sorular

Soykırım suçu hangi kanun maddesinde düzenlenmiştir?

Soykırım suçu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 76. maddesinde düzenlenmiştir. Bu madde, millî, etnik, ırkî veya dinî bir grubu tamamen ya da kısmen yok etmek amacıyla planlı biçimde işlenen eylemleri suç olarak tanımlamaktadır.

Soykırım suçunun cezası nedir?

TCK m. 76/2 uyarınca soykırım suçunun cezası ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıdır. Bunun yanı sıra soykırım kapsamında işlenen kasten öldürme ve kasten yaralama suçları için mağdur sayısınca ayrıca gerçek içtima uygulanır; yani fail her mağdur için ayrı ceza da alır.

TCK 78 nedir, soykırımla bağlantısı nasıl kurulmaktadır?

TCK m. 78, soykırım veya insanlığa karşı suç işlemek amacıyla örgüt kurulması durumunu ayrıca suç olarak tanımlamaktadır. Örgüt kuran veya yönetenlere 10-15 yıl, üyelere ise 5-10 yıl hapis cezası öngörülmekte; bu ceza, soykırım suçunun cezasına ek olarak uygulanmaktadır.

Soykırım suçunda zamanaşımı işler mi?

Hayır. TCK m. 76/4 ve m. 78/3 hükümleri uyarınca soykırım ve örgütlü işlenme suçlarında dava ve ceza zamanaşımı kesinlikle işlemez. Bu düzenleme, suçun üzerinden ne kadar süre geçmiş olursa olsun yargılama yapılabilmesine olanak tanımaktadır.

Soykırım suçu için özel kast şart mıdır?

Evet. Soykırım suçunun oluşabilmesi için failin millî, etnik, ırkî veya dinî bir grubu tamamen ya da kısmen yok etme özel kastını (dolus specialis) taşıması zorunludur. Bu özel kastın mahkûmiyet kararından önce şüpheye yer bırakmayacak biçimde kanıtlanmış olması aranmaktadır.

TCK 76 kapsamında hangi gruplar korunmaktadır?

Kanun, millî, etnik, ırkî ve dinî grupları koruma altına almaktadır. Siyasi, ekonomik veya ideolojik gruplar bu kapsamın dışında tutulmuştur; bu sınırlı sayım, Soykırımın Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi ile uyumludur.

Soykırım suçunda tüzel kişiler yargılanabilir mi?

Türk hukuku tüzel kişilerin failliğini kabul etmemektedir. Ancak TCK m. 76/3 ve m. 78/2 çerçevesinde özel hukuk tüzel kişileri hakkında güvenlik tedbirine hükmedilebilmektedir. Kamu tüzel kişileri bu kapsama dahil değildir.

Uluslararası hukukta soykırım suçunun kaynağı nedir?

Soykırım suçu, uluslararası düzeyde ilk kez 9 Aralık 1948 tarihli BM Soykırımın Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi ile düzenlenmiştir. Türkiye bu Sözleşme’ye 31 Temmuz 1950’de taraf olmuştur. Günümüzde Uluslararası Ceza Mahkemesi Statüsü’nün 6. maddesi de soykırımı ayrıntılı biçimde tanımlamaktadır.

Soykırım davalarında görevli mahkeme hangisidir?

Soykırım suçundan kaynaklanan davalarda görevli mahkeme Ağır Ceza Mahkemesi’dir. Suçun uluslararası boyutları göz önüne alındığında, delil toplama ve uluslararası iş birliği süreçleri savcılık makamı açısından kritik önem taşımaktadır.

TCK 78 ile TCK 220 arasındaki fark nedir?

TCK m. 220, suç örgütlerine ilişkin genel düzenlemeyi içerirken; TCK m. 78, soykırım ve insanlığa karşı suç işlemek amacıyla kurulan örgütleri hedef alan özel bir normdur. Bu suçlar söz konusu olduğunda TCK m. 220 değil, m. 78 uygulanır. Ancak asgari üye sayısı gibi m. 78’de düzenlenmeyen hususlarda m. 220’ye başvurulur.

Soykırım suçu yalnızca savaş dönemlerinde mi işlenebilir?

Hayır. Hem TCK m. 76 hem de uluslararası içtihat, soykırım suçunun savaş hali dışında barış döneminde de işlenebileceğini açıkça ortaya koymaktadır. Suçun oluşması için herhangi bir silahlı çatışma ortamının varlığı aranmamaktadır.

Soykırım şüphesiyle karşılaşıldığında ne yapılmalıdır?

Bu nitelikteki davalar son derece karmaşık hukuki ve uluslararası boyutlar içermektedir. Gerek mağdur aileler gerekse şüpheli konumundaki kişilerin bir an önce uluslararası ceza hukuku alanında deneyimli bir avukattan destek alması büyük önem taşımaktadır.

Av. Onuralp Turhan

Av. Onuralp Turhan – Avukat Onaylı İçerik

Bu makale, Ankara Barosu’na kayıtlı Av. Onuralp Turhan tarafından kaleme alınmıştır. Ankara’nın Etimesgut ve Eryaman ilçelerinde faaliyet gösteren Turhan Hukuk ve Danışmanlık Bürosu, ceza hukuku başta olmak üzere geniş bir faaliyet yelpazesinde müvekkillerine hizmet sunmaktadır. Büromuz, her danışandan gelen hukuki sorunu bireysel koşullarıyla değerlendirerek en doğru çözüme yönlendirmeyi esas almaktadır. Hukuki destek için turhanhukukvedanismanlik.com.tr adresinden bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Yorum Ekle

Ankara Barosu’na kayıtlı bir avukat olarak serbest çalışıyorum. Ankara ve çevre illerde hukuk alanında danışmanlık ve avukatlık hizmetleri sunmaktayım. Mesleki kariyerim boyunca hukukun çeşitli alanlarında derin bilgi ve deneyim kazanma fırsatı buldum.

Turhan Hukuk Etimesgut İletişim

0540 409 19 97
bilgi@turhanhukukvedanismanlik.com.tr
Yeşilova, Bayındır Plaza, 4019. Sokak No:2
İç Kapı No:20, 06796 Etimesgut/Ankara

Sosyal Medya