Göçmen Kaçakçılığı Suçu ve Cezası (TCK 79) | 2026
Dikkat! Son günlerde "Ankara TURHAN HUKUK VE DANIŞMANLIK" adı kullanılarak dolandırıcılık amaçlı kısa mesajlar gönderildiği tespit edilmiştir. Bu tür mesajlara itibar etmeyiniz. Resmî iletişim kanallarımız dışında gelen taleplere karşı dikkatli olunuz.

Göçmen Kaçakçılığı Suçu ve Cezası (TCK 79) | 2026

Göçmen Kaçakçılığı Suçu ve Cezası

Göçmen kaçakçılığı suçu, maddi menfaat elde etmek amacıyla yasal olmayan yollardan yabancı bir uyruklunun ülkeye sokulması, ülkede tutulması ya da Türkiye’den yurt dışına çıkışının sağlanmasıdır. Türk Ceza Kanunu (TCK) Madde 79 kapsamında düzenlenen bu suçun temel cezası 3 yıldan 8 yıla kadar hapis ve 1.000 günden 10.000 güne kadar adli para cezasıdır.

Temel Fiiller (TCK m. 79/1): Yasal olmayan yollardan yabancıyı ülkeye sokma veya ülkede kalmasına olanak sağlama; Türkiye vatandaşı ya da yabancı bir kişinin yasal olmayan yollarla yurt dışına çıkmasına imkan tanıma.

Ağırlaştırıcı Haller: Mağdurların hayatı bakımından tehlike oluşturulması veya onur kırıcı muameleye maruz bırakılması halinde ceza yarı oranında; örgütlü işlenmesi halinde bir katına kadar artırılır.

Teşebbüs: Suç teşebbüs aşamasında kalsa dahi tamamlanmış gibi cezalandırılır. Görevli mahkeme Asliye Ceza Mahkemesi’dir.

Göçmen Kaçakçılığı Suçu ve Cezası (TCK m. 79)

Coğrafi konumu itibarıyla Türkiye, hem transit hem de hedef ülke niteliği taşıyan stratejik bir güzergah üzerinde yer almaktadır. Bu durum, göçmen kaçakçılığını ülkemiz gündeminde kalıcı bir sorun haline getirmekte; söz konusu suç her geçen yıl daha organize ve sistematik bir görünüm kazanmaktadır. Uygulamada avukat olarak sıklıkla karşılaştığım bu suç tipini, hukuki boyutlarıyla doğru anlamak; hem mağdurların korunması hem de sanık haklarının güvence altına alınması açısından büyük önem taşımaktadır. Bu yazıda TCK m. 79’u, suçun unsurlarını, ağırlaştırıcı halleri ve Yargıtay’ın bu konudaki tutumunu ayrıntılı biçimde ele alıyorum.

Göçmen Kaçakçılığı Suçu Nedir? (TCK 79)

Göçmen kaçakçılığı suçu, 5237 sayılı TCK’nın 79. maddesinde düzenlenmiş; doğrudan doğruya ya da dolaylı olarak maddi menfaat elde etmek amacıyla yasal olmayan yollardan gerçekleştirilen insan hareketlerini suç olarak tanımlamaktadır. Suçun odak noktası bir insanın özgürlüğüne değil; yasadışı sınır geçişini kolaylaştıran faaliyete yönelmiştir. Bu yönüyle insanlığa karşı suçlar kategorisindeki insan ticaretinden hem niyet hem de yapı bakımından ayrışmaktadır.

Kanun, suçun üç farklı seçimlik hareketle işlenebileceğini öngörmüştür: yabancıyı yasal olmayan yollardan ülkeye sokma, ülkede kalmasına imkan sağlama ve Türk vatandaşı ya da yabancının yasadışı biçimde yurt dışına çıkmasını sağlama. Bu seçimlik hareketlerden herhangi birinin maddi menfaat güdüsüyle gerçekleştirilmesi suçun oluşması için yeterlidir.

5237 Sayılı TCK Madde 79 – Göçmen Kaçakçılığı Kanun Metni

Madde 79 – Göçmen Kaçakçılığı

(1) Doğrudan doğruya veya dolaylı olarak maddi menfaat elde etmek maksadıyla, yasal olmayan yollarla;

a) Bir yabancıyı ülkeye sokan veya ülkede kalmasına imkan sağlayan,

b) Bir Türk vatandaşı veya yabancıyı yurt dışına çıkaran,

kişi, üç yıldan sekiz yıla kadar hapis ve bin günden onbin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır. Bu suçun teşebbüs aşamasında kalması halinde de, tamamlanmış gibi cezaya hükmolunur.

(2) Suçun;

a) Mağdurların hayatı bakımından bir tehlike oluşturması,

b) Onur kırıcı bir muameleye maruz bırakılması,

hâlinde, yukarıdaki fıkraya göre verilecek ceza yarı oranında artırılır.

(3) Bu suçun örgütlü olarak işlenmesi hâlinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza bir katına kadar artırılır.

(4) Bu suçun bir tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, tüzel kişi hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.

Kaynak: 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu – mevzuat.gov.tr

Göçmen Kaçakçılığı Suçunun Maddi ve Manevi Unsurları

Maddi Unsur: Yasal Olmayan Yollar

Suçun maddi unsuru, yasanın belirlediği seçimlik hareketlerden birinin yasal olmayan yollarla gerçekleştirilmesidir. “Yasal olmayan yol” kavramı, 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu‘nda belirlenen giriş ve çıkış kurallarının dışına çıkılması anlamına gelmektedir. Pasaport ve vize zorunluluğu, yetkili sınır kapılarının kullanımı ve giriş yasağı kuralları bu çerçevede değerlendirilmektedir. Bu kurallara uymayan her türlü insan nakli, prensip olarak maddi unsurun gerçekleşmesine zemin hazırlamaktadır.

Manevi Unsur: Maddi Menfaat Elde Etme Kastı

Göçmen kaçakçılığı suçu, özel kastla işlenebilen bir suç tipidir. TCK m. 79/1’deki “doğrudan doğruya veya dolaylı olarak maddi menfaat elde etmek maksadıyla” ifadesi bu özel kastı açıkça ortaya koymaktadır. Failin maddi çıkar elde etme amacı taşımaması durumunda suç oluşmaz; bu kural uygulamada son derece önemli bir savunma argümanı olarak karşımıza çıkmaktadır.

Burada kritik bir ayrıma dikkat çekmek gerekir: Suçun tamamlanması için maddi menfaatin fiilen elde edilmesi şart değildir. Fail henüz parayı almamış olsa dahi, bu amaçla hareket etmesi suçun oluşması için yeterlidir. Örneğin, göçmenleri para karşılığında bota bindirmek üzere sahile taşırken yakalanan bir kişi, ücret almadan da cezai sorumlulukla karşılaşabilmektedir.

Öte yandan, insani nedenlerle yardım eden kişiler bu suçun faili olamaz. İnsani gerekçeyle göçmenleri barındıran, taşıyan ya da onlara yiyecek veren kişilerde maddi menfaat kastının bulunmadığı kabul edildiğinden, bu eylemler TCK m. 79 kapsamında değerlendirilemez.

Seçimlik Hareketler: Üç Farklı İşleniş Biçimi

a) Yabancıyı Yasal Olmayan Yollardan Ülkeye Sokma

Türkiye’ye yasal giriş; önceden belirlenmiş sınır kapılarının kullanılmasını, geçerli pasaport taşınmasını ve gerekli hallerde vize edinilmesini gerektirmektedir. Bu koşulları karşılamayan her türlü giriş girişimine aracılık etmek ya da bizzat böyle bir girişi gerçekleştirmek, maddi menfaat kastıyla birleştiğinde suçu oluşturmaktadır. Kara, hava ve deniz sınırlarından gerçekleştirilen yasadışı geçişler bu kapsamda değerlendirilmektedir.

Giriş için sahte belge kullanılması halinde fail; göçmen kaçakçılığının yanı sıra TCK m. 212 uyarınca belgenin niteliğine göre özel veya resmi evrakta sahtecilik suçundan da ayrıca cezalandırılacaktır.

b) Ülkede Kalmasına İmkan Sağlama

6458 sayılı Kanun uyarınca Türkiye’de 90 günü aşan kalışlar için ikamet izni alınması zorunludur. Maddi çıkar güdüsüyle bir yabancının bu zorunluluğu bertaraf ederek yasadışı biçimde Türkiye’de kalmasına imkan sağlamak suçu oluşturmaktadır. Bu hareket; barınak sağlama, yemek verme, istihdam etme ya da belge temin etme gibi biçimlerde gerçekleşebilir. Yasal yollarla Türkiye’ye girmiş olmakla birlikte ikamet iznini henüz almamış yabancılar için de bu hükmün uygulanabileceği Yargıtay içtihadıyla kabul görmüştür.

c) Türk Vatandaşı veya Yabancıyı Yurt Dışına Çıkarma

Yasadışı yollarla yurt dışına çıkarma, yalnızca yabancıları değil; Türk vatandaşlarını da kapsayan tek seçimlik harekettir. Yetkili sınır kapısı dışından, pasaportsuz ya da çıkış yasağı olan kişilerin yurt dışına çıkarılmasına aracılık etmek bu kapsama girmektedir. Tır dorsesine, botlara ya da gizlenmiş kargo araçlarına insan bindirilmesi gibi vahim örnekler uygulamada sıklıkla karşılaşılan görünümlerdir.

Ağırlaştırıcı Nedenler (TCK 79/2 ve 79/3)

Kanun, temel cezayı artıran üç ayrı ağırlaştırıcı neden öngörmüştür:

Hayati Tehlike (TCK m. 79/2-a) — Ceza: 1/2 Oranında Artış

Göçmenlerin taşınma koşulları veya barındırılma biçimi nedeniyle hayatları bakımından ciddi bir tehlikeyle karşılaşmaları bu hali oluşturur. Denizde yetersiz can yeleği, aşırı kalabalık tekne, kapalı kamyon kasasında uzun süre bırakma gibi örnekler bu kapsama girmektedir. Tehlikenin fiilen gerçekleşmesi aranmaz; tehlike potansiyelinin varlığı yeterlidir.

Onur Kırıcı Muamele (TCK m. 79/2-b) — Ceza: 1/2 Oranında Artış

Göçmenlere insan onuruyla bağdaşmayan, aşağılayıcı ya da küçük düşürücü biçimde davranılması bu ağırlaştırıcı nedeni oluşturmaktadır. Yargıtay, bu hali değerlendirirken somut olayın koşullarını bütünsel biçimde incelemektedir.

Örgütlü İşlenme (TCK m. 79/3) — Ceza: 1 Katına Kadar Artış

Suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde temel ceza bir katına kadar artırılır. Buradaki “örgütlü” kavramı, TCK m. 220 kapsamındaki suç örgütü ölçütlerine göre değerlendirilmektedir; en az üç kişilik hiyerarşik bir yapılanma aranmaktadır. Yargıtay, salt birden fazla kişinin birlikte hareket etmesini örgütlü işlenme saymamaktadır.

Göçmen Kaçakçılığı Suçuna Teşebbüs
Göçmen Kaçakçılığı Suçuna Teşebbüs

Göçmen Kaçakçılığı Suçuna Teşebbüs

TCK m. 79/1’in son cümlesi son derece önemli bir düzenleme içermektedir: Suçun teşebbüs aşamasında kalması halinde de fail tamamlanmış gibi cezalandırılır. Bu düzenleme, Türk ceza hukukunun genel teşebbüs kuralından (TCK m. 35 — cezada indirim) özellikle ayrışmaktadır.

Pratik sonuçları son derece ağır olan bu hüküm uyarınca; göçmenleri sınıra taşırken yolda yakalanan, henüz tekneye bindirmeden durdurulan ya da sahte belgelerle havaalanında fark edilen failin cezası, eylemin tamamlanmış olması halindekiyle aynı olacaktır. Yargıtay bu konuda yerleşik içtihada sahiptir: teşebbüs halinde dahi tam ceza uygulanacağı kuralını tutarlı biçimde hayata geçirmektedir.

Göçmen Kaçakçılığı ve İnsan Ticareti Suçu Arasındaki Fark

Göçmen kaçakçılığı ile insan ticareti, kamuoyunda sıklıkla birbirine karıştırılan iki farklı suç tipidir. Aralarındaki temel ayrımı net biçimde ortaya koymak, hem savunma stratejisi hem de dosyanın hukuki nitelendirmesi açısından belirleyici önem taşımaktadır:

Kriter Göçmen Kaçakçılığı (TCK 79) İnsan Ticareti (TCK 80)
Koruma amacı Sınır güvenliği ve göç düzeni Bireyin özgürlüğü ve onuru
Mağdurun rızası Çoğunlukla mağdur rıza gösterir Rıza aldatma, zorlama ile geçersiz kılınır
Amaç Maddi çıkar elde etmek Sömürü (fuhş, zorla çalıştırma, organ ticareti)
İlişki süresi Sınır geçişiyle ilişki biter Sömürü ilişkisi sınır sonrasında da devam eder
Temel ceza 3–8 yıl hapis + adli para cezası 8–12 yıl hapis + adli para cezası
Görevli mahkeme Asliye Ceza Mahkemesi Ağır Ceza Mahkemesi

Bir davada her iki suçun bir arada bulunması da mümkündür. Başlangıçta kaçakçılık olarak başlayan bir süreç, sınır geçişinin ardından sömürü boyutu kazanırsa insan ticaretine dönüşebilmektedir. Bu tür davalarda nitelendirme hataları telafi edilemez hak kayıplarına yol açabildiğinden, avukatlık deneyimim ayrıntılı bir dosya incelemesinin ne denli kritik olduğunu her defasında teyit etmektedir.

Ceza Rejimi: Adli Para Cezası, HAGB ve Erteleme

TCK m. 79/1 uyarınca temel ceza 3 yıldan 8 yıla kadar hapis ve bin günden on bin güne kadar adli para cezasıdır. Adli para cezasının hapis cezasına alternatif değil; ek bir yaptırım olduğuna dikkat etmek gerekmektedir; yani mahkeme her ikisine birden hükmedebilmektedir.

  • Adli Para Cezasına Çevirme: TCK m. 50 kapsamında hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi bu suç için mümkün değildir; zira öngörülen alt sınır 3 yıl olup adli para cezasına çevirme yalnızca 1 yıl veya daha az hapis cezaları için geçerlidir.
  • Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB): 2 yıl veya daha az hapis cezalarına uygulanabilen HAGB kurumu, bu suçun temel cezası göz önünde bulundurulduğunda pratikte oldukça sınırlı bir uygulama alanı bulmaktadır.
  • Erteleme: Sanığın daha önce kasıtlı suçtan mahkûm edilmemiş olması ve mahkemenin kişilik değerlendirmesi esas alınarak 2 yıla kadar hapis cezalarında erteleme kararı verilebilir.

Göçmen Kaçakçılığı Suçu Yargıtay Kararları

Yargıtay 14. Ceza Dairesi bu suç tipinde yerleşik içtihatlar oluşturmuştur. Uygulamada öne çıkan başlıca Yargıtay ilkeleri şöyle özetlenebilir:

Zincirleme Suç ve Tek Fiil Sorunu

Yargıtay, aynı suç işleme kararıyla farklı zamanlarda gerçekleştirilen göçmen kaçakçılığı eylemlerinde TCK m. 43 kapsamında zincirleme suç hükümlerinin uygulanabileceğini kabul etmektedir. Tek seferde çok sayıda göçmenin taşınması ise tek fiil olarak değerlendirilmekte ve birleştirme yapılmamaktadır.

Teşebbüs — Tamamlanmış Gibi Ceza

Göçmenlerin sınıra varmadan ya da ülkeye girmeden önce yakalanması halinde dahi teşebbüs hükümlerinin uygulanmayacağı; failin tamamlanmış suçtan ceza alacağı Yargıtay tarafından tutarlı biçimde benimsenmektedir.

İnsani Yardım ve Suç Kastının Bulunmaması

Yargıtay, insani gerekçelerle ya da yakın akrabalarına yardım amacıyla hareket eden kişilerde maddi menfaat kastının yokluğunu, suçun oluşmayacağı sonucuna ulaşmada belirleyici saymaktadır. Akrabayı yurt dışına çıkarma amacıyla sınırda yardımcı olan kişi, para almamışsa bu suçun faili sayılamaz.

Olası Kastla İnsan Öldürme

Taşıma koşullarının niteliği (kapalı kamyon, aşırı kalabalık tekne) nedeniyle göçmenin hayatını kaybetmesi halinde Yargıtay, TCK m. 85 (taksirle öldürme) yanında koşullara göre TCK m. 81 veya m. 83 kapsamında değerlendirme yapılması gerektiğine hükmetmektedir.

Türkiye Dışında İşlenen Eylemler

Türkiye’nin taraf olmaksızın yalnızca bir geçiş güzergahı olarak kullanıldığı; yani bir ülkeden başka bir ülkeye göçmen taşındığı hallerde TCK m. 79’un doğrudan uygulanabilirliği tartışmalıdır. Yargıtay bu tür davalarda fiilin Türkiye topraklarıyla bağlantısını ayrıca araştırmaktadır.

Görevli Mahkeme, Uzlaşma ve Zamanaşımı

Göçmen kaçakçılığı davalarında görevli mahkeme Asliye Ceza Mahkemesi’dir. Bu durum, suçun insan ticaretinden (Ağır Ceza Mahkemesi) önemli bir usul farkıyla ayrıştığı bir diğer noktadır. İnsan ticareti ile birlikte işlenen hallerde ise ağır suça göre görev belirlenir.

Suç, uzlaştırma kapsamında değildir; şikayete bağlı olmayıp re’sen kovuşturmaya tabidir. Zamanaşımı süresi ise TCK m. 66 kapsamında 8 yıldır; suçun temel cezasının üst sınırı esas alınarak hesaplanan bu süre, ağırlaştırıcı hallerin varlığında uzayabilmektedir.

Tüzel Kişi Sorumluluğu

TCK m. 79/4 uyarınca göçmen kaçakçılığı suçunun bir tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, ilgili tüzel kişi hakkında güvenlik tedbirlerine hükmolunur. Bu tedbirler; faaliyet izninin iptali, müsadere ve mal varlığına el koyma gibi uygulamaları kapsamaktadır. Uluslararası taşımacılık, konaklama veya tur organizasyonu alanlarında faaliyet gösteren şirketlerin bu hükme muhatap kalması uygulamada sıkça görülmektedir.

Önemli Not: Bu makale, Av. Onuralp Turhan tarafından yalnızca genel hukuki bilgi amacıyla hazırlanmıştır. Göçmen kaçakçılığı davaları ciddi özgürlük kısıtlayıcı yaptırımlar içerdiğinden, süreçleriniz için mutlaka bir ceza avukatından destek almanız önerilir.

Göçmen kaçakçılığı suçu veya diğer ceza davaları hakkında hukuki destek almak için Ankara Avukat Onuralp Turhan ile iletişime geçebilirsiniz.

Ankara Avukat – Turhan Hukuk ve Danışmanlık

Sık Sorulan Sorular

Göçmen kaçakçılığı suçunun cezası nedir?

TCK m. 79/1 uyarınca temel ceza 3 yıldan 8 yıla kadar hapis ve 1.000 günden 10.000 güne kadar adli para cezasıdır. Bu iki yaptırım birbirinin alternatifi değil; birlikte uygulanan yaptırımlardır. Ağırlaştırıcı hal varlığında ceza yarı oranında, örgütlü işlenmede ise bir katına kadar artırılır.

Göçmen kaçakçılığı suçunda teşebbüs nasıl cezalandırılır?

TCK m. 79/1’in son cümlesi uyarınca bu suçta teşebbüs, tamamlanmış suç gibi cezalandırılır. Göçmenler henüz sınıra ulaşmadan ya da ülkeye girmeden yakalansa dahi fail tam cezayla karşılaşmaktadır. Bu, Türk ceza hukukunun genel teşebbüs kuralından (cezada indirim) özellikle ayrılan bir düzenlemedir.

İnsani amaçla yardım eden kişi göçmen kaçakçılığı suçundan ceza alır mı?

Hayır. Göçmen kaçakçılığı suçunun oluşabilmesi için failin maddi menfaat elde etme kastı taşıması zorunludur. Salt insani gerekçelerle göçmene barınak sağlayan, yemek veren ya da taşıyan kişide bu özel kast bulunmadığından suç oluşmaz. Yargıtay da bu ilkeyi yerleşik içtihadıyla teyit etmektedir.

Göçmen kaçakçılığı ile insan ticareti arasındaki temel fark nedir?

Göçmen kaçakçılığında amaç sınır geçişini kolaylaştırmak olup ilişki çoğunlukla sınırda sona erer; mağdur genellikle rıza gösterir. İnsan ticaretinde ise sömürü amacı (fuhuş, zorla çalıştırma, organ ticareti) esastır ve rıza aldatma ya da zorlama yoluyla geçersiz kılınır. Ceza ve görevli mahkeme bakımından da önemli farklılıklar bulunmaktadır.

Göçmen kaçakçılığı suçunda görevli mahkeme hangisidir?

Göçmen kaçakçılığı davalarında görevli mahkeme Asliye Ceza Mahkemesi’dir. İnsan ticareti ile birlikte işlenmesi halinde ise ağır suçun niteliğine göre Ağır Ceza Mahkemesi görevli olabilmektedir.

Göçmen kaçakçılığı suçunun ağırlaştırıcı halleri nelerdir?

TCK m. 79/2 uyarınca mağdurların hayatı bakımından tehlike oluşturulması ve onur kırıcı muameleye maruz bırakılması hallerinde ceza yarı oranında artırılır. TCK m. 79/3 uyarınca suçun örgütlü işlenmesi halinde ise ceza bir katına kadar artırılabilmektedir.

Göçmen kaçakçılığı suçunda zamanaşımı süresi ne kadardır?

TCK m. 66 kapsamında dava zamanaşımı süresi 8 yıldır. Suç şikayete bağlı olmayıp re’sen kovuşturmaya tabi olduğundan herhangi bir şikayet süresi de söz konusu değildir. Ağırlaştırıcı hallerin bulunması durumunda zamanaşımı süresi uzayabilmektedir.

Göçmen kaçakçılığı suçunda tüzel kişiler ceza alabilir mi?

TCK m. 79/4 uyarınca suçun bir tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde ilgili tüzel kişi hakkında faaliyet izninin iptali, müsadere ve el koyma gibi güvenlik tedbirlerine hükmolunabilmektedir. Taşımacılık ve konaklama şirketleri bu hükmün sık muhatap olduğu kesimler arasındadır.

Suç örgütü kurmak ile suçu birden fazla kişiyle birlikte işlemek arasındaki fark nedir?

Yargıtay, salt birden fazla kişinin birlikte hareket etmesini TCK m. 79/3 anlamında örgütlü işlenme saymamaktadır. Örgütlü işlenmeden söz edebilmek için TCK m. 220 kapsamında en az üç kişiden oluşan, hiyerarşik ve süregelen bir yapılanmanın varlığı aranmaktadır.

Türk vatandaşı yasadışı yollarla yurt dışına çıkarılırsa bu suç oluşur mu?

Evet. TCK m. 79/1-b, yalnızca yabancıları değil; Türk vatandaşlarının da maddi menfaat karşılığında yasal olmayan yollarla yurt dışına çıkarılmasını göçmen kaçakçılığı suçu kapsamında saymaktadır.

Göçmen kaçakçılığı suçunda HAGB ve erteleme mümkün müdür?

Suçun temel cezasının alt sınırı 3 yıl olduğundan HAGB (en fazla 2 yıl hapis için uygulanır) ve adli para cezasına çevirme genel olarak mümkün değildir. Erteleme ise ancak sanığın sabıkasız olması ve mahkemenin kişilik değerlendirmesi sonucunda sınırlı ölçüde gündeme gelebilmektedir.

Yabancı ülkede göçmen kaçakçılığından mahkûm olan kişi Türkiye’de yeniden yargılanır mı?

TCK m. 12 kapsamındaki non bis in idem ilkesi ve uluslararası sözleşmeler çerçevesinde değerlendirme yapılmaktadır. Yabancı ülkedeki mahkûmiyetin Türkiye’de infaz edilmiş bölümü, Türkiye’de verilecek cezadan mahsup edilebilmektedir. Her dava kendi koşulları içinde değerlendirilmelidir.

Av. Onuralp Turhan

Av. Onuralp Turhan – Avukat Onaylı İçerik

Bu makale, Ankara Barosu’na kayıtlı Av. Onuralp Turhan tarafından kaleme alınmıştır. Ankara’nın Etimesgut ve Eryaman ilçelerinde faaliyet gösteren Turhan Hukuk ve Danışmanlık Bürosu, ceza hukuku başta olmak üzere geniş bir hukuki yelpazede müvekkillerine hizmet sunmaktadır. Hukuki destek için turhanhukukvedanismanlik.com.tr adresinden iletişime geçebilirsiniz.

Yorum Ekle

Ankara Barosu’na kayıtlı bir avukat olarak serbest çalışıyorum. Ankara ve çevre illerde hukuk alanında danışmanlık ve avukatlık hizmetleri sunmaktayım. Mesleki kariyerim boyunca hukukun çeşitli alanlarında derin bilgi ve deneyim kazanma fırsatı buldum.

Turhan Hukuk Etimesgut İletişim

0540 409 19 97
bilgi@turhanhukukvedanismanlik.com.tr
Yeşilova, Bayındır Plaza, 4019. Sokak No:2
İç Kapı No:20, 06796 Etimesgut/Ankara

Sosyal Medya