Çocuğun Cinsel İstismarı Suçu (TCK 103) | 2026
Dikkat! Son günlerde "Ankara TURHAN HUKUK VE DANIŞMANLIK" adı kullanılarak dolandırıcılık amaçlı kısa mesajlar gönderildiği tespit edilmiştir. Bu tür mesajlara itibar etmeyiniz. Resmî iletişim kanallarımız dışında gelen taleplere karşı dikkatli olunuz.

Çocuğun Cinsel İstismarı Suçu (TCK 103) | 2026

Çocuğun Cinsel İstismarı Suçu TCK 103

Çocuğun cinsel istismarı suçu, 5237 sayılı TCK’nın 103. maddesinde düzenlenmiş olup 18 yaşını doldurmamış çocukların cinsel yönden istismar edilmesini kapsamaktadır. Suç; sarkıntılık, basit cinsel istismar ve nitelikli cinsel istismar (çocuğa tecavüz) olmak üzere üç temel kategoride incelenir.

Ceza Tablosu — Sarkıntılık Suretiyle Cinsel İstismar: 3 yıldan 8 yıla kadar hapis. Basit Cinsel İstismar (TCK 103/1): 8 yıldan 15 yıla kadar hapis. Nitelikli Cinsel İstismar – vücuda organ veya cisim sokulması (TCK 103/2): 16 yıldan az olmamak üzere hapis cezası.

15 Yaş Sınırı Kritik Öneme Sahiptir: 15 yaşını tamamlamamış çocuklara karşı her türlü cinsel davranış, rıza olup olmadığından bağımsız olarak suç oluşturur. 15-18 yaş grubunda ise cebir, tehdit, hile veya irade etkisi olmaksızın gerçekleştirilen cinsel ilişki TCK 104 (reşit olmayanla cinsel ilişki) kapsamında değerlendirilir.

Ağırlaştırıcı Nedenler: Suçun birden fazla kişiyle, akraba veya üvey aile üyesi tarafından, öğretmen, bakıcı, vasi ya da sağlık görevlisi tarafından işlenmesi durumunda ceza yarı oranında artırılır. Mağdurun beden veya ruh sağlığının bozulması halinde 16 yıldan az olmamak üzere; ölüm ya da bitkisel hayata girme halinde ise ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası uygulanır.

Hukuki Özellikler: Suç re’sen kovuşturulmaktadır; şikayete bağlı değildir. Uzlaşmaya kapalıdır. Cinsel istismar suçundan dolayı zamanaşımı, mağdurun 18 yaşına bastığı tarihten itibaren işlemeye başlar. Görevli mahkeme Ağır Ceza Mahkemesi’dir.

Çocuğun cinsel istismarı suçu, Türk ceza hukuku sisteminin çocuklara yönelik en güçlü koruma mekanizmalarından birini oluşturmaktadır. TCK m. 103, 18 yaşın altındaki kişileri, yetişkinlere yönelik düzenlemelerin çok ötesinde güvence altına almakta; özellikle 15 yaş altındaki çocuklar için rıza kavramını hukuken geçersiz kılmaktadır. Uygulamada bu suç tipi; yaş gruplarına göre değişen koruma rejimleri, sarkıntılık-basit istismar-nitelikli istismar ayrımı ve ağırlaştırıcı hallerin doğru nitelendirilmesi bakımından son derece teknik bir değerlendirme gerektirmektedir. Bu yazıda TCK m. 103’ü tüm katmanlarıyla, ceza tablosu ve Yargıtay içtihadıyla birlikte kapsamlı biçimde ele alıyorum.

Çocuğun Cinsel İstismarı Suçu Nedir? (TCK 103)

Çocuğun cinsel istismarı suçu, TCK m. 6/1-a uyarınca “18 yaşını doldurmamış kişi” olarak tanımlanan çocuğun cinsel yönden istismar edilmesidir. Suç; korunan hukuki değer, fail profili ve mağdurun yaş grubuna göre birbirinden önemli ölçüde ayrışan hukuki sonuçlar doğurmaktadır.

TCK m. 102 kapsamındaki cinsel saldırı suçundan temel farkı şudur: Cinsel saldırı suçu yalnızca 18 yaş ve üzerindeki kişileri korurken, çocuğun cinsel istismarı suçu 18 yaşın altındaki herkesi kapsamaktadır. Ancak bu korumanın içeriği ve yoğunluğu, mağdurun yaş grubuna göre önemli farklılıklar taşımaktadır.

Üç Yaş Grubu ve Farklı Hukuki Koruma Rejimleri

TCK m. 103’ün anlaşılabilmesi için üç ayrı mağdur kategorisini birbirinden net biçimde ayırt etmek zorunludur:

1. Grup: 15 Yaşını Tamamlamamış Çocuklar

Rıza tamamen geçersizdir. Bu grupta yer alan çocuklara karşı gerçekleştirilen her türlü cinsel davranış, cebir, tehdit veya hile bulunup bulunmadığından bağımsız olarak cinsel istismar suçunu oluşturmaktadır. Çocuğun “isteyerek” ya da “rıza göstererek” hareket etmesi hukuki açıdan herhangi bir önem taşımaz.

Kanun koyucu bu yaş grubundaki çocukları, kendi eylemlerinin cinsel hukuki anlam ve sonuçlarını kavrayacak olgunluktan yoksun saymaktadır.

2. Grup: 15 Yaşını Tamamlamış, Ancak Algılama Yeteneği Gelişmemiş Çocuklar

Bu grup, 15 yaşını geçmiş olmakla birlikte fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını kavrayacak zihinsel olgunluğa sahip olmayan çocukları kapsamaktadır. Zihinsel engel, gelişimsel bozukluk veya ağır psikolojik durum nedeniyle gerçek bir rıza açıklayamayan bu çocuklar, 15 yaş altı grubuyla aynı kapsamlı korumadan yararlanmaktadır.

3. Grup: 15-18 Yaş Arası (Algılama Yeteneği Gelişmiş) Çocuklar

Bu grupta cinsel eylemin suç oluşturması için cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir aracın kullanılmış olması zorunludur. Bu araçlardan herhangi biri kullanılmaksızın, çocuğun gerçek rızasıyla gerçekleştirilen cinsel ilişki; TCK m. 103 değil, TCK m. 104 (reşit olmayanla cinsel ilişki) kapsamında değerlendirilmektedir.

Bu ayrım son derece kritiktir: 16 yaşındaki bir çocukla rıza dahilinde cinsel ilişkiye girilmesi halinde uygulanan hüküm TCK m. 103 değil, TCK m. 104’tür. Bu iki suç arasındaki ceza farkı son derece büyüktür.

5237 Sayılı TCK Madde 103 – Çocuğun Cinsel İstismarı (Güncel Kanun Metni)

Madde 103 – Çocukların Cinsel İstismarı

(1) Çocuğu cinsel yönden istismar eden kişi, sekiz yıldan on beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Cinsel istismarın sarkıntılık düzeyinde kalması hâlinde üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası verilir. Sarkıntılık düzeyinde kalmış suçun failinin çocuk olması hâlinde soruşturma ve kovuşturma yapılması mağdurun, velisinin veya vasisinin şikâyetine bağlıdır.

(2) Cinsel istismarın vücuda organ veya sair bir cisim sokulması suretiyle gerçekleştirilmesi durumunda, on altı yıldan az olmamak üzere hapis cezasına hükmolunur.

(3) Suçun;

a) Birden fazla kişi tarafından birlikte,

b) İnsanların toplu olarak bir arada yaşama zorunluluğunda bulundukları ortamların sağladığı kolaylıktan yararlanılarak,

c) Üçüncü derece dâhil kan veya kayın hısımlığı ilişkisi içinde bulunan bir kişiye karşı ya da üvey baba, üvey ana, üvey kardeş veya evlat edinen tarafından,

d) Vasi, eğitici, öğretici, bakıcı, koruyucu aile veya sağlık hizmeti veren ya da koruma, bakım veya gözetim yükümlülüğü bulunan kişiler tarafından,

e) Kamu görevinin veya hizmet ilişkisinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle,

işlenmesi hâlinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarı oranında artırılır.

(4) Cinsel istismarın, birinci fıkranın ikinci cümlesinde tanımlanan sarkıntılık dışındaki suç bakımından, cebir veya tehdit kullanmak suretiyle ya da var olan veya beklenen korkuyu kullanarak gerçekleştirilmesi hâlinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarı oranında artırılır.

(5) Cinsel istismar için başvurulan cebir ve şiddetin kasten yaralama suçunun ağır neticelerine neden olması hâlinde, ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır.

(6) Suç sonucu mağdurun beden veya ruh sağlığının bozulması hâlinde, on altı yıldan az olmamak üzere hapis cezasına hükmolunur.

(7) Suç sonucu mağdurun bitkisel hayata girmesi veya ölümü hâlinde, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmolunur.

Kaynak: 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu – mevzuat.gov.tr

Sarkıntılık Suretiyle Çocuğun Cinsel İstismarı
Sarkıntılık Suretiyle Çocuğun Cinsel İstismarı

Sarkıntılık Suretiyle Çocuğun Cinsel İstismarı (TCK 103/1 – 2. Cümle)

Sarkıntılık, cinsel istismar suçunun en hafif formudur ve TCK m. 103/1’in ikinci cümlesinde 3 yıldan 8 yıla kadar hapis cezasıyla ayrıca düzenlenmiştir. Yargıtay, çocuğa yönelik sarkıntılığı şu unsurlarla tanımlamaktadır:

  • Eylem ani, kısa süreli ve geçici niteliktedir
  • Cinsel temas yoğunluk veya süreklilik kazanmadan son bulmaktadır
  • Tek bir hareket ya da birbirinden bağımsız birkaç anlık temas söz konusudur

Özel usul kuralı: TCK m. 103/1’in son cümlesi önemli bir istisna içermektedir: Sarkıntılık düzeyindeki suçun faili de çocuk ise (yani fail de 18 yaşından küçükse) soruşturma ve kovuşturma yapılması mağdurun, velisinin veya vasisinin şikayetine bağlıdır. Bu hüküm, çocuklar arası yaşanan anlık sarkıntılık eylemlerinin otomatik olarak cezai kovuşturmaya konu edilmesini önlemeye yönelik bir denge kuralıdır.

Basit Çocuğun Cinsel İstismarı Suçu (TCK 103/1 – 1. Cümle)

Basit cinsel istismar; sarkıntılık düzeyini aşan, ancak vücuda organ veya cisim sokulmayı gerektirmeyen cinsel davranışlarla gerçekleştirilen vücut dokunulmazlığı ihlalleridir. Cezası 8 yıldan 15 yıla kadar hapis cezasıdır.

Eylemin basit istismar sayılabilmesi için; tek seferlik geçici bir temastan öte, belirli bir yoğunluk ve süreklilik taşıyan cinsel nitelikte fiziksel temas bulunması aranmaktadır. Yargıtay, mağdurun belirli beden bölgelerine yönelik tekrarlayan temasları, cinsel bölgelere dokunmayı ve zorla öpmeyi bu kapsamda değerlendirmektedir.

Nitelikli Cinsel İstismar – Çocuğa Tecavüz (TCK 103/2)

TCK m. 103/2, çocuğa karşı işlenen cinsel istismarın en ağır biçimini düzenlemektedir: vücuda organ veya sair bir cisim sokulması. Bu hâl için öngörülen yaptırım 16 yıldan az olmamak üzere hapis cezasıdır; üst sınır belirtilmemiştir.

Yetişkinlere yönelik düzenlemedeki TCK m. 102/2’den farklı olarak TCK m. 103/2’de eşe özgü özel bir şikayet koşulu bulunmamaktadır; bu fıkra çocuğa karşı işlenen her tür organ veya cisim sokma eylemini re’sen kovuşturulan suç olarak nitelendirmektedir.

Yargıtay’ın yerleşik içtihadına göre parmak ya da herhangi bir cismin çocuğun vücuduna sokulması “sair cisim” kapsamında değerlendirilmekte ve bu fıkra uygulanmaktadır.

Ağırlaştırıcı Nedenler (TCK 103/3 ve 103/4)

TCK m. 103/3 kapsamındaki ağırlaştırıcı hallerin varlığında yukarıdaki fıkralara göre belirlenen ceza yarı oranında artırılmaktadır.

a) Birden Fazla Kişi Tarafından Birlikte İşlenme

İki veya daha fazla kişinin organizeli ve koordineli biçimde birlikte hareket etmesidir. Yargıtay, birlikte hareket olgusunu; faillerin koordinasyon içinde yer alması ve ortak suç iradesinin varlığıyla değerlendirmektedir.

b) Toplu Yaşam Ortamlarının Kolaylığından Yararlanılarak İşlenme

Yurt, yatılı okul, koğuş, hapishane ve benzeri ortamların sağladığı sürekli yakınlık ve denetim imkânlarının istismar için araç olarak kullanılmasıdır.

c) Kan veya Kayın Hısımlığı İçinde ya da Üvey Aile Üyeleri Tarafından

Üçüncü dereceye kadar kan hısımlığı, kayın hısımlığı ile üvey baba, üvey ana, üvey kardeş veya evlat edinen kapsama girmektedir. Bu bent özellikle aile içi istismar vakalarında son derece sık uygulanmaktadır.

d) Güven İlişkisi İçindeki Kişiler: Öğretmen, Vasi, Bakıcı, Sağlık Görevlisi

Bu bent, çocuğun en güvende olması gereken ilişki ortamlarındaki istismarı hedef alan en kritik ağırlaştırıcı haldir. Vasi, eğitici, öğretici, bakıcı, koruyucu aile, sağlık hizmeti veren kişi ve genel olarak koruma, bakım veya gözetim yükümlülüğü altında bulunan herkes bu kapsama dahildir.

e) Kamu Görevinin veya Hizmet İlişkisinin Sağladığı Nüfuzun Kötüye Kullanılması

Resmi otorite ve hiyerarşi içindeki konumun sağladığı güç dengesizliğinin cinsel istismar için araçsallaştırılmasıdır.

TCK 103/4 – Cebir veya Tehdit Kullanılması

Sarkıntılık dışındaki cinsel istismar eyleminin cebir, tehdit ya da mevcut veya beklenen korkudan yararlanılarak gerçekleştirilmesi halinde TCK m. 103/4 kapsamında yine yarı oranında artırım uygulanmaktadır. Bu düzenleme, özellikle 15 yaş altı çocuklara yönelik eylemlerde önem kazanmaktadır; zira bu grupta rıza zaten geçersizdir ve cebir/tehdit kullanılması ek artırımı gerektirmektedir.

Beden/Ruh Sağlığı Bozulması ve Ölüm Halleri (TCK 103/6-7)

TCK 103/6 – Beden veya Ruh Sağlığının Bozulması

Cinsel istismar sonucunda mağdurun beden veya ruh sağlığının bozulduğunun tespiti halinde, temel ceza artırım oranlarından bağımsız olarak 16 yıldan az olmamak üzere hapis cezasına hükmolunmaktadır. Ruh sağlığı bozulması; Adli Tıp kurumunun raporuyla belgelenen kalıcı psikolojik hasar ve travma bozukluklarını kapsamaktadır.

Yargıtay, cinsel istismarın kaçınılmaz psikolojik sonucu olan her ruhsal hasarı bu fıkra kapsamında saymamakta; uzun süreli ve hayat fonksiyonlarını önemli ölçüde etkileyen kalıcı ruhsal bozuklukların ispatlanmasını aramaktadır.

TCK 103/7 – Ölüm veya Bitkisel Hayat

Suç sonucunda mağdurun hayatını yitirmesi ya da bitkisel hayata girmesi halinde faile ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilmektedir. Bu yaptırım, çocuğun cinsel istismarı suçunun en ağır halidir.

Ceza Hesaplama Tablosu
Ceza Hesaplama Tablosu

Ceza Hesaplama Tablosu: Tüm Haller

Suç Tipi Temel Ceza TCK 103/3 veya 103/4 Artırımı (+1/2) Şikayet
Sarkıntılık (TCK 103/1 – 2. cümle) 3–8 yıl hapis 4,5–12 yıl hapis Re’sen (fail çocuk ise şikayete bağlı)
Basit cinsel istismar (TCK 103/1 – 1. cümle) 8–15 yıl hapis 12–22,5 yıl hapis Re’sen
Nitelikli cinsel istismar (TCK 103/2) Min. 16 yıl hapis Min. 24 yıl hapis Re’sen
Beden/ruh sağlığı bozulması (TCK 103/6) Min. 16 yıl hapis Artırımla min. 24 yıl Re’sen
Ölüm/bitkisel hayat (TCK 103/7) Ağırlaştırılmış müebbet Re’sen

Çocuğun Rızasının Hukuki Değeri

Cinsel istismar suçunda rıza meselesi, yaş grubuna göre köklü biçimde farklılık göstermektedir:

  • 15 yaş altı ve algılama yeteneği gelişmemiş çocuklar: Rıza hukuken geçersizdir ve suçun oluşumunu etkilemez. Çocuğun “isteyerek” davranması, failin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
  • 15-18 yaş arası (algılama yeteneği gelişmiş) çocuklar: Rıza hukuken geçerli kabul edilmektedir. Ancak bu rızanın cebir, tehdit, hile veya irade etkisiyle elde edilmediğinin ispatlanması halinde eylem TCK m. 103 değil TCK m. 104 kapsamında değerlendirilmektedir.

Yaşta yanılma savunması: Fail, mağdurun yaşını bilmediğini ya da 18 yaşından büyük sandığını öne sürebilmektedir. Yargıtay bu savunmayı ciddiye almakla birlikte; failin gerekli dikkat ve özeni gösterip göstermediğini, mağdurun dış görünüşü ve davranışlarını, aralarındaki tanışıklığı ve sosyal bağlamı bir bütün olarak değerlendirmektedir. Mahkemenin bizzat mağduru görmesi de bu değerlendirmenin bir parçasını oluşturmaktadır.

TCK 103 – TCK 104 – TCK 102 Karşılaştırma Tablosu

Kriter TCK 103 (Cinsel İstismar) TCK 104 (Reşit Olmayanla Cinsel İlişki) TCK 102 (Cinsel Saldırı)
Mağdur yaşı 0–17 15–17 (rızayla) 18 yaş ve üzeri
Rıza etkisi 15 yaş altı: geçersiz; 15-18: cebir/hile zorunlu Rıza mevcut; ancak şikayetle suç Rıza olmaksızın suç
Temel ceza Sark.: 3-8 yıl; Basit: 8-15 yıl; Nitelikli: 16+ yıl 2-5 yıl hapis Sark.: 2-5 yıl; Basit: 5-10 yıl; Nitelikli: 12+ yıl
Şikayet Re’sen (istisnası: fail çocuk + sarkıntılık) Şikayete bağlı Nitelikli: re’sen; diğerleri: şikayete bağlı
Zamanaşımı başlangıcı Mağdurun 18 yaşına girmesiyle başlar Fiil tarihinden itibaren Fiil tarihinden itibaren

Şikayet, Uzlaşma ve Zamanaşımı

Şikayet Koşulu

Çocuğun cinsel istismarı suçu kural olarak şikayete bağlı değildir; Cumhuriyet savcılığı re’sen soruşturma başlatmaktadır. Tek istisna TCK m. 103/1 kapsamında düzenlenmiştir: Sarkıntılık düzeyinde kalan suçun faili de çocuk ise soruşturma yapılabilmesi için mağdurun, velisinin veya vasisinin şikayeti aranmaktadır.

Uzlaşma Yasağı

Çocuğun cinsel istismarı suçu uzlaştırma kapsamı dışındadır. Tarafların anlaşması kovuşturmayı durdurmaz; bu kural suçun tüm kategorileri için geçerlidir.

Zamanaşımı — Kritik Kural

Çocuğun cinsel istismarı suçunda zamanaşımı, olağan ceza hukukundan farklı bir kurala tabidir: Dava zamanaşımı süresi, mağdurun 18 yaşını tamamladığı tarihten itibaren işlemeye başlamaktadır. Bu düzenleme sayesinde, çocukluk döneminde maruz kalınan cinsel istismarın üzerinden yıllar geçmiş olması, kovuşturmayı engellemez; yetişkinliğe ulaşan mağdur, şikayetini sunabilmekte veya savcılık re’sen harekete geçebilmektedir.

Çocuğun Cinsel İstismarı Suçu Yargıtay Kararları

Her İki Tarafın da Çocuk Olması Hâlinde Cezalandırma

Yargıtay, suçu işleyen kişinin de çocuk olması halinde; cezai ehliyetin belirlenmesinde sosyal araştırma raporu ve çocuğun gelişimsel değerlendirmesinin esas alınması gerektiğini vurgulamaktadır. Fail olan çocuğun ehliyetinin belirlenmesi, verilecek ceza veya güvenlik tedbiri türünü doğrudan etkilemektedir.

Sarkıntılık Sınırının Belirlenmesi — Markette Dokunma

Yargıtay, alışveriş sırasında çocuğun vücuduna anlık dokunma eylemini sarkıntılık kapsamında değerlendirirken; aynı fırsatta birden fazla kez ve farklı beden bölgelerine gerçekleştirilen temasları basit cinsel istismar olarak nitelendirmektedir. Süreklilik ve tekrar unsuru her davada ayrıca incelenmektedir.

Servis Şoförünün Çocuğa Cinsel İstismarı

Yargıtay, servis aracında sürekli temas imkânına sahip şoförün bir öğrenciye uyguladığı cinsel istismarı; TCK m. 103/3-d kapsamındaki “gözetim yükümlülüğü bulunan kişi” ağırlaştırıcı hali çerçevesinde değerlendirmektedir.

Mağdurun Beyanı ve Delil Standardı

Yargıtay, cinsel istismar davalarında mağdurun istikrarlı ve tutarlı beyanını belirleyici delil olarak kabul etmektedir. Bununla birlikte beyanın hayatın olağan akışına uygunluğu, çelişkisizliği ve varsa destekleyici delillerle örtüşmesi mahkûmiyet kararı açısından titizlikle değerlendirilmektedir.

Yaşında Hata Savunması

Yargıtay, failin mağdurun yaşı konusundaki yanılgısını dikkate alabilmektedir; ancak bu yanılgının kaçınılmaz nitelikte olması gerekmektedir. Mağdurun fiziksel görünümü, sosyal çevre ve tanışıklık koşulları değerlendirildiğinde hatanın önlenebilir nitelikte olduğu anlaşılıyorsa, yaşında hata savunması cezai sorumluluğu ortadan kaldıramamaktadır.

Ruh Sağlığının Bozulması — Adli Tıp Raporu Zorunluluğu

TCK m. 103/6 kapsamında beden veya ruh sağlığının bozulduğunun kabul edilebilmesi için Adli Tıp raporuyla bu durumun belgelenmiş olması aranmaktadır. Yargıtay, salt “psikolojik etkilenme” veya “travma yaşandığına dair iddia”yı bu fıkranın uygulanması için yeterli saymamaktadır; kalıcı ve ölçülebilir sağlık bozukluğunun kanıtlanması gerekmektedir.

Zincirleme Cinsel İstismar Suçu

Aynı mağdura farklı zamanlarda gerçekleştirilen birden fazla cinsel istismar eylemi, aynı suç işleme kararı kapsamında değerlendirildiğinde TCK m. 43 uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasına yol açmaktadır.

HAGB, Erteleme ve Görevli Mahkeme

Çocuğun cinsel istismarı suçunun ceza miktarları, bir dizi usul kurumunu uygulanamaz kılmaktadır:

  • HAGB: Yalnızca 2 yıl veya daha az hapis cezalarına uygulanmaktadır. Bu suçun alt sınırının 3 yıl olduğu gözetildiğinde pratikte hiçbir hâlde uygulanamaz.
  • Erteleme: 2 yıla kadar hapis cezaları için sabıkasız sanıklarda mümkündür. Bu suçta uygulanması pratikte söz konusu değildir.
  • Adli Para Cezasına Çevirme: Kesinlikle mümkün değildir; bu suç için yalnızca hapis cezası öngörülmüştür.

Çocuğun cinsel istismarı davalarında görevli mahkeme Ağır Ceza Mahkemesi’dir. Adalet Bakanlığı‘nın mağdur çocukların korunmasına yönelik uygulamaları ile Aile ve Çalışma Bakanlığı‘nın çocuk koruma hizmetleri bu davalarda kurumlar arası iş birliğinin temel eksenini oluşturmaktadır.

Önemli Not: Bu makale, Av. Onuralp Turhan tarafından yalnızca genel hukuki bilgi amacıyla hazırlanmıştır. Çocuğun cinsel istismarı davaları hem mağdur hem de sanık açısından son derece hassas ve karmaşık hukuki süreçler içermektedir. Süreçleriniz için mutlaka deneyimli bir ceza avukatından destek almanızı öneririm.

Çocuğun cinsel istismarı suçu veya diğer ağır ceza davaları hakkında hukuki destek almak için Ankara Avukat Onuralp Turhan ile iletişime geçebilirsiniz.

Ankara Avukat – Turhan Hukuk ve Danışmanlık

Sık Sorulan Sorular

Çocuğun cinsel istismarı suçunun cezası nedir?

Eylemin niteliğine göre farklılık gösterir: sarkıntılık halinde 3-8 yıl, basit cinsel istismarda 8-15 yıl, nitelikli cinsel istismarda (çocuğa tecavüz) 16 yıldan az olmamak üzere hapis cezası öngörülmüştür. Ağırlaştırıcı hallerde bu cezalar yarı oranında artırılmaktadır.

15 yaşından küçük bir çocuğun rızası cinsel istismar suçunu ortadan kaldırır mı?

Hayır. 15 yaşını tamamlamamış çocukların rızası hukuken geçersizdir. Bu gruptaki bir çocuğun “isteyerek” davranması, failin cezai sorumluluğunu hiçbir biçimde ortadan kaldırmaz. Kanun koyucu bu yaş grubunu mutlak koruma altına almıştır.

15-18 yaş arasındaki bir çocukla rıza dahilinde cinsel ilişki TCK 103 mü yoksa TCK 104 mü kapsamındadır?

Algılama yeteneği gelişmiş ve gerçek rızasıyla hareket eden 15-18 yaş grubundaki bir çocukla kurulan cinsel ilişki TCK m. 103 değil, TCK m. 104 (reşit olmayanla cinsel ilişki) kapsamındadır. TCK m. 103’ün uygulanabilmesi için cebir, tehdit, hile veya irade etkisi bulunması gerekmektedir.

Çocuğun cinsel istismarı suçunda zamanaşımı ne zaman başlar?

Bu suçta zamanaşımı süresi mağdurun 18 yaşını tamamladığı tarihten itibaren işlemeye başlamaktadır. Çocukluk döneminde yaşanan istismarlar, mağdurun yetişkinliğe erişmesinden sonra da kovuşturulabilmektedir.

Çocuğun cinsel istismarı suçu şikayete bağlı mıdır?

Hayır, kural olarak re’sen kovuşturulmaktadır. Tek istisna: Sarkıntılık düzeyinde kalmış suçun faili de çocuk ise soruşturma mağdurun, velisinin veya vasisinin şikayetine bağlıdır. Bunun dışında tüm haller re’sen kovuşturulan suçlardır.

Öğretmenin öğrencisine cinsel istismarı ağırlaştırıcı hal midir?

Evet. TCK m. 103/3-d kapsamında “eğitici” sıfatını taşıyan kişiler tarafından işlenen cinsel istismar ağırlaştırıcı hal oluşturmakta ve temel ceza yarı oranında artırılmaktadır. Öğretmen bu kategorinin en tipik örneğidir.

Ruh sağlığının bozulması halinde ceza nasıl değişir?

TCK m. 103/6 uyarınca cinsel istismar sonucunda mağdurun beden veya ruh sağlığının bozulduğunun Adli Tıp raporuyla tespiti halinde 16 yıldan az olmamak üzere hapis cezasına hükmolunmaktadır. Bu, temel ceza bandından bağımsız bir alt sınır düzenlemesidir.

Çocuğun cinsel istismarı suçunda uzlaşma mümkün müdür?

Hayır. Bu suç uzlaştırma kapsamı dışındadır; tarafların anlaşması kovuşturmayı durduramaz. Suçun tüm kategorileri bu kurala tabidir.

Fail mağdurun yaşını bilmiyorsa ne olur?

Yargıtay, yaş yanılgısı savunmasını dikkate almakla birlikte bu yanılgının kaçınılmaz nitelikte olmasını aramaktadır. Mağdurun görünümü, sosyal bağlam ve tanışıklık koşulları değerlendirildiğinde hatanın önlenebilir olduğu sonucuna varılırsa yanılgı savunması cezai sorumluluğu ortadan kaldırmaz.

Cinsel istismar suçunda HAGB veya erteleme uygulanabilir mi?

Pratikte uygulanamaz. HAGB yalnızca 2 yıl veya daha az hapis cezaları için geçerliyken bu suçun alt sınırı 3 yıldır. Erteleme de bu suçta söz konusu değildir. Adli para cezasına çevirme de mümkün değildir.

Çocuğun cinsel istismarı sonucu ölüm gerçekleşirse ceza nedir?

TCK m. 103/7 uyarınca suç sonucunda mağdurun ölmesi veya bitkisel hayata girmesi halinde ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmolunmaktadır.

Çocuğun cinsel istismarı suçunda görevli mahkeme hangisidir?

Ağır Ceza Mahkemesi’dir. Suç re’sen kovuşturmaya tabi olup uzlaştırma kapsamı dışındadır.

Av. Onuralp Turhan

Av. Onuralp Turhan – Avukat Onaylı İçerik

Bu makale, Ankara Barosu’na kayıtlı Av. Onuralp Turhan tarafından kaleme alınmıştır. Ankara’nın Etimesgut ve Eryaman ilçelerinde faaliyet gösteren Turhan Hukuk ve Danışmanlık Bürosu, ceza hukuku başta olmak üzere geniş bir hukuki yelpazede müvekkillerine hizmet sunmaktadır. Hukuki destek için turhanhukukvedanismanlik.com.tr adresinden iletişime geçebilirsiniz.

Yorum Ekle

Ankara Barosu’na kayıtlı bir avukat olarak serbest çalışıyorum. Ankara ve çevre illerde hukuk alanında danışmanlık ve avukatlık hizmetleri sunmaktayım. Mesleki kariyerim boyunca hukukun çeşitli alanlarında derin bilgi ve deneyim kazanma fırsatı buldum.

Turhan Hukuk Etimesgut İletişim

0540 409 19 97
bilgi@turhanhukukvedanismanlik.com.tr
Yeşilova, Bayındır Plaza, 4019. Sokak No:2
İç Kapı No:20, 06796 Etimesgut/Ankara

Sosyal Medya