Banka yönetim kurulu başkan ve üyeleri ile diğer banka mensupları tarafından işlenen zimmet suçu, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu kapsamında düzenlenen özel ve ağır bir suç tipidir. Suçun temel cezası 6 yıldan 12 yıla kadar hapis ve 5 bin güne kadar adli para cezası olup suçu gizlemeye yönelik hileli davranışların cezanın 12 yıldan az olmamak üzere hapis ile ceza artırımına neden olabilir.
Suçun Faili ve Konusu — Failler: Yalnızca banka yönetim kurulu başkanı, üyeleri ve banka çalışanları (kurumda görev yapan müdür, gişe memuru, vb.) bu suçun doğrudan faili olabilir. Banka dışındaki kişiler suça azmettirenler veya suça yardım edenler olarak sanık tutulabilir. Görev: Görev sebebiyle zilyetliği kendisine devredilmiş olan ya da koruma ve gözetimiyle yükümlü olduğu para, kıymetli evrak veya diğer malların görevi kapsamı dışında çıkarılarak zimmete geçirilmesiyle suç tamamlanır.
Etkin Pişmanlık (Cezada İndirim) — Soruşturma Başlamadan Önce: Zimmete geçirilen mal veya değerlerin aynen iadesi veya zararın tamamen tazmin edilmesi durumunda verilecek cezanın üçte ikisi indirilir. Kovuşturma Başlamadan Önce: Gönüllü olarak aynen iade ya da tazmin sağlanırsa cezanın yarısı, hüküm verilmeden önce gerçekleşirse cezanın üçte biri indirilir.
Soruşturma Usulü ve Zamanaşımı — Soruşturma Şartı: Bankaların banka müfettişlerinin gördüğü bu suçla, soruşturma açılabilmesi için olağan suçlarda geçerli olan kural yerine Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) veya bankaların yazılı başvurusunun bulunması şartı aranmaktadır. Dava Zamanaşımı: Bankacılık zimmeti suçunda kamu davasının düşmesi için öngörülen olağan dava zamanaşımı süresi 15 yıl olarak belirlenmiştir.
İçindekiler
- Bankacılık Zimmeti Suçu Nedir? (5411 SK m.160)
- 5411 Sayılı Bankacılık Kanunu m.160 – Kanun Metni
- Banka Zimmeti Suçunun Unsurları ve Nitelikli Zimmet
- Basit Zimmet ile Nitelikli Zimmet Ayrımı: Hileli Davranış
- Banka Yönetim Kurulu Başkanı ve Üyelerinin Zimmet Sorumluluğu
- Faaliyet İzni Kaldırılan veya TMSF’ye Devredilen Banka
- TCK 247 ile Bankacılık Kanunu Zimmet Farkı
- Banka Zimmetinde Zararın Etkin Pişmanlık ile Ödenmesi
- Değer Azlığı Nedeniyle Ceza İndirimi
- Banka Müfettiş Raporunun Ceza Davasındaki Delil Gücü
- Ceza Tablosu: 5411 SK m.160 Tüm Haller
- Banka Personelinin Zimmet Suçu Yargıtay Kararları
- Banka Zimmet Suçu Görevli Mahkeme, Zamanaşımı ve Usul
- Sık Sorulan Sorular
Bankacılık kanunu 160 zimmet suçu cezası; Türk ceza hukukunun en teknik ve mali boyutu en kapsamlı suç tiplerinden biri olarak öne çıkmaktadır. Banka zimmeti suçu unsurları ve nitelikli zimmet ayrımı; delil standardı, etkin pişmanlık oranları ve ceza miktarı bakımından birbirinden köklü biçimde farklılaşmaktadır. Banka yönetim kurulu başkanı ve üyeleri zimmet suçu; hem kurumsal yönetim hem ceza hukuku hem de bankacılık mevzuatının kesiştiği bir alanda yargılanmaktadır. Bu yazıda 5411 SK m.160’ı tüm boyutlarıyla, tck 247 ile bankacılık kanunu zimmet farkını, müfettiş raporlarının delil gücünü ve etkin pişmanlık mekanizmasını kapsamlı biçimde ele alıyorum.
Bankacılık Zimmeti Suçu Nedir? (5411 SK m.160)
Bankacılık zimmeti suçu; banka yönetim kurulu başkan ve üyeleri ile bankanın diğer mensuplarının, görevleri nedeniyle zilyetliği kendilerine devredilmiş olan ya da koruma ve gözetimiyle yükümlü oldukları para, para yerine geçen evrak ya da senetler ve diğer malları kendileri ya da başkaları adına zimmete geçirmeleridir. Suç, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 160. maddesinde özel hüküm olarak düzenlenmiştir.
Zimmete geçirilen değerlerin bankaya ait olması şart değildir. Müşteri adına bankada tutulan üçüncü kişi paraları, emanet değerler ve kıymetli evrak da bu suçun maddi konusunu oluşturabilmektedir. Suçu TCK m.247’deki genel zimmet suçundan ayıran temel özellik; failin banka mensubu olma zorunluluğu ve bankanın maruz kaldığı özgün risklerin kanunda ayrıca düzenlenmesidir.
5411 Sayılı Bankacılık Kanunu Madde 160 – Kanun Metni
Madde 160 – Zimmet (5411 Sayılı Bankacılık Kanunu)
Görevi nedeniyle zilyetliği kendisine devredilmiş olan veya koruma ve gözetimiyle yükümlü olduğu para veya para yerine geçen evrak veya senetleri veya diğer malları kendisinin ya da başkasının zimmetine geçiren banka yönetim kurulu başkan ve üyeleri ile diğer mensupları, altı yıldan onikiyıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılacakları gibi bankanın uğradığı zararı tazmine mahkûm edilirler.
Suçun, zimmetin açığa çıkmamasını sağlamaya yönelik hileli davranışlarla işlenmesi hâlinde faile on iki yıldan az olmamak üzere hapis ve yirmibin güne kadar adli para cezası verilir; ancak, adli para cezasının miktarı bankanın uğradığı zararın üç katından az olamaz. Ayrıca meydana gelen zararın ödenmemesi hâlinde mahkemece re’sen ödettirilmesine hükmolunur.
Faaliyet izni kaldırılan ya da Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’na devredilen bir bankanın yönetim kurulu başkan ve üyelerinin veya diğer mensuplarının söz konusu suçu işlemiş olmaları hâlinde öngörülen ceza iki kat olarak uygulanır.
Kaynak: 5411 Sayılı Bankacılık Kanunu – mevzuat.gov.tr | BDDK – Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu

Banka Zimmeti Suçunun Unsurları ve Nitelikli Zimmet
1. Fail: Özgü Suç Niteliği
Bu suç özgü suçtur; yalnızca banka yönetim kurulu başkanı ve üyeleri ile bankanın diğer mensupları doğrudan fail olabilir. “Diğer mensuplar” kavramı; geniş yorumlanmakta olup genel müdür, yönetici, müdür, uzman, kasiyer, gişe görevlisi ve güvenlik personeli dahil tüm banka çalışanlarını kapsamaktadır. Banka mensubu olmayan kişiler bu suçun doğrudan faili olamaz; ancak azmettiren ya da yardım eden sıfatıyla iştirakçi olabilirler.
2. Maddi Konu: Para, Evrak ve Senetler
Suçun maddi konusu; para veya para yerine geçen evrak (çek, senet, bono, poliçe vb.), senetler ve diğer malları kapsamaktadır. Zimmete geçirilen değerlerin bankaya ait olması şart değildir; müşteri adına tutulan üçüncü kişi varlıkları da bu kapsamdadır. Suçun oluşması için yeterli olan; failin söz konusu değerler üzerinde görev gereği zilyetlik ya da koruma yükümlülüğü taşımasıdır.
3. Zilyetliğin Görev Nedeniyle Devri
Para veya mülkün failin zilyetliğine geçmesi; görevin doğal bir gereği olmalıdır. Fiilen zimmetine geçirilmeden önce değerlerin failin yasal tasarrufu altında bulunması gerekmektedir. Yargıtay, bu unsuru “hukuki anlamda zilyetlik” olarak değerlendirmekte; fiilen zilyet olunmasını şart koşmamakta ve tasarruf yetkisinin varlığını yeterli saymaktadır.
4. Zimmete Geçirme Eylemi
Zimmete geçirme; failin görev gereği zilyetliğindeki ya da korumasındaki değerleri, banka ya da müşteri adına kullanmak yerine kendisi ya da başkası adına sahiplenmesidir. Maliki gibi tasarruf etmek; para transferi, sahte hesap işlemi, değerleri banka dışına çıkarma gibi pek çok eylem biçimi alabilmektedir.
5. Kast — Yargıtay CGK K.2022/441
Suç yalnızca doğrudan kastla işlenebilmektedir. Kastın varlığı için failin görevi nedeniyle zilyet olduğu malı zimmete geçirme bilinç ve iradesinin bulunması gerekli ve yeterlidir. Taksirle gerçekleştirilen işlem hataları, yanlışlıkla yapılan hesap işlemleri ya da bankacılık mevzuatına uygun işlemler bu suç kapsamında değerlendirilemez.
Basit Zimmet ile Nitelikli Zimmet Ayrımı: Hileli Davranış
Banka zimmeti suçu unsurları ve nitelikli zimmet ayrımı; davanın seyrini ve ceza miktarını belirleyen en kritik hukuki meseledir. Bu iki hal arasındaki fark; zimmetin açığa çıkmamasını sağlamaya yönelik hileli davranışların varlığı ya da yokluğuna dayanmaktadır.
Basit Zimmet (5411 SK m.160/1)
Herhangi bir gizleme ya da hile mekanizması kullanılmaksızın gerçekleştirilen zimmete geçirme eylemidir. Ceza: 6 yıldan 12 yıla kadar hapis + 5.000 güne kadar adli para cezası + banka zararının tazmini.
Nitelikli Zimmet (5411 SK m.160/2) – Hileli Davranış
Zimmeti gizlemek amacıyla sahte belgeler düzenlemek, çifte kayıt tutmak, bilişim sistemlerine hile karıştırmak ya da başka bir aldatma yöntemine başvurmaktır. Bu hilde; zimmetin varlığını perdelemek, tutarını azaltmak gibi aktif bir örtbas çabası aranmaktadır. Ceza: 12 yıldan az olmamak üzere hapis + 20.000 güne kadar adli para + adli para cezası banka zararının 3 katından az olamaz.
Yargıtay’ın basit-nitelikli zimmet ayrımı: Sahte belge düzenlenmesi; banka sistemine usulsüz giriş yapılması; hesap sahiplerinin rızası alınmadan hesap hareketlerine müdahale edilmesi nitelikli zimmetin tipik örnekleri arasında sayılmaktadır. Buna karşılık nakdin açıkça kasadan alınması ya da hesabın düz aktarımı; zimmetin alenî niteliğini koruyacağından basit zimmet kapsamında değerlendirilebilmektedir. Bu ayrımı kesin biçimde ortaya koyacak delillerin toplanması savunma stratejisinin merkezinde yer almaktadır.
Banka Yönetim Kurulu Başkanı ve Üyelerinin Zimmet Sorumluluğu
Banka yönetim kurulu başkanı ve üyeleri zimmet suçundan doğrudan fail sıfatıyla yargılanabilmektedir. Bu kişilerin sorumluluğunun belirlenmesinde özellikle iki boyut öne çıkmaktadır:
Aktif zimmete geçirme: Yönetim kurulu üyesinin bizzat banka değerlerini zimmete geçirmesi; diğer banka mensuplarıyla aynı hükümlere tabidir. Yönetim kurulu kararının arkasına sığınmak zimmete geçirme kastını ortadan kaldırmaz.
Gözetim yükümlülüğünden doğan sorumluluk: Yönetim kurulu üyeleri; banka varlıklarının korunmasından kurumsal bazda sorumludur. Alt kademe çalışanlarının zimmet eylemlerinden kurumsal gözetim yükümlülüğünü yerine getirmeyen yöneticilerin de iştirakçi sıfatıyla yargılanabileceği Yargıtay kararlarında yer almaktadır.
Faaliyet İzni Kaldırılan veya TMSF’ye Devredilen Banka
5411 SK m.160/3 uyarınca; faaliyet izni kaldırılan ya da Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’na devredilen bir bankanın yönetim kurulu başkan ve üyeleriyle diğer mensuplarının bu suçu işlemiş olması halinde, öngörülen ceza iki kat olarak uygulanmaktadır. Bu ağırlaştırıcı hal; söz konusu kişilerin banka üzerinde özel bir otorite ve sorumluluk konumunda olmasını yansıtmaktadır.
Bu nedenle başarısız bankalar ve mali çöküş süreçleriyle bağlantılı zimmet davalarında ceza hesabı; temel bandın üzerine bu iki katlı artırımın da eklenmesiyle yapılmalıdır.
TCK 247 ile Bankacılık Kanunu Zimmet Farkı
TCK 247 ile Bankacılık Kanunu zimmet farkı; uygulamada hangi kanunun geçerli olduğu sorusunu doğrudan yanıtlamaktadır:
| Kriter | TCK m.247 – Genel Zimmet | 5411 SK m.160 – Bankacılık Zimmeti |
|---|---|---|
| Norm türü | Genel hüküm | Özel hüküm (öncelikli uygulanır) |
| Fail | Kamu görevlisi | Banka yönetim kurulu ve mensupları |
| Basit zimmet cezası | 5–12 yıl hapis | 6–12 yıl hapis + 5.000 gün adli para + tazminat |
| Nitelikli zimmet cezası | 7–12 yıl hapis (ağırlaştırılmış) | Min. 12 yıl hapis + adli para banka zararının 3 katı |
| Zorunlu tazminat | Kanun metninde açıkça yer almaz | Hükümle birlikte re’sen ödettirilir |
| BDDK bildirimi | Zorunlu değil | 5411 SK m.162 kapsamında bildirim zorunludur |
Banka mensubu bir kişi zimmete geçirme eylemi gerçekleştirdiğinde; özel norm olan 5411 SK m.160 uygulanmakta, TCK m.247 devreye girmemektedir. Bu ilke, Yargıtay’ın yerleşik içtihadıyla sabittir.
Banka Zimmetinde Zararın Etkin Pişmanlık ile Ödenmesi
Banka zimmetinde zararın etkin pişmanlık ile ödenmesi; ceza miktarını köklü biçimde azaltabilen en önemli hukuki araçtır. 5411 SK m.160 bu konuda TCK m.168 hükümlerine atıf yapmaktadır:
| Etkin Pişmanlık Aşaması | Koşul | İndirim Oranı |
|---|---|---|
| Soruşturma başlamadan önce | Zimmete geçirilen değerlerin aynen iadesi veya zararın tamamen tazmini | 2/3 oranında indirim |
| Kovuşturma başlamadan önce | Gönüllü olarak aynen iade ya da tazmin | 1/2 oranında indirim |
| Hüküm kesinleşmeden önce | Gönüllü iade ya da tazmin | 1/3 oranında indirim |
Pratik önem: Etkin pişmanlık indiriminin tam olarak uygulanabilmesi için zararın tamamının giderilmesi gerekmektedir; kısmi ödeme tam indirim hakkını doğurmaz. Zamanlamanın önemi son derece büyüktür: Kovuşturma başlamadan önceki tam tazminat; 12 yıllık temel bir hapis cezasını 6 yıla düşürebilmektedir.
Değer Azlığı Nedeniyle Ceza İndirimi
Zimmete geçirilen değerin miktarının son derece az olması halinde; mahkeme takdir yetkisini kullanarak cezayı indirim yoluna gidebilmektedir. Bu indirim mekanizması, TCK m.249 atfıyla 5411 SK kapsamındaki zimmete de uygulanabilmektedir. Değer azlığının belirlenmesi; mutlak bir rakama bağlı olmayıp zimmete geçirilen miktarın banka büyüklüğüyle, söz konusu işlemin toplam banka varlıkları içindeki oranıyla ve fiilin ağırlığıyla birlikte değerlendirilmektedir.
Banka Müfettiş Raporunun Ceza Davasındaki Delil Gücü
Banka personelinin zimmet suçu yargıtay kararlarında öne çıkan kritik meselelerden biri; banka iç müfettişlerinin düzenlediği raporların ceza yargılamasındaki delil değeridir.
Banka müfettişleri; banka bünyesinde görevli iç denetçilerdir. Düzenledikleri raporlar, banka hesap hareketleri, belge analizleri ve çalışan ifadelerinden oluşmaktadır. Bu raporlar ceza yargılamasında yazılı delil olarak sunulmakta; ancak Yargıtay, bu raporların değerlendirilmesinde titiz bir yaklaşım sergilemektedir:
- Müfettiş raporu tek başına yeterli delil olmayabilir: Yargıtay; yalnızca banka müfettiş raporuna dayanan mahkûmiyetlerin, bağımsız banka dışı bilirkişi incelemesiyle desteklenmesi gerektiğini kabul etmektedir.
- Bilirkişi raporu öncelikli delil niteliği taşır: Mahkemeler, banka hesaplarını ve işlemlerini incelemesi için bağımsız mali müşavir ya da muhasebe uzmanı bilirkişi atamaktadır. Bu bağımsız raporlar; müfettiş raporuyla çelişmesi halinde yargılamanın seyrini belirleyebilmektedir.
- Müfettişin banka çalışanı olması tarafsızlık sorununu gündeme getirir: Yargıtay; banka müfettişinin kurumla organik bağını gözetmekte ve bağımsız bilirkişi incelemesini bu nedenle tercih etmektedir.
Ceza Tablosu: 5411 SK m.160 Tüm Haller
| Zimmet Türü | Hapis Cezası | Adli Para Cezası | Zorunlu Tazminat | Zamanaşımı |
|---|---|---|---|---|
| Basit Zimmet (m.160/1) | 6–12 yıl | 5.000 güne kadar | Banka zararı kadar | 15 yıl |
| Nitelikli Zimmet (m.160/2 – hileli) | Min. 12 yıl | 20.000 güne kadar (min. banka zararının ×3) | Re’sen ödettirilir | 15 yıl |
| TMSF/Fona devredilen banka (m.160/3) | Ceza ×2 | Ceza ×2 | Re’sen ödettirilir | 15 yıl |

Banka Personelinin Zimmet Suçu Yargıtay Kararları
CGK K.2022/441 – Kastın Belirlenmesi
Ceza Genel Kurulu; bankacılık zimmeti suçunda kastın varlığı için failin görevi nedeniyle zilyet olduğu malı zimmete geçirme bilinç ve iradesinin bulunmasının gerekli ve yeterli olduğunu hükme bağlamıştır. Taksirli işlem hataları ya da bankacılık mevzuatına uygun işlemler zimmet kastı oluşturmamaktadır.
Sahte Belge Kullanımı ve İçtima
Yargıtay; bankacılık zimmeti suçunun işlenmesi sırasında resmi belgede sahtecilik (TCK m.204) ya da özel belgede sahtecilik (TCK m.207) suçlarının da işlenmesi halinde her iki suçtan ayrı ayrı ceza verilmesi gerektiğini kabul etmektedir. Sahte belge düzenlenmesi aynı zamanda nitelikli zimmete geçişi de sağlayabileceğinden suç nitelendirmesi bu iç bağlantı gözetilerek yapılmaktadır.
Bankacılık Mevzuatına Uygun İşlem Zimmet Oluşturmaz
Yargıtay; usulüne uygun biçimde kredi kullandırılmış olmasına karşın kredi borçlusunun ödeme yapamaması durumunda bankacılık zimmeti suçunun oluşmayacağını tutarlı biçimde kabul etmektedir. Zimmete geçirme kastının varlığı; bankacılık mevzuatı çerçevesindeki meşru işlemlerden açıkça ayrıştırılmalıdır.
Basit veya Nitelikli Zimmet Tespiti
Yargıtay; basit ile nitelikli zimmet arasındaki farkı belirlerken “hile” unsurunun somut olgularla kanıtlanmasını aramaktadır. Sahte imza, çifte kayıt, sahte hesap kaydı ve bilişim sistemine yetkisiz erişim gibi aktif gizleme eylemlerinin varlığı nitelikli zimmetin göstergesidir.
Zarar Görenin Temyiz Hakkı
Yargıtay; bankacılık zimmeti davalarında bankanın zarar gören sıfatıyla temyiz yoluna başvurabileceğini kabul etmektedir. Bu durum; BDDK’nın ya da TMSF’nin müdahalesi altındaki bankalarda ayrı kurumsal taraf konumunun yargılama sürecindeki yerini de belirlemiştir.
Banka Zimmet Suçu Görevli Mahkeme, Zamanaşımı ve Usul
Banka zimmet suçu görevli mahkeme; suçun ceza miktarı esas alındığında Ağır Ceza Mahkemesi‘dir. Suç re’sen kovuşturulan suçlardandır; şikayete bağlı değildir.
Önemli bir usul koşulu: 5411 SK m.162 uyarınca bankalar, zimmet suçuna ilişkin bilgi ve belgeleri BDDK’ya ve Cumhuriyet Başsavcılığı’na bildirmekle yükümlüdür. Bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi bankanın kurumsal sorumluluğunu doğurabilmektedir.
- Dava zamanaşımı: Suçun üst sınırı esas alınarak 15 yıl olarak uygulanmaktadır.
- Tutuklama: 5411 SK m.160 kapsamındaki suçlar CMK m.100/3 katalog suçlar arasındadır; kuvvetli şüphe halinde tutuklama kararı verilebilmektedir.
- HAGB ve erteleme: Basit zimmette 6 yıl alt sınır olduğundan HAGB (2 yıl eşiği) ve erteleme (2 yıl eşiği) uygulanamaz. Nitelikli zimmette ise hiçbir koşulda mümkün değildir.
Bankacılık zimmeti veya diğer ekonomik suçlar hakkında hukuki destek almak için Ankara Avukat Onuralp Turhan ile iletişime geçebilirsiniz.
Sık Sorulan Sorular
Banka zimmet suçunda tutuklama kararı verilir mi?
Evet. Bankacılık zimmeti suçu CMK m.100/3’te sayılan katalog suçlar arasında yer almakta olup kuvvetli suç şüphesinin varlığı halinde kaçma şüphesi aranmaksızın tutuklama kararı verilebilmektedir. Suçun üst sınırı (12 yıl basit zimmet; en az 12 yıl nitelikli) nedeniyle mahkemeler bu suçta tutuklama kararını yaygın biçimde uygulamaktadır. Tutuklama kararına itiraz için CMK m.104-105 kapsamındaki tahliye talebi mekanizması kullanılmalıdır.
Müşterinin parasını kendi hesabına aktaran bankacı ne kadar ceza alır?
Eylemin niteliğine bağlıdır. Doğrudan para transferi (hile olmadan) basit zimmet kapsamında 6–12 yıl hapis + 5.000 güne kadar adli para cezası ve banka zararının tazminine yol açmaktadır. Ancak işlemi gizlemek için sahte belge düzenlemiş, hesap kayıtlarını değiştirmiş ya da başka bir hile yöntemine başvurmuşsa nitelikli zimmet kapsamında en az 12 yıl hapis ve banka zararının üç katı adli para cezasıyla karşılaşacaktır.
Banka zimmetinde beraat kararı hangi durumlarda verilir?
Beraat kararı üç temel durumda gündeme gelebilmektedir: Birincisi; kastın kanıtlanamaması — bankacılık mevzuatına uygun işlemler zimmet kastı oluşturmaz; sistemik bir hatanın varlığının ortaya konulması beraat zemini yaratabilir. İkincisi; hatanın fark edilip anında düzeltilmesi — zimmete geçirme eyleminin tamamlanmadan iade edilmesi, gönüllü vazgeçme kapsamında değerlendirilebilir. Üçüncüsü; zimmet miktarının bankacılık içi sistemsel bir hatadan ya da yazılım arızasından kaynaklandığının bağımsız bilirkişi incelemesiyle kanıtlanmasıdır.
Banka müfettiş raporunun ceza davasındaki delil gücü nedir?
Yargıtay’ın yerleşik içtihadına göre banka müfettiş raporu; bağımsız bir bilirkişi incelemesiyle desteklenmedikçe tek başına mahkûmiyet için yeterli sayılmamaktadır. Müfettişin banka bünyesinde görevli olması tarafsızlık kaygısı doğurduğundan; mahkemeler genellikle serbest muhasebe uzmanı ya da bağımsız mali müşavir bilirkişi atayarak raporu bağımsız biçimde değerlendirmektedir. Müfettiş ve bilirkişi raporları arasındaki çelişki sanık lehine yorumlanmalıdır.
Zimmet davasında bankaya ödenen para geri alınabilir mi?
Etkin pişmanlık kapsamında banka zararını tazmin eden sanık; eğer sonradan beraat kararı verilirse ödediği miktarı haksız ödeme hükümleri (BK m.77 vd.) ya da tazminat davası (CMK m.141 — haksız işlemler nedeniyle tazminat) yoluyla geri talep edebilmektedir. Ancak bu süreç; ceza davası sonucunun kesinleşmesine ve beraat gerekçesinin hukuki niteliğine bağlıdır. Beraat sonrasında tazminat talep edilip edilemeyeceği; her somut olayın koşullarına göre deneyimli bir avukatla birlikte değerlendirilmelidir.

Av. Onuralp Turhan – Avukat Onaylı İçerik
Bu makale, Ankara Barosu’na kayıtlı Av. Onuralp Turhan tarafından kaleme alınmıştır. Ankara’nın Etimesgut ve Eryaman ilçelerinde faaliyet gösteren Turhan Hukuk ve Danışmanlık Bürosu, ceza hukuku başta olmak üzere geniş bir hukuki yelpazede müvekkillerine hizmet sunmaktadır. Hukuki destek için turhanhukukvedanismanlik.com.tr adresinden iletişime geçebilirsiniz.
