Yasama Organına Karşı Suç (TCK 311): Ağırlaştırılmış Müebbet 2026
Dikkat! Son günlerde "Ankara TURHAN HUKUK VE DANIŞMANLIK" adı kullanılarak dolandırıcılık amaçlı kısa mesajlar gönderildiği tespit edilmiştir. Bu tür mesajlara itibar etmeyiniz. Resmî iletişim kanallarımız dışında gelen taleplere karşı dikkatli olunuz.

Yasama Organına Karşı Suç (TCK 311): Ağırlaştırılmış Müebbet 2026

  • Anasayfa
  • Ceza Hukuku
  • Yasama Organına Karşı Suç (TCK 311): Ağırlaştırılmış Müebbet 2026
Yasama Organına Karşı Suç

Yasama Organına Karşı Suç, Türk Ceza Kanunu’nun 311. maddesinde düzenlenen; cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni (TBMM) ortadan kaldırmaya veya görevlerini kısmen ya da tamamen engellemeye teşebbüs edilmesini kapsayan bir anayasal düzene karşı suçtur.

Hukuki Dayanak: TCK Madde 311. Cezai Yaptırım: Bu suçu işleyen kişiler, eylem teşebbüs aşamasında kalsa dahi ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılır. Fiil Unsuru: Suçun oluşabilmesi için mutlaka cebir veya şiddet (fiziki güç/zor kullanımı) ya da tehdit araçlarının kullanılması gerekir. Korunan Hukuki Değer: Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin varlığı ve demokratik anayasal düzenin devamlılığı korunmaktadır.

Suçun İşleniş Biçimleri: Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni tamamen ortadan kaldırmak; Meclisin görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemek (fiziki saldırı, abluka veya zor kullanarak). Hukuki Süreç ve Nitelik: Bu suç, “Anayasal Düzene ve Bu Düzenin İşleyişine Karşı Suçlar” kategorisinde yer alır. Ağır cezalık bir suç türü olduğundan dolayı yargılama görevi Ağır Ceza Mahkemeleri tarafından yerine getirilir.

TCK m. 311’de düzenlenen yasama organını engelleme suçu; Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin varlığını ve işlevini güvence altına alan, Türk ceza hukukunun en ağır yaptırımına bağladığı suç tiplerinden birini oluşturmaktadır. TBMM’nin görevini yapmasını engelleme suçu cezası yatarı bakımından; teşebbüs aşamasında dahi ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının uygulandığı bu suç, komşu madde olan TCK m. 309 (anayasayı ihlal) ile sık sık karıştırılmaktadır. Bu yazıda tck 311 maddesi gerekçesi ve unsurlarından hareketle; suçun seçimlik hareketlerini, tck 309 ve tck 311 arasındaki farklar ve içtima meselesini, Yargıtay içtihadını ve usul kurallarını kapsamlı biçimde ele alıyorum.

Yasama Organına Karşı Suç Nedir? (TCK 311)

TCK m. 311; “Anayasal Düzene ve Bu Düzenin İşleyişine Karşı Suçlar” başlığı altında düzenlenmiş; yargısal değerlendirme bakımından anayasal düzene karşı suçlar ihtisas ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren ağır bir suç tipidir. Suç iki alternatif eylemle işlenebilmektedir: TBMM’yi tamamen ortadan kaldırmak ya da TBMM’nin anayasal görevlerini kısmen veya tamamen engellemek.

Kanun koyucunun bu ayrımı yapmasının ardındaki mantık, madde gerekçesinde açıkça ortaya konulmuştur: Türkiye Büyük Millet Meclisi, Anayasa’nın 7. maddesiyle güvence altına alınan yasama yetkisinin sahibi ve Türk Milletinin egemenliğini kullanan temel kurumudur. Bu kurumun hem fiziksel varlığı hem de işlevsel sürekliliği ayrı güvenceler altına alınmıştır.

5237 Sayılı TCK Madde 311 – Güncel Kanun Metni

Madde 311 – Yasama Organına Karşı Suç

(1) Cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya Türkiye Büyük Millet Meclisinin görevlerini kısmen veya tamamen yapmasını engellemeye teşebbüs edenler ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla cezalandırılırlar.

(2) Bu suçun işlenmesi sırasında başka suçların işlenmesi halinde, ayrıca bu suçlardan dolayı ilgili hükümlere göre cezaya hükmolunur.

Kaynak: 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu – mevzuat.gov.tr

TCK 311 Maddesi Gerekçesi ve Unsurları

TCK 311 maddesi gerekçesi ve unsurları incelendiğinde, kanun koyucunun TCK m. 309 (anayasayı ihlal) ile aralarındaki sınırı özenle belirlediği görülmektedir. Gerekçenin en kritik ifadesi şudur:

Gerekçeden anahtar pasaj: “Anayasa düzenini ortadan kaldırma veya bu düzen yerine başka bir düzen getirme veya bu düzenin fiilen uygulanmasını önleme amacını gerçekleştirmek için Türkiye Büyük Millet Meclisine yönelen saldırılar, Anayasayı ihlâl suçunu oluşturur. Bu madde kapsamında tanımlanan suç, bu amaçlar dışında Türkiye Büyük Millet Meclisinin Anayasaya uygun bir şekilde görevlerini yerine getirmesini engelleme hâllerinde oluşacaktır.”

Bu gerekçe; TCK m. 311’in uygulanma alanını son derece net biçimde belirlemiştir. TCK m. 311 unsurları beş başlıkta özetlenebilir:

  1. Fail: Herhangi bir kişi (sivil, asker, kamu görevlisi, yabancı)
  2. Hedef: Türkiye Büyük Millet Meclisi — kurumsal varlığı ya da işlevsel sürekliliği
  3. Araç (seçimlik unsur): Cebir veya tehdit
  4. Eylem (seçimlik hareket): Ortadan kaldırmaya teşebbüs ya da görevi engellemeye teşebbüs
  5. Manevi unsur: Doğrudan kast (TBMM’yi ortadan kaldırma ya da engelleme bilinci ve iradesi)

Korunan Hukuki Değer: TBMM’nin Demokratik İşlevi

TCK m. 311 gerekçesinde korunan hukuki değer şu şekilde belirlenmiştir: “Türkiye Cumhuriyeti Devletinin egemenlik unsurunun oluşturduğu üç güçten birini ve yasama gücünü oluşturan Türkiye Büyük Millet Meclisinin, Anayasa kurallarına uygun bir biçimde görevlerini yerine getirebilmesi yeteneğini korumaktadır.”

Bu tanım; TCK m. 309’un koruduğu değerden (genel demokratik anayasal düzen) daha dar ve özgün bir alanı kapsamaktadır. TCK m. 311; Anayasa’nın 7. maddesinden doğan yasama yetkisinin kurumsal taşıyıcısı olarak TBMM’yi; hem fiziksel varlığı hem de işlevsel kapasitesi itibarıyla güvence altına almaktadır.

Suçun Maddi Unsuru: Cebir ve Tehdit – Seçimlik Hareket

TCK 311 cebir ve tehdit unsuru; suçun seçimlik hareketli yapısını oluşturmaktadır. Gerekçede belirtildiği üzere, maddede tanımlanan suçun oluşabilmesi için cebir veya tehdide başvurulması gerekir. Bu iki unsurdan yalnızca birinin varlığı yeterlidir.

Cebir Unsuru

Fiziksel güç ya da beden üzerinde zor kullanılmasıdır. TBMM binasına silahlı baskın, Meclis üyelerinin fiziksel engellenmesi, oturumun fiziksel olarak kesintiye uğratılması bu kapsamdadır. Kullanılan fiziksel gücün Meclisin işlevini engellemeye elverişli nitelik taşıması aranmaktadır.

Tehdit Unsuru

TBMM’nin ya da milletvekilleri topluluğunun anayasal görevlerini yerine getirmesini engellemek amacıyla hayata, vücut dokunulmazlığına ya da kurumun fiziksel varlığına yönelik ciddi bir zarar bildirimidir. Salt sözlü öfke ifadesinin bu kapsamı karşılamayacağı açıktır; tehdidin somut, ciddî ve gerçekleştirilebilir nitelikte olması gerekmektedir.

Suçu oluşturmayan eylemler: Yalnızca demokratik muhalefet faaliyetleri, sivil toplum eylemleri, protesto, toplanma ya da düşünce açıklamaları — şiddet unsuru taşımadıkları sürece — TCK m. 311 kapsamında değerlendirilemez. Suçun maddi unsuru olan cebir ya da tehdidin somut ve belgelenebilir nitelikte varlığı zorunludur.

Suçun İki İşleniş Biçimi: Ortadan Kaldırma ve Engelleme
Suçun İki İşleniş Biçimi: Ortadan Kaldırma ve Engelleme

Suçun İki İşleniş Biçimi: Ortadan Kaldırma ve Engelleme

1. TBMM’yi Tamamen Ortadan Kaldırmak

Meclisin kurumsal yapısının tamamen yok edilmesine ya da kapatılmasına yönelik cebir içeren eylemlerdir. Bu amaçla hareket edilmesi; aynı zamanda anayasal düzeni değiştirme amacını da kapsıyor olabileceğinden TCK m. 309 ile örtüşme yaratabilir. Bu örtüşmenin nasıl çözüleceği aşağıda TCK 309-311 farkı bölümünde ele alınmıştır.

2. TBMM’nin Görevlerini Kısmen veya Tamamen Engellemek

Meclisin anayasal görevlerini yerine getirme kapasitesinin kısmen ya da tamamen ortadan kaldırılmasıdır. Tam olarak yasama faaliyetinin durmasını gerektirmez; belirli bir oturumun, belirli bir kanun yapım sürecinin ya da belirli bir denetim işlevinin engellenmesi bile — elverişli bir araçla gerçekleştirildiğinde — bu kapsamda değerlendirilebilmektedir.

TBMM’nin Hangi Görevleri Koruma Altındadır?

TCK m. 311, TBMM’nin tüm anayasal görevlerini kapsamına almaktadır. Bu görevler Anayasa çerçevesinde şu şekilde sıralanabilir:

  • Yasama görevi: Kanun teklif etme, görüşme, kabul etme ve yürürlüğe koyma
  • Bütçe onaylama: Devlet bütçesi ve kesin hesap kanunlarının kabul edilmesi
  • Denetim görevi: Sözlü ve yazılı soru, meclis araştırması, meclis soruşturması, genel görüşme ve gensoru
  • Seçim yapma: Cumhurbaşkanı, Anayasa Mahkemesi üyeleri ve diğer seçilmiş pozisyonlar
  • Uluslararası antlaşma onaylama: Türkiye’yi bağlayacak antlaşmaların onaylanması
  • Savaş ve olağanüstü hal kararları: Anayasa m. 92 ve 119 kapsamındaki kararlar

Bu görevlerden herhangi birinin cebir veya tehditle engellenmesine yönelik elverişli bir teşebbüs; TCK m. 311’i uygulatabilecek yeterli maddi zemin oluşturmaktadır.

Teşebbüs = Tamamlanmış Suç: Yasama Organını Engelleme Suçu Cezası Yatarı

TBMM’nin görevini yapmasını engelleme suçu cezası yatarı bakımından en kritik kural; gerekçede vurgulanan ve TCK m. 309 ile paralel biçimde düzenlenen şu ilkedir: “Türkiye Büyük Millet Meclisinin görevlerinin engellenmesine yönelik teşebbüse ait icra hareketleri, tam suç gibi cezalandırılmaktadır.”

Durum Genel Kural (TCK m. 35) TCK 311 Özel Kuralı
Engelleme başarıyla gerçekleşti Tamamlanmış suç cezası Ağırlaştırılmış müebbet hapis
Engelleme girişimi başarısız oldu 1/4–3/4 oranında indirimli ceza Yine ağırlaştırılmış müebbet hapis (indirim yoktur)
Hazırlık hareketi aşamasında yakalanma Cezasızlık (kural olarak) Kural olarak TCK 311 uygulanmaz; icra başlangıcı gerekir

Bu düzenlemenin pratiğe yansıması şudur: Meclis binasına yönelik silahlı baskın, meclis oturumunu ablukaya alma ya da milletvekillerini fiziksel olarak engelleme girişimi — amacına ulaşıp ulaşmadığından bağımsız olarak — ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla sonuçlanmaktadır. Genel teşebbüs indirimi (TCK m. 35) uygulanamaz.

TCK 309 ve TCK 311 Arasındaki Farklar ve İçtima

TCK 309 ve TCK 311 arasındaki farklar ve içtima meselesi; hem suç nitelemesi hem de ceza belirleme sürecinde belirleyici sonuçlar doğurmaktadır. Gerekçe bu farkı açıkça belirlemiştir:

Kriter TCK 309 – Anayasayı İhlal TCK 311 – Yasama Organına Karşı Suç
Korunan değer Genel demokratik anayasal düzen TBMM’nin kurumsal varlığı ve işlev sürekliliği
Hedef Anayasal düzenin bütünü Yalnızca TBMM
Amaç koşulu Düzeni kaldırmak, değiştirmek ya da uygulanmasını önlemek TBMM’yi kaldırmak ya da görevini engellemek (anayasal düzeni değiştirme amacı aranmaz)
Cebir şartı Zorunlu Zorunlu (seçimlik: cebir veya tehdit)
Ceza Ağırlaştırılmış müebbet Ağırlaştırılmış müebbet
Birlikte uygulanabilirlik TCK 311 ile gerçek içtima mümkün TCK 309 ile gerçek içtima mümkün

İçtima Uygulaması

Gerekçenin saptadığı ayrıma göre: TBMM’yi hedef alan ve anayasal düzeni ortadan kaldırma amacını taşıyan saldırılar TCK m. 309’u oluşturur. Anayasal düzeni değiştirme amacı taşımaksızın yalnızca TBMM’nin işlevlerini engellemeye yönelik saldırılar ise TCK m. 311’i oluşturur. Her iki amacın aynı anda mevcut olduğu davalarda ise TCK m. 309 ve TCK m. 311 gerçek içtima hükümleri çerçevesinde birlikte uygulanmaktadır.

Yargıtay uygulaması: Darbe girişimi kapsamındaki davaların büyük bölümünde failin hem TCK m. 309 hem de TCK m. 311 kapsamında yargılandığı görülmektedir. Bu iki maddenin eş zamanlı uygulanmasının hukuki dayanağı; faillerin eş zamanlı olarak hem anayasal düzeni değiştirme hem de TBMM’nin işlevini engelleme kastıyla hareket ettiğinin saptanmasıdır.

Birlikte İşlenen Suçlar – Gerçek İçtima (TCK 311/2)

TCK m. 311/2 uyarınca bu suçun işlenmesi sırasında başka suçların da işlenmesi halinde, gerçek içtima hükümleri çerçevesinde ayrıca bu suçlardan ceza verilmektedir. Madde gerekçesinde bu konuda özellikle sayılan haller şunlardır: “Bu suçun işlenmesi sırasında kişiler öldürülmüş, kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hâlleri gerçekleşmiş ya da kişilerin veya kamu mallarına zarar verilmiş olabilir.”

Pratikte TBMM’ye yönelik saldırılarda kaçınılmaz biçimde gerçekleşen; güvenlik personelinin yaralanması ya da öldürülmesi, bina ve ekipmanlara zarar verilmesi, kişilerin özgürlükten yoksun bırakılması gibi eylemler TCK m. 311’den bağımsız olarak ayrı suçlar kapsamında da yargılanmaktadır.

TCK 311 Cebir ve Tehdit Unsuru – Yargıtay Kararları

Suçun Tehlike Suçu Niteliği

TCK 311 cebir ve tehdit unsuru yargıtay kararı örneklerine bakıldığında şu temel ilke öne çıkmaktadır: Yargıtay; TCK m. 311’i tehlike suçu olarak değerlendirmekte, Meclisin işlevinin fiilen engellenmiş olmasını aramamaktadır. Elverişli araçlarla TBMM’yi engellemeye yönelik icra hareketlerine başlanmış olması yeterlidir. Bu ilke; TCK m. 309 (anayasayı ihlal) için geliştirilen elverişlilik değerlendirmesiyle örtüşmektedir.

Elverişlilik ve Koordineli Eylem

Yargıtay, TBMM’yi engellemeye yönelik eylemin elverişliliğini değerlendirirken; kullanılan cebrî araçların niteliğini, eylemin koordinasyon düzeyini ve faillerin kurumsal kapasitesini bir bütün olarak gözetmektedir. Tek bir kişinin salt irade açıklaması ya da yetersiz bir eylem girişimi elverişlilik eşiğini aşamayabilir; ancak koordineli ve silahlı bir grubun hareketi bu eşiği rahatlıkla karşılamaktadır.

15 Temmuz Darbe Girişimi Kararlarından Çıkan İlkeler

15 Temmuz 2016 darbe girişimine ilişkin Yargıtay kararları; TCK m. 311’in somut uygulama kriterlerinin en kapsamlı biçimde ortaya konduğu kararlardır. Bu kararlardan çıkan temel ilkeler şunlardır: TBMM binasına bombalama eylemi ve Meclis çevresini silahlı kuvvetlerle ablukaya alma; elverişli araçlarla Meclisin görevini engelleme teşebbüsü kapsamında değerlendirilmiştir. TCK m. 311 ile TCK m. 309’un gerçek içtima hükümleri çerçevesinde birlikte uygulanması esas kabul edilmiştir.

Yasama Organını Engelleme Suçunda Fail Profili

TCK m. 311, özgü suç niteliği taşımamaktadır; herhangi bir kişi bu suçun faili olabilir:

  • Türk vatandaşları ya da yabancılar
  • Sivil kişiler ya da askerî personel
  • Kamu görevlileri ya da özel kişiler
  • Tek kişi ya da birden fazla kişinin koordineli eylemi

Faillerin birden fazla kişiden oluşması; elverişlilik değerlendirmesini kolaylaştırmakta ve suçun örgütsel bağlantı kapsamında TCK m. 220 ya da TCK m. 314 ile içtima etme olasılığını doğurmaktadır.

Anayasal Düzene Karşı Suçlar
Anayasal Düzene Karşı Suçlar

Anayasal Düzene Karşı Suçlar – İhtisas Ağır Ceza Mahkemesi ve Usul Kuralları

Anayasal düzene karşı suçlar ihtisas ağır ceza mahkemesi çerçevesinde TCK m. 311 davaları Ağır Ceza Mahkemesi‘nde görülmektedir. Suç re’sen kovuşturulan suçlardandır; şikayete bağlı değildir. Uzlaştırma kapsamı dışındadır.

Usul bakımından öne çıkan diğer kurallar şöyle özetlenebilir:

  • Zamanaşımı: TCK m. 66 uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren bu suçta dava zamanaşımı işlememektedir.
  • Tutuklama: TCK m. 311 kapsamındaki suçlar CMK m. 100/3’te sayılan katalog suçlar arasındadır; kuvvetli şüphe halinde kaçma şüphesi aranmaksızın tutuklama kararı verilebilmektedir.
  • HAGB ve Erteleme: Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası öngörüldüğünden kesinlikle uygulanamamaktadır.
  • Adli para cezasına çevirme: Bu suç için öngörülmüş değildir; yalnızca hapis cezası uygulanır.

Adalet Bakanlığı‘nın soruşturma koordinasyon birimleri ile Türkiye Büyük Millet Meclisi‘nin güvenlik birimleri bu tür davalarda kurumsal iş birliğinin temel eksenini oluşturmaktadır.

Önemli Not: Bu makale, Av. Onuralp Turhan tarafından yalnızca genel hukuki bilgi amacıyla hazırlanmıştır. TCK m. 311 kapsamındaki davalar son derece ağır yaptırımlar ve teknik değerlendirmeler içermektedir. Süreçleriniz için mutlaka deneyimli bir ağır ceza avukatından destek almanızı öneririm.

Yasama organına karşı suç veya anayasal düzene karşı suçlar hakkında hukuki destek almak için Ankara Avukat Onuralp Turhan ile iletişime geçebilirsiniz.

Ankara Avukat – Turhan Hukuk ve Danışmanlık

Sık Sorulan Sorular

Yasama organına karşı suçun cezası nedir?

TCK m. 311/1 uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıdır. Bu, Türk ceza hukukunun öngördüğü en ağır yaptırımdır. HAGB, erteleme ve adli para cezasına çevirme uygulanamaz.

Yasama organını engelleme suçunun cezası, teşebbüs halinde azalır mı?

Hayır. Madde gerekçesi açıkça belirtmektedir: “Türkiye Büyük Millet Meclisinin görevlerinin engellenmesine yönelik teşebbüse ait icra hareketleri, tam suç gibi cezalandırılmaktadır.” Girişim başarısız olsa dahi genel teşebbüs indirimi (TCK m. 35) uygulanmaz; doğrudan ağırlaştırılmış müebbet verilir.

TCK 311 ile TCK 309 (anayasayı ihlal) arasındaki temel fark nedir?

TCK m. 309, anayasal düzenin bütününü hedef alan cebir içeren eylemleri kapsarken; TCK m. 311, yalnızca TBMM’yi hedef alan cebir ya da tehdit içeren eylemleri kapsamaktadır. Kritik fark amaç unsuruyla ilgilidir: TCK m. 311 için anayasal düzeni değiştirme amacı aranmaz; TBMM’nin işlevini engelleme amacı tek başına yeterlidir.

TCK 309 ve TCK 311 aynı davada birlikte uygulanabilir mi?

Evet. Failin hem anayasal düzeni değiştirme hem de TBMM’nin görevini engelleme kastını taşıdığının saptanması halinde her iki madde gerçek içtima hükümleri çerçevesinde birlikte uygulanmaktadır. 15 Temmuz darbe girişimi davalarında bu uygulama yaygın biçimde benimsenmiştir.

Yasama organına karşı suçun hedefi yalnızca TBMM binası mıdır?

Hayır. Suçun hedefi; TBMM’nin kurumsal varlığı ve tüm anayasal görevleridir. Meclisin görevlerini kısmen ya da tamamen engellemek de bu kapsamdadır. Bu nedenle milletvekillerinin abluka altına alınması, oturumun fiziksel olarak engellenmesi ya da bilişim sistemleriyle yasama faaliyetinin sekteye uğratılması da — cebir ya da tehdit unsuru varlığında — bu suçun kapsamına girebilmektedir.

Bu suçta cebir ve tehditten hangisi zorunludur?

İkisinden biri yeterlidir; seçimlik unsur söz konusudur. Gerekçede: “Maddede tanımlanan suçun oluşabilmesi için, cebir veya tehdide başvurulması gerekir. Bu nedenle, cebir ve tehdit, bu suçun seçimlik unsurunu oluşturmaktadır” ifadesi yer almaktadır. Hem cebrî (fiziksel güç) hem de tehdidin kullanılması suçun daha ağır biçimde değerlendirilmesine zemin hazırlayabilir.

Bu suçu kim işleyebilir?

Herhangi bir kişi; vatandaş veya yabancı, sivil veya asker, kamu görevlisi veya özel birey bu suçun faili olabilir. TCK m. 311, özgü suç niteliği taşımamaktadır.

Yasama organına karşı suçta zamanaşımı işler mi?

Hayır. Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren bu suçta TCK m. 66 uyarınca dava zamanaşımı işlememektedir. Bu suç üzerinden ne kadar zaman geçmiş olursa olsun kovuşturma her zaman mümkündür.

Bu suçta görevli mahkeme hangisidir?

Ağır Ceza Mahkemesi’dir. Suç re’sen kovuşturulan suçlardandır; şikayete bağlı değildir. Uzlaştırma kapsamı dışındadır.

Suçun işlenmesi sırasında kasten öldürme gerçekleşirse ne olur?

TCK m. 311/2 uyarınca gerçek içtima hükümleri uygulanır. TBMM’yi engelleme suçunun yanı sıra kasten öldürme, ağır yaralama ya da mala zarar verme gibi birlikte işlenen suçlardan da ayrı ayrı ceza verilmektedir. Bu durum; 15 Temmuz davalarında pek çok sanığın onlarca ayrı suçtan yargılanmasının hukuki dayanağını oluşturmaktadır.

Bu suçta tutuklama kararı verilebilir mi?

Evet. TCK m. 311 kapsamındaki suçlar CMK m. 100/3’te sayılan katalog suçlar arasındadır. Kuvvetli suç şüphesinin varlığı halinde; kaçma şüphesi ya da delil karartma riski aranmaksızın tutuklama kararı verilebilmektedir.

TBMM Meclis binası dışında gerçekleştirilen eylemler bu suçu oluşturabilir mi?

Evet. Fiziksel konum belirleyici değildir; önemli olan eylemin TBMM’nin görevlerini engellemeye elverişli cebir ya da tehdit içerip içermediğidir. Meclis binasının çevresinin silahlı kuvvetlerle ablukaya alınması, milletvekillerinin başka bir konumda alıkonulması ya da iletişim altyapısının cebren devre dışı bırakılması bu kapsamda değerlendirilebilmektedir.

Av. Onuralp Turhan

Av. Onuralp Turhan – Avukat Onaylı İçerik

Bu makale, Ankara Barosu’na kayıtlı Av. Onuralp Turhan tarafından kaleme alınmıştır. Ankara’nın Etimesgut ve Eryaman ilçelerinde faaliyet gösteren Turhan Hukuk ve Danışmanlık Bürosu, ceza hukuku başta olmak üzere geniş bir hukuki yelpazede müvekkillerine hizmet sunmaktadır. Hukuki destek için turhanhukukvedanismanlik.com.tr adresinden iletişime geçebilirsiniz.

Yorum Ekle

Ankara Barosu’na kayıtlı bir avukat olarak serbest çalışıyorum. Ankara ve çevre illerde hukuk alanında danışmanlık ve avukatlık hizmetleri sunmaktayım. Mesleki kariyerim boyunca hukukun çeşitli alanlarında derin bilgi ve deneyim kazanma fırsatı buldum.

Turhan Hukuk Etimesgut İletişim

0540 409 19 97
bilgi@turhanhukukvedanismanlik.com.tr
Yeşilova, Bayındır Plaza, 4019. Sokak No:2
İç Kapı No:20, 06796 Etimesgut/Ankara

Sosyal Medya