İşkence Suçu ve Cezası (TCK 94-95) | 2026
Dikkat! Son günlerde "Ankara TURHAN HUKUK VE DANIŞMANLIK" adı kullanılarak dolandırıcılık amaçlı kısa mesajlar gönderildiği tespit edilmiştir. Bu tür mesajlara itibar etmeyiniz. Resmî iletişim kanallarımız dışında gelen taleplere karşı dikkatli olunuz.

İşkence Suçu ve Cezası (TCK 94-95) | 2026

İşkence Suçu ve Cezası (TCK 94-95)

İşkence suçu, Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 94. maddesinde düzenlenmiş olup; kamu görevlisinin, bir kişiye insan onuruyla bağdaşmayan ve bedensel veya ruhsal yönden acı çekmesine, algılama veya irade yeteneğinin etkilenmesine ya da aşağılanmasına yol açacak davranışları sistematik ve belli bir süreç içinde gerçekleştirmesidir.

İşkence Suçunun Şartları — Fail: Kural olarak kamu görevlisidir; ancak bu suça iştirak eden kamu görevlisi olmayan kişiler de kamu görevlisi gibi cezalandırılır. Süreklilik: Fiilin ani değil, belli bir süre içinde sistematik ve süreklilik arz edecek şekilde tekrarlanması gerekir. Hukuki Değer: Korunan temel değer, sadece beden ve ruh sağlığı değil, mutlak anlamda insan onurudur.

Temel Cezalar — Temel Hal: Suçun temel şekli için 3 yıldan 12 yıla kadar hapis cezası öngörülmüştür (TCK m. 94/1). Nitelikli Haller: Suçun çocuğa, gebe kadına, avukata veya görevi dolayısıyla kamu görevlisine karşı işlenmesi ya da cinsel taciz şeklinde gerçekleşmesi durumunda ceza 8 yıldan 15 yıla kadar çıkabilmektedir. Delil Elde Etme Amacı: Bir suça ilişkin ifade/ikrar almak amacıyla işkence yapılması durumunda ceza üçte biri ile yarı oranında artırılır.

Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Haller (TCK m. 95): İşkence fiilleri sonucunda mağdurun vücudunda kemik kırılmasına, duyularında zayıflamaya ya da hayati tehlikeye neden olunması halinde verilecek ceza artırılır. İşkence sonucunda ölüm meydana gelirse fail ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılır.

Hukuki Özellikleri: İşkence suçu şikayete tabi bir suç değildir; savcılık tarafından resen (kendiliğinden) soruşturulur. Uzlaştırma kapsamında değildir. İşkence suçunda zamanaşımı işlemez. Suçun yargılamasında görevli mahkeme Ağır Ceza Mahkemesi‘dir.

İşkence yasağı, uluslararası hukukta hiçbir koşulda askıya alınamayan mutlak bir kural olarak kabul görmektedir. Bu yasak; savaş hali, olağanüstü hal veya terörle mücadele gibi gerekçelerle dahi devre dışı bırakılamaz. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu bu uluslararası yükümlülükleri iç hukuka yansıtmış; TCK m. 94 ve m. 95 ile işkence suçunu kamu görevlisine özgü ağır bir yaptırım rejimine bağlamıştır. Avukatlık pratiğimde bu suç tipinin hem kovuşturma hem de savunma boyutunda son derece hassas hukuki değerlendirmeler gerektirdiğini sıklıkla gözlemlemekteyim. Bu yazıda TCK m. 94 ve m. 95’i, suçun unsurları, nitelikli haller, TCK 95 kapsamındaki ağırlaşmış haller ve Yargıtay içtihadıyla birlikte ayrıntılı biçimde ele alıyorum.

İşkence Suçu Nedir? (TCK 94)

İşkence suçu, bir kamu görevlisinin, elinde bulunan kişiye insan onuruyla bağdaşmayan ve bedensel ya da ruhsal acıya, aşağılanmaya ya da irade bozulmasına yol açan eylemleri sistematik ve belli bir zaman dilimine yayılmış biçimde gerçekleştirmesidir.

Suçun ayırt edici özelliği sistematiklik ve süreklilik koşuludur. Ani gelişen, tekrarlanmayan ya da münferit nitelikteki tek seferlik eylemler Yargıtay tarafından işkence suçu kapsamında değerlendirilmemektedir. Bu nedenle polis karakolunda tek seferlik tokat atma eylemi kasten yaralama suçunu; aynı şüpheliyi kapalı bir mekânda sistematik biçimde dövme, korkutma ve aşağılama eylemleri işkence suçunu oluşturmaktadır.

İşkence suçuyla korunan temel hukuki değer insan onurudur. Bu, yalnızca beden ve ruh sağlığının değil; kişinin insan olarak sahip olduğu dokunulmaz değerin güvence altına alındığı anlamına gelmektedir. Bu nedenle işkencenin cezalandırılması için fiziksel yaralanmanın gerçekleşmesi şart değildir; ruhsal baskı, aşağılama ve irade kırma da suçun maddi unsurunu doldurmaktadır.

5237 Sayılı TCK Madde 94 – İşkence Suçu Kanun Metni

Madde 94 – İşkence

(1) Bir kişiye karşı insan onuruyla bağdaşmayan ve bedensel veya ruhsal yönden acı çekmesine, algılama veya irade yeteneğinin etkilenmesine, aşağılanmasına yol açacak davranışları gerçekleştiren kamu görevlisi hakkında üç yıldan onikiyıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

(2) Suçun;

a) Çocuğa ya da beden veya ruh bakımından kendini savunamayacak kişiye karşı,

b) Avukata veya diğer kamu görevlisine karşı,

işlenmesi hâlinde, sekiz yıldan onbeş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

(3) Fiilin cinsel taciz niteliğinde olması hâlinde, on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

(4) Bu suçun; siyasi, felsefi, dini veya ırki saiklerle ya da bu nedenlerle ortaya çıkan toplu olaylarda işlenmesi hâlinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarı oranında artırılır.

(5) Bu suçun ihmali davranışla işlenmesi hâlinde, verilecek cezada bu nedenle indirim yapılmaz.

(6) Bu suçtan dolayı zamanaşımı işlemez.

Kaynak: 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu – mevzuat.gov.tr

Suçun Unsurları: Fail, Mağdur, Sistematiklik ve İnsan Onuru

Fail: Kamu Görevlisi

İşkence suçunun faili yalnızca kamu görevlisi olabilir; bu bakımdan özgü suç niteliği taşımaktadır. Kamu görevlisi kavramı geniş yorumlanmakta olup polis memuru, savcı, hâkim, gardiyan, jandarma, asker ve diğer kamu görevlilerini kapsamaktadır. Kamu görevlisi olmayan kişiler bu suçun doğrudan faili olamaz; ancak TCK m. 94/4 uyarınca suça iştirak eden kamu görevlisi olmayan kişiler de kamu görevlisi gibi cezalandırılmaktadır. Bu düzenleme, özellikle paramiliter grupların ya da özel güvenlik görevlilerinin devlet adına hareket ettiği davalarda belirleyici sonuçlar doğurmaktadır.

Mağdur: Herhangi Bir Kişi

İşkence suçunun mağduru; suç şüpheli ya da sanıklarıyla sınırlı değildir. Tanık, bilirkişi, sanık, suçla herhangi bir ilişkisi olmayan siviller ve hatta başka bir kamu görevlisi de bu suçun mağduru olabilmektedir. Yargıtay, mağdurun suçla ilişkisinin olmadığı hallerde işkence kastının daha ağır biçimde değerlendirilmesi gerektiğini vurgulamaktadır.

Sistematiklik ve Süreklilik Koşulu

İşkence suçunu kasten yaralama, hakaret veya tehdit suçlarından ayıran en kritik unsur eylemlerin sistematik ve belli bir süreye yayılmış olmasıdır. Tek bir anlık eylem, ne kadar şiddetli olursa olsun işkence suçunu oluşturmaz. Sürekliliğin belirlenmesinde mahkemeler; eylemlerin tekrar sayısını, zaman aralıklarını ve mağdur üzerindeki birikimli psikolojik etkiyi bir bütün olarak değerlendirmektedir.

Yargıtay’dan örnekle açıklama: Pazar yerinde bir satıcıya tokat atan zabıta memuru kasten yaralama suçundan cezalandırılır. Aynı satıcıyı kapalı bir yere çekerek sistematik biçimde döven, üzerine tüküren ve aşağılayan zabıta memuru ise işkence suçundan yargılanır. Sınırı belirleyen; fiilin niteliği değil, tekrarlanma biçimi ve insan onuruna yönelik sistematik saldırı niteliğidir.

İnsan Onuruyla Bağdaşmayan Davranış

Kanun, işkence teşkil eden fiilleri sınırlı biçimde saymamıştır; serbest hareketli bir suç yapısı benimsenmiştir. Herhangi bir fiil, insan onurunu çiğneyen, bedensel veya ruhsal acıya yol açan ve aşağılayıcı nitelikte ise bu suçun maddi unsurunu oluşturabilmektedir. Jobla vurma, ayakları tuza bastırma, kafaya poşet geçirme, elektrik şoku verme ve uzun süreli stres pozisyonunda tutma bunların uygulamadaki tipik örnekleridir.

Nitelikli Haller (TCK 94/2, 94/3 ve 94/4)

TCK 94/2 – Savunmasız Kişi veya Kamu Görevlisine Karşı (8–15 Yıl Hapis)

Suçun çocuğa, beden ya da ruh bakımından kendisini savunamayacak kişiye ya da avukata veya başka bir kamu görevlisine karşı işlenmesi bu hali oluşturmaktadır. Avukat ve diğer kamu görevlilerinin bu kapsamda korunması; işlevsel bir hukuk devletinde meslek mensuplarının görevlerini gereği gibi yerine getirmelerinin güvence altına alınmasına yönelik bilinçli bir tercihdir.

TCK 94/3 – Cinsel Taciz Niteliğinde İşkence (10–15 Yıl Hapis)

İşkence eyleminin cinsel taciz niteliği taşıması bu ağırlaştırıcı hali doğurmaktadır. Özellikle gözaltı ve tutukluluk süreçlerinde uygulanan cinsel nitelikli baskı ve aşağılama yöntemleri bu kapsamda değerlendirilmektedir.

TCK 94/4 – Siyasi, Dini, Felsefi veya Irki Saiklerle İşlenme (1/2 Artırım)

Suçun siyasi, felsefi, dini ya da ırki saiklerle ya da bu nedenlerle patlak veren toplu olaylar sırasında işlenmesi halinde yukarıdaki fıkralara göre belirlenen ceza yarı oranında artırılmaktadır. Bu düzenleme, özellikle toplumsal kargaşa dönemlerinde sistematik baskı uygulamalarının daha ağır biçimde yaptırıma bağlanması amacını taşımaktadır.

İhmali Davranışla İşkence (TCK 94/5)

TCK m. 94/5, Türk ceza hukukunun genel ihmali suç anlayışından ayrılan önemli bir düzenleme içermektedir: Bu suçun ihmali davranışla işlenmesi halinde verilecek cezada bu nedenle herhangi bir indirim yapılmaz.

Bu düzenlemenin pratik önemi büyüktür. Bir kamu görevlisinin, diğer kamu görevlilerinin uyguladığı işkenceye seyirci kalması ya da müdahale etmemesi; pozisyon ve yetkisi itibarıyla müdahale yükümlülüğü taşıyan amir veya gözetim sorumluluğu olan kişilerin yapılan işkenceyi görmezden gelmesi, aktif olarak işkence uygulamakla eşdeğer tutulmakta ve aynı cezaya çarptırılmaktadır.

TCK 95 – Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış İşkence

TCK m. 95, işkence eyleminin mağdur üzerinde TCK m. 87’de düzenlenen neticelerle örtüşen ağır sonuçlar doğurduğu halleri ayrıca düzenlemektedir. Bu haller için ceza, TCK m. 94’e göre belirlenen temel ceza üzerinden artırılmakta ya da bağımsız ceza bantları uygulanmaktadır.

5237 Sayılı TCK Madde 95 – Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış İşkence Kanun Metni

Madde 95 – Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış İşkence

(1) İşkence fiillerinin;

a) Duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına,

b) Konuşmasında sürekli zorluğa,

c) Yüzünde sabit ize,

d) Yaşamını tehlikeye sokan bir duruma,

e) Gebe bir kadına karşı işlenip de çocuğunun vaktinden önce doğmasına,

neden olması hâlinde, yukarıdaki maddeye göre belirlenen ceza, bir kat artırılır.

(2) İşkence fiillerinin;

a) İyileşmesi olanağı bulunmayan bir hastalığa ya da bitkisel hayata girmesine,

b) Duyularından veya organlarından birinin işlevinin yitirilmesine,

c) Konuşma ya da çocuk yapma yeteneklerinden birinin kaybolmasına,

d) Yüzünün sürekli değişikliğine,

e) Gebe bir kadına karşı işlenip de çocuğunun düşmesine,

neden olması hâlinde, yukarıdaki maddeye göre belirlenen ceza, iki kat artırılır.

(3) İşkence fiillerinin vücutta kemik kırılmasına neden olması hâlinde, kırığın hayat fonksiyonlarına etkisine göre sekiz yıldan onbeş yıla kadar ya da daha fazla hapis cezasına hükmolunur.

(4) İşkence sonucunda ölüm meydana gelmesi hâlinde, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmolunur.

Kaynak: 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu – mevzuat.gov.tr

Ceza Hesaplama Tablosu
Ceza Hesaplama Tablosu

Ceza Hesaplama Tablosu: TCK 94 ve 95 Tüm Haller

Hal Ceza Özellik
TCK 94/1 – Temel hal 3–12 yıl hapis Re’sen kovuşturma, zamanaşımı işlemez
TCK 94/2 – Çocuk, savunmasız kişi, avukat/kamu görevlisi 8–15 yıl hapis Nitelikli hal
TCK 94/3 – Cinsel taciz niteliğinde 10–15 yıl hapis Nitelikli hal
TCK 94/4 – Siyasi, dini, ırki saik veya toplu olayda Yukarıdaki cezalar + 1/2 artırım Ağırlaştırıcı neden
TCK 95/1 – Organ işlev zayıflaması, sabit iz, hayati tehlike, erken doğum Temel ceza × 2 (1 kat artırım) Neticesi sebebiyle ağırlaşmış
TCK 95/2 – Organ işlev yitimi, iyileşemez hastalık, yüz değişimi, düşük Temel ceza × 3 (2 kat artırım) Neticesi sebebiyle ağırlaşmış
TCK 95/3 – Kemik kırığı 8–15 yıl veya daha fazla hapis Kırığın hayat fonk. etkisine göre
TCK 95/4 – Ölüm meydana gelmesi Ağırlaştırılmış müebbet hapis En ağır yaptırım

İşkence, Eziyet ve Kasten Yaralama Suçu Arasındaki Fark

Uygulamada en çok karışıklığa yol açan sınır, işkence (TCK m. 94), eziyet (TCK m. 96) ve kasten yaralama (TCK m. 86) suçları arasındaki ayrımdır. Bu üç suçun karıştırılması; hem fail hem de mağdur açısından son derece ağır hukuki sonuçlar doğurabilmektedir:

Kriter İşkence (TCK 94) Eziyet (TCK 96) Kasten Yaralama (TCK 86)
Fail Yalnızca kamu görevlisi Herhangi bir kişi (yakın ilişki şartı) Herhangi bir kişi
Eylem biçimi Sistematik, tekrarlanan, belli bir süreye yayılan Sistematik acı verme, kötü muamele Tek seferlik olabilir
Korunan değer İnsan onuru İnsan onuru ve beden bütünlüğü Vücut dokunulmazlığı
Özel kast Aranmaz (genel kast) Aranmaz (genel kast) Aranmaz (genel kast)
Temel ceza 3–12 yıl 2–5 yıl 1,5–3 yıl
Zamanaşımı İşlemez İşler İşler

İşkence Suçu Yargıtay Kararları

Bir Dakika Boyunca Tek Seferlik Dövme İşkence Değildir

Yargıtay, tek bir anlık ve kısa süreli fiziksel temas eylemini işkence suçu kapsamında değerlendirmemektedir. Sistematiklik ve süreklilik koşulunun sağlanmaması, eylemin kasten yaralama, hakaret veya tehdit suçu olarak nitelendirilmesine yol açmaktadır. Bu ilke, avukatlık pratiğinde sıklıkla öne sürülen bir savunma argümanı olmaya devam etmektedir.

Polis Karakolunda Sistematik Dövme İşkencedir

Yargıtay, gözaltı sürecinde birden fazla polisi içeren, birden fazla eylem tekrarı barındıran ve belirli bir zaman dilimine yayılan dövme, hakaret, korkutma ve aşağılama eylemlerini işkence suçu kapsamında saymaktadır. Karakol veya nezarethane ortamı bu değerlendirmede belirleyici bir bağlam oluşturmaktadır.

Nezarethanede Giriş-Çıkış Raporlarının Araştırılması Zorunluluğu

Yargıtay, işkence iddialarının bulunduğu davalarda nezarethane giriş ve çıkış raporlarının getirtilerek yaralanmaların kaynağının araştırılması gerektiğini hükme bağlamıştır. Bu araştırmanın yapılmaması bozma nedeni oluşturmaktadır.

Gardiyanın İşkence Suçu İşlemesi

Yargıtay, hapishane ya da tutukevi görevlilerinin tutuklu veya mahkûmlara uyguladığı sistematik kötü muameleyi doğrudan TCK m. 94 kapsamında değerlendirmekte; bu kişilerin kamu görevlisi sıfatını taşımasını yeterli saymaktadır.

Kasten Yaralama ile İşkence Arasındaki Sınır

Yargıtay, sistematiklik unsurunun ispatlanamaması halinde eylemin işkence olarak değil; kasten yaralama, tehdit veya hakaret suçları olarak nitelendirilmesi gerektiğini tutarlı biçimde kabul etmektedir. Bu belirleme, uygulamada sanık aleyhine nitelendirme riskini azaltmak açısından kritik bir güvence işlevi görmektedir.

Rütbeli Jandarmanın Astına İşkence Yapması

Yargıtay, hiyerarşik üstün astına sistematik biçimde kötü muamelede bulunmasını işkence suçu kapsamında değerlendirmektedir. Mağdurun da kamu görevlisi olması TCK m. 94/2-b kapsamında nitelikli hal oluşturmaktadır.

AİHM ve Uluslararası Hukukta İşkence Yasağı

İşkence yasağı, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) 3. maddesiyle mutlak biçimde güvence altına alınmıştır. AİHM, bu madde kapsamında herhangi bir istisnaya ve sınırlamaya izin vermemektedir. Terörle mücadele, savaş hali ve ulusal güvenlik kaygıları işkenceyi meşrulaştırmak için öne sürülebilecek geçerli gerekçeler değildir.

Türkiye, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde AİHM nezdinde işkenceye ilişkin pek çok ihlal kararıyla karşılaşmıştır. Bu kararlar; sistematik kötü muamele iddialarının etkili biçimde soruşturulmaması, suçla orantısız güç kullanılması ve gözaltındaki kişilerin koruyucu mekanizmalardan yoksun bırakılması gibi yapısal sorunlara dikkat çekmektedir. AİHM kararlarının Türk mahkemelerinde yeniden yargılamaya zemin oluşturabilmesi, bu suç tipinin uluslararası boyutunu uygulamada somut ve işlevsel kılmaktadır.

Şikayet, Zamanaşımı, Uzlaşma ve Görevli Mahkeme

İşkence suçunun yargılama usulüne ilişkin temel ilkeler şöyle özetlenebilir:

  • Şikayet Koşulu Yoktur: Cumhuriyet savcılığı, işkence iddiasından haberdar olduğu anda re’sen soruşturma başlatmakla yükümlüdür. Mağdurun şikayetinden vazgeçmesi kovuşturmayı durdurmaz.
  • Zamanaşımı İşlemez (TCK m. 94/6): Bu, işkence suçunu Türk ceza hukukundaki istisnai kategorilerden biri yapan en önemli özelliktir. Suçun üzerinden yıllar hatta on yıllar geçse bile soruşturma ve kovuşturma her zaman başlatılabilmektedir.
  • Uzlaşma Kapsamı Dışıdır: CMK kapsamındaki uzlaştırma kurumu bu suça uygulanmaz; tarafların anlaşması kovuşturmayı durdurmaz.
  • Görevli Mahkeme: Adalet Bakanlığı verilerine göre işkence suçu davaları Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmektedir.
  • HAGB ve Erteleme: Suçun ceza bandı göz önüne alındığında (3-12 yıl temel hal) HAGB (en fazla 2 yıl için uygulanır) pratikte uygulanamaz. Erteleme de son derece sınırlı koşullarda gündeme gelebilmektedir.
Önemli Not: Bu makale, Av. Onuralp Turhan tarafından yalnızca genel hukuki bilgi amacıyla hazırlanmıştır. İşkence suçu davaları hem kovuşturma hem de savunma boyutunda titiz bir hukuki değerlendirme gerektirmektedir. Süreçleriniz için bir ceza avukatından destek almanızı öneririm.

İşkence suçu veya diğer ağır ceza davaları hakkında hukuki destek almak için Ankara Avukat Onuralp Turhan ile iletişime geçebilirsiniz.

Ankara Avukat – Turhan Hukuk ve Danışmanlık

Sık Sorulan Sorular

İşkence suçunun cezası nedir?

TCK m. 94/1 kapsamında temel hal için 3 yıldan 12 yıla kadar hapis cezası öngörülmüştür. Nitelikli hallerde (çocuk, avukat, savunmasız kişi) 8-15 yıl; cinsel taciz niteliğinde 10-15 yıl; siyasi ya da dini saiklerle işlenmesi halinde ise bu cezalar yarı oranında artırılmaktadır.

İşkence suçunu sadece polis mi işleyebilir?

Hayır. Her kamu görevlisi bu suçun faili olabilir: polis, jandarma, gardiyan, savcı, asker ve diğer devlet görevlileri. Kamu görevlisi olmayan kişiler ise bu suçun doğrudan faili olamazlar; ancak suça iştirak etmeleri halinde TCK m. 94/4 uyarınca kamu görevlisi gibi cezalandırılırlar.

İşkence suçunda zamanaşımı işler mi?

Hayır. TCK m. 94/6 açıkça düzenlemektedir: Bu suçtan dolayı zamanaşımı işlemez. Suçun üzerinden ne kadar süre geçmiş olursa olsun soruşturma ve kovuşturma her zaman başlatılabilir.

Tek seferlik dövme eylemi işkence suçunu oluşturur mu?

Hayır. Yargıtay’ın yerleşik içtihadına göre işkence suçunun oluşması için eylemlerin sistematik ve belli bir zaman dilimine yayılmış olması gerekmektedir. Tek seferlik, ani gelişen fiziksel müdahale işkence değil; koşullara göre kasten yaralama veya diğer suçlar kapsamında değerlendirilir.

İşkence suçu ile eziyet suçu arasındaki fark nedir?

İşkence (TCK m. 94) yalnızca kamu görevlileri tarafından işlenebilirken; eziyet (TCK m. 96) herhangi bir kişi tarafından, genellikle yakın ilişki içindeki kişilere karşı işlenebilen suçtur. İşkence suçunda zamanaşımı işlemezken eziyet suçunda genel zamanaşımı kuralları geçerlidir.

İşkence sonucunda mağdur ölürse ceza ne olur?

TCK m. 95/4 uyarınca işkence sonucunda ölüm meydana gelmesi halinde fail ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılır. Bu, Türk ceza hukukunun öngördüğü en ağır yaptırımdır.

İşkence suçunda uzlaşma mümkün müdür?

Hayır. İşkence suçu uzlaştırma kurumunun uygulama alanı dışındadır. Mağdurun şikayetinden vazgeçmesi ya da tarafların anlaşması kovuşturmayı durdurmaz; savcılık re’sen soruşturmayı sürdürmekle yükümlüdür.

İhmali davranışla işkence mümkün müdür?

Evet. TCK m. 94/5 uyarınca bu suçun ihmali davranışla işlenmesi halinde cezada bu nedenle herhangi bir indirim yapılmaz. İşkenceye seyirci kalan, müdahale etmeyen ya da göz yuman kamu görevlisi, aktif failiyle aynı cezaya çarptırılabilmektedir.

İşkence suçunda görevli mahkeme hangisidir?

Ağır Ceza Mahkemesi’dir. Suç re’sen kovuşturmaya tabi olup şikayet koşulu aranmamaktadır.

AİHM’e işkence şikayetiyle başvurulabilir mi?

Evet. AİHS’in 3. maddesi işkence yasağını mutlak biçimde güvence altına almaktadır. İç hukuk yollarının tüketilmesi koşuluyla AİHM’e bireysel başvuru yapılabilmekte; Mahkeme’nin ihlal kararları yeniden yargılama imkânı doğurabilmektedir.

İşkence suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış halleri nelerdir?

TCK m. 95 kapsamında; duyular veya organlarda işlev zayıflaması (1 kat artırım), organ işlevinin tamamen yitirilmesi (2 kat artırım), kemik kırığı (8-15 yıl veya daha fazla) ve ölüm (ağırlaştırılmış müebbet) hallerinde ceza ağırlaştırılmaktadır.

Delil elde etmek amacıyla işkence yapılırsa ceza artar mı?

TCK m. 94’te suçun nitelikli halleri arasında doğrudan sayılmamış olsa da; siyasi saik ya da toplu olay kapsamında delil elde etme amacıyla işkence yapılması TCK m. 94/4 kapsamında 1/2 oranında artırıma yol açabilmektedir. Ayrıca bu nitelikteki işkence, ceza muhakemesinin meşruiyetini bütünüyle zedeleyen sistematik bir ihlal olarak değerlendirilmektedir.

Av. Onuralp Turhan

Av. Onuralp Turhan – Avukat Onaylı İçerik

Bu makale, Ankara Barosu’na kayıtlı Av. Onuralp Turhan tarafından kaleme alınmıştır. Ankara’nın Etimesgut ve Eryaman ilçelerinde faaliyet gösteren Turhan Hukuk ve Danışmanlık Bürosu, ceza hukuku başta olmak üzere geniş bir hukuki yelpazede müvekkillerine hizmet sunmaktadır. Hukuki destek için turhanhukukvedanismanlik.com.tr adresinden iletişime geçebilirsiniz.

Yorum Ekle

Ankara Barosu’na kayıtlı bir avukat olarak serbest çalışıyorum. Ankara ve çevre illerde hukuk alanında danışmanlık ve avukatlık hizmetleri sunmaktayım. Mesleki kariyerim boyunca hukukun çeşitli alanlarında derin bilgi ve deneyim kazanma fırsatı buldum.

Turhan Hukuk Etimesgut İletişim

0540 409 19 97
bilgi@turhanhukukvedanismanlik.com.tr
Yeşilova, Bayındır Plaza, 4019. Sokak No:2
İç Kapı No:20, 06796 Etimesgut/Ankara

Sosyal Medya