Devlet Ormanı Yakma Örgüt Suçu (6831 m.110/5) – Müebbet Hapis 2026
Dikkat! Son günlerde "Ankara TURHAN HUKUK VE DANIŞMANLIK" adı kullanılarak dolandırıcılık amaçlı kısa mesajlar gönderildiği tespit edilmiştir. Bu tür mesajlara itibar etmeyiniz. Resmî iletişim kanallarımız dışında gelen taleplere karşı dikkatli olunuz.

Devlet Ormanı Yakma Örgüt Suçu (6831 m.110/5) – Müebbet Hapis 2026

Devlet Ormanı Yakma Örgüt Suçu

Örgüt faaliyeti çerçevesinde devlet ormanı yakma suçu; 6831 sayılı Orman Kanunu’nun 110/5. maddesi kapsamında düzenlenen, devletin güvenliğine karşı suç işlemek amacıyla kurulmuş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde devlet ormanlarını yakmayı kapsayan ve Türk ceza hukukunun öngördüğü en ağır yaptırımlardan biriyle sonuçlanan bir suçtur.

Ceza: Bu suçu işleyen kişi müebbet hapis ve 20.000 güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır. Suç; terörle mücadele mevzuatı kapsamında da değerlendirildiğinden 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu‘nun artırım ve usul hükümleri birlikte uygulanmaktadır. Anayasa m.169 gereğince bu suç için genel veya özel af çıkarılamaz; ceza ertelenemez, para cezasına çevrilemez.

Örgüt Üyeliği Zorunlu mu? Hayır. Sanığın örgüte kayıtlı üye olması bu suçun oluşumu için zorunlu değildir. Örgütün talimatıyla, örgüt adına ya da örgüt amacına hizmet edecek biçimde hareket edilmesi yeterlidir; ancak bu bağın somut delillerle kanıtlanması gerekmektedir. Kasıt ve İspat: Taksirle (ihmal ile) çıkan orman yangınları bu hükme tabi değildir; suçun oluşabilmesi için devleti zayıflatma amacıyla kasıtlı olarak yakma iradesinin bulunması ve örgüt bağlantısının somut delillerle ortaya konulması zorunludur.

6831 sayılı orman kanunu 110/5 maddesi örgüt faaliyeti; Türk ceza hukukunda nadir rastlanan, hem özel kanun hem terörle mücadele mevzuatının eş zamanlı uygulandığı ve müebbet hapis cezasıyla yaptırım altına alınan bir suç tipidir. Terör amaçlı orman yakma suçu cezası müebbet olarak öngörüldüğünden; suçun ispatında örgüt bağlantısının ortaya konulması hem iddianın hem de savunmanın odak noktasını oluşturmaktadır. 3713 sayılı terörle mücadele kanunu orman yangını bağlamındaki usul kuralları; olağan ceza davalarından çok daha ağır yargılama koşullarını beraberinde getirmektedir. Bu yazıda; örgüt faaliyeti kavramının hukuki sınırlarını, istihbarat raporlarının delil değerini, kasıt ve ideolojik amaç ispatı zorunluluğunu ve etkin pişmanlık konusundaki son değişikliği kapsamlı biçimde ele alıyorum.

Örgüt Faaliyeti Çerçevesinde Devlet Ormanı Yakma Suçu Nedir? (6831 SK m.110/5)

6831 sayılı Orman Kanunu m.110; ormanla ilgili suçları beş ayrı kategoride düzenlemektedir. Bunların en ağırı olan beşinci fıkra; devletin güvenliğine karşı suç işlemek amacıyla kurulmuş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde devlet ormanlarının yakılmasını düzenlemektedir. Bu suç; klasik orman yakma eyleminden iki temel unsurla ayrışmaktadır: örgüt bağlantısı ve devlet ormanı hedefi.

Suçun korunan hukuki değerleri ikili bir yapı taşımaktadır: Birincisi orman ekosisteminin ve devletin doğal varlıklarının korunması; ikincisi devletin güvenliğine ve işleyişine yönelik sabotaj girişimlerine karşı koruma. Bu iki boyutlu yapı; hem 6831 SK hem de terörle mücadele mevzuatının birlikte uygulanmasını zorunlu kılmaktadır.

6831 Sayılı Orman Kanunu m.110/5 – Kanun Metni

6831 Sayılı Orman Kanunu – Madde 110, Fıkra 5

m.110/5: Devletin güvenliğine karşı suç işlemek amacıyla kurulmuş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde devlet ormanlarını yakan kişi müebbet hapis ve yirmi bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.

m.110/son (Netice sebebiyle ağırlaşma): Bu suçun işlenmesi sebebiyle ölüm veya yaralanmanın meydana gelmesi halinde, ayrıca taksirle öldürme veya kasten öldürme suçlarından dolayı cezaya hükmolunur.

Kaynak: 6831 Sayılı Orman Kanunu – mevzuat.gov.tr | 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanunu – mevzuat.gov.tr

m.110/4 ile m.110/5 Arasındaki Belirleyici Fark

Kasten orman yakma (m.110/4) ile örgüt faaliyeti çerçevesinde devlet ormanı yakma (m.110/5) arasındaki fark; hem unsur hem de yaptırım bakımından belirgindir:

Kriter m.110/4 – Kasten Orman Yakma m.110/5 – Örgüt Faaliyetiyle Devlet Ormanı Yakma
Fail profili Herhangi bir kişi Örgüt bağlantısı olan kişi
Hedef orman Her türlü orman (devlet/özel) Yalnızca devlet ormanı
Özel kast Ormanı yakma kastı Örgüt amacına hizmet + devlet ormanını yakma
Ceza Min. 10 yıl hapis + 10.000 gün adli para Müebbet hapis + 20.000 gün adli para
TMK kapsamı Genellikle girmez Doğrudan TMK kapsamında
Görevli mahkeme Ağır Ceza Mahkemesi Terörle mücadele ihtisas mahkemesi (ağır ceza)

“Örgüt Faaliyeti Çerçevesinde” Kavramının Hukuki Analizi

Devlet ormanını terör örgütü faaliyeti çerçevesinde yakma suçunun en tartışmalı ve teknik boyutu; “örgüt faaliyeti çerçevesinde” ifadesinin hukuki içeriğidir. Yargıtay bu kavramı üç temel ölçüt çerçevesinde değerlendirmektedir:

1. Örgütsel Bağlantı

Failin eylemi; örgütün talimatıyla, örgüt adına ya da örgüt stratejisine uygun biçimde gerçekleştirmesidir. Bu bağlantı; doğrudan emir zinciriyle olabileceği gibi, örgütün açık ya da örtük yönlendirmesine göre bağımsız hareket etme biçiminde de tezahür edebilmektedir.

2. Örgütün Amacı: Devletin Güvenliğine Karşı Suç

Söz konusu örgüt; TCK m.309–315 (anayasal düzene karşı suçlar) kapsamındaki suçları işlemek amacıyla kurulmuş olmalıdır. Bu niteliği taşıyan örgütler; aynı zamanda TMK kapsamında terör örgütü sayılmaktadır. Organize çıkar amaçlı suç örgütleri (TCK m.220) bu kapsamda değerlendirilemez.

3. Sabotaj Amacı

Orman yakma eyleminin; devletin ekonomik, ekolojik ve kurumsal kapasitesini zayıflatmaya yönelik kasıtlı bir sabotaj olarak gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Kişisel çıkar ya da bireysel motivasyonla gerçekleştirilen kasten orman yakma; örgüt bağlantısı kanıtlanmasa bile m.110/4 kapsamında cezalandırılır; ancak m.110/5’in ağır yaptırımı uygulanamaz.

Örgüt Üyeliği Zorunlu mu? Örgüt Adına Suç İşleme Kavramı

Bu suçun tartışmalı meselelerinin başında sanığın örgüt üyesi olmasının zorunlu olup olmadığı gelmektedir. Yargıtay’ın yerleşik içtihadı; m.110/5’in uygulanabilmesi için sanığın resmi örgüt üyesi olmasının zorunlu olmadığını kabul etmektedir. Örgüt adına suç işleme kavramı; üyelik kaydından bağımsız olarak şu hallerde oluşabilmektedir:

  • Örgütün talimatını bilerek ve isteyerek uygulama
  • Örgüt tarafından bu amaçla görevlendirilme
  • Örgütün yürüttüğü daha geniş bir sabotaj kampanyasının parçası olma
  • Örgütle koordineli hareket ederek eş zamanlı eylemlere katılma

Savunma açısından kritik sınır: “Üye olmakla birlikte örgüt adına değil bireysel nedenlerle hareket etme” savunması; somut delillerle desteklendiğinde m.110/4 kapsamına düşmeyi sağlayabilmekte; bu da müebbet hapis yerine 10 yıl alt sınırlı ceza anlamına gelmektedir. Bu sınırın hukuki tartışması; savunma stratejisinin merkezinde yer almalıdır.

3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanunu ve TCK m.314 ile İlişkisi
3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanunu ve TCK m.314 ile İlişkisi

3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanunu ve TCK m.314 ile İlişkisi

3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu orman yangını bağlamında; m.110/5 kapsamındaki suçlar aynı zamanda TMK m.1 kapsamındaki terör suçu tanımına girmektedir. Bu çakışmanın somut sonuçları şöyle sıralanabilir:

  • Tutukluluk süresi: Olağan suçlarda azami 2 yıl olan tutukluluk; TMK kapsamındaki davalarda uzatmalarla birlikte daha uzun sürebilmektedir.
  • Gizlilik kararı (kısıtlılık): Terör davalarında soruşturma aşamasında dosyaya müdafi erişimi kısıtlanabilmektedir.
  • Görevli mahkeme: Terörle mücadele ihtisas mahkemeleri yargılama yetkisini kullanmaktadır.
  • İçtima: m.110/5 kapsamındaki suç; ayrıca TCK m.314/2 (silahlı örgüt üyeliği) ya da silahlı örgüt kapsamındaki başka suçlarla gerçek içtima hükümleri çerçevesinde birlikte yargılanabilmektedir.

Bu nedenle orman sabotajı suçu olarak da nitelendirilen bu suç; savunma avukatının hem orman mevzuatına hem de terörle mücadele mevzuatına hâkim olmasını gerektirmektedir. Adalet Bakanlığı‘nın terör davaları koordinasyon birimleri ile Orman Genel Müdürlüğü‘nün teknik raporları bu davalarda kurumsal delil kaynaklarını oluşturmaktadır.

“Devlet Ormanı” Kavramının Tespiti

m.110/5’in uygulanabilmesi için yakılan ormanın devlet ormanı niteliği taşıması zorunludur. 6831 sayılı Kanun kapsamında devlet ormanları; Orman Genel Müdürlüğü’ne bağlı, kadastral olarak orman olarak tescil edilmiş ve Hazine adına kayıtlı alanlardır. Özel ormanlar ya da orman sayılan özel mülkler bu kapsamın dışında kalmaktadır.

Yakılan alanın devlet ormanı olduğunun tespiti; Orman Kadastro Müdürlüğü kayıtları, orman amenajman planları ve bilirkişi raporuyla yapılmaktadır. Bu tespit yapılmadan m.110/5 uygulanamaz; sınırda kalan durumlarda m.110/4 (kasten orman yakma) hükmü uygulanacaktır.

MİT ve Emniyet Terör Raporlarının Delil Değeri

Terörle ilgili davalarda en sık karşılaşılan delil meselelerinden biri; Millî İstihbarat Teşkilatı (MİT) raporları ve Emniyet Genel Müdürlüğü Terörle Mücadele Dairesi’nin değerlendirme raporlarının yargılamadaki delil gücüdür. Yargıtay bu konuda şu ilkeleri benimsemektedir:

  • İstihbarat raporu tek başına mahkûmiyet için yeterli değildir: Yargıtay; istihbarat belgelerinin diğer somut delillerle — keşif tutanakları, dijital izler, tanık beyanları ve teknik gözetleme kayıtları — desteklenmesini aramaktadır.
  • Gizli kaynaklı bilgilerin sınırı: Kaynağının doğrulanması mümkün olmayan ya da sanığa açıklanamayan gizli istihbarat bilgilerine dayanan mahkûmiyet kararları; adil yargılanma hakkı (AİHM m.6) ve çelişme ilkesi açısından ciddi bir itiraz zemini oluşturmaktadır.
  • Raporların kanıt değeri: MİT raporları mahkemede “belge” statüsünde değerlendirilmekte; ancak belgenin içeriğinin bağımsız delillerle doğrulanması gerekmektedir.

Sosyal Medya Üstlenim Açıklamalarının Delil Değeri

Terör örgütlerinin ya da grupların sosyal medya kanalları, haber ajansları ya da sempatik yayın organları aracılığıyla yaptıkları “biz yaktık” türündeki üstlenim açıklamaları; m.110/5 davalarında önemli ancak yeterli olmayan bir delil kategorisi oluşturmaktadır. Yargıtay’ın bu konudaki yaklaşımı şöyledir:

  • Bir örgütün yangını üstlenmesi; sanığı o örgütle özdeşleştiren ve eylemi fiilen gerçekleştirdiğini gösteren ek delillerle desteklenmediği sürece tek başına mahkûmiyet için yeterli değildir.
  • Üstlenim açıklaması; gerçek faile ya da örgüt bağlantısına ilişkin delil araştırmasının başlangıç noktasını oluşturabilmektedir; ancak sanığa yüklenebilmesi için somut bir köprü gerekmektedir.
  • Bir üstlenimin manipülatif, yanlış ya da stratejik amaçlı olabileceği ihtimali; mahkemenin bu delili tek başına kullanmasının önündeki hukuki engeli oluşturmaktadır.

Kasıt ve İdeolojik Amaç İspatı Zorunluluğu

m.110/5; yalnızca doğrudan kastla işlenebilmektedir. Taksirle (ihmal ya da dikkatsizlik sonucu) çıkan orman yangınları bu fıkra kapsamına girmez; bunlar m.110/3 hükmüne tabidir. Öte yandan, suçun oluşabilmesi için salt ormanı yakma kastının bulunması yeterli değildir; bunun ötesinde devletin güvenliğine karşı suç işleyen örgüte hizmet etme amacının da bulunması zorunludur.

Bu iki katmanlı kast; uygulamada ispat güçlüğü yaratmaktadır:

  1. Failin ormanı bilerek ve isteyerek yaktığının kanıtlanması (kasten yakma)
  2. Bu eylemin devletin güvenliğine karşı suç işleyen örgütün amacına hizmet ettiğinin ve failin bu amacı taşıdığının kanıtlanması (ideolojik amaç)

Savunma argümanı: Taksirle çıkan bir orman yangınının; sanığın geçmiş bağlantıları, siyasi kimliği ya da sosyal medya paylaşımları gerekçesiyle m.110/5 kapsamında değerlendirilemeyeceğini Yargıtay tutarlı biçimde kabul etmektedir. İdeolojik amaç; salt sempatiden değil, eylemin örgüt amacına bilinçli katkısından çıkarımlanabilmelidir. Bu nedenle yangının çıkış biçiminin ve failin o andaki somut davranışlarının savunma açısından titizlikle belgelenmesi hayati önem taşımaktadır.

Terör Örgütü Faaliyetiyle Orman Yakmada Etkin Pişmanlık – 7571/2025 Sınırlaması

Terör örgütü faaliyetiyle orman yakmada etkin pişmanlık konusu; 24 Aralık 2025 tarihinde yürürlüğe giren 7571 sayılı Kanun ile köklü biçimde değişmiştir.

7571/2025 Öncesi Durum

Bu tarihten önce; TCK m.221 kapsamındaki etkin pişmanlık hükümleri, terör örgütleri dahil tüm örgüt suçlarına uygulanabilmekteydi. Örgütten pişmanlık duyarak ayrılan ve devletin güvenliğine ilişkin bilgi veren sanıklar; belirli koşullar altında ceza indirimi ya da cezasızlık imkânından yararlanabilmekteydi.

7571/2025 Sonrası – Kritik Kısıtlama

TCK m.221’e eklenen 5. fıkra şu hükmü getirmiştir: “Terör örgütü kapsamında değerlendirilmeyecek suç örgütlerine ilişkin olarak bu madde hükümleri uygulanır.”

m.110/5 kapsamındaki örgütler; TMK m.3 uyarınca terör örgütü sayıldığından, bu değişiklikle birlikte TCK m.221 etkin pişmanlık hükümleri artık bu suç için uygulanamamaktadır. 24 Aralık 2025 tarihinden itibaren; örgüt faaliyetiyle devlet ormanını yakan kişinin cezasının TCK m.221 yoluyla indirilmesi ya da kaldırılması mümkün değildir.

Anayasa m.169 – Af, Erteleme ve Para Cezasına Çevirme Yasağı

Anayasa m.169; orman suçları için genel ve özel af çıkarılamayacağını hükme bağlamıştır. m.110/5 kapsamındaki suçlar bakımından bu hükmün sonuçları şöyledir:

  • Genel ve özel af: TBMM orman yangını suçluları için af çıkaramaz; Cumhurbaşkanlığı da bireysel af yetkisini kullanamaz.
  • Erteleme: Müebbet hapis cezası nedeniyle kesinlikle uygulanamaz.
  • Adli para cezasına çevirme: Uygulanamaz.
  • HAGB: Anayasal af yasağı ve ceza miktarı nedeniyle uygulanamamaktadır.
  • 7571/2025 sonrası etkin pişmanlık: Uygulanamaz.

Sonuç olarak; m.110/5 kapsamında mahkûm olan bir sanık için cezadan herhangi bir biçimde kaçınma ya da azaltma mekanizması fiilen bulunmamaktadır. Bu durum; bu suçlamayla karşı karşıya kalan herhangi biri için hukuki savunmanın önemine işaret etmektedir; zira beraat ve suç vasfını m.110/4’e düşürme savunmanın elde edebileceği tek gerçekçi sonuçlardır.

Ceza Karşılaştırma Tablosu
Ceza Karşılaştırma Tablosu

Ceza Karşılaştırma Tablosu: m.110/3, m.110/4 ve m.110/5

Madde Suç Ceza Etkin Pişmanlık Af İmkânı Zamanaşımı
m.110/3 Taksirle orman yangınına sebebiyet verme 2–7 yıl (çaba ile -1/2) Yarı indirim (yangın söndürme) Yasak (An. m.169) 8 yıl
m.110/4 Kasten orman yakma Min. 10 yıl + 10.000 gün adli para Yok Yasak (An. m.169) 15 yıl
m.110/5 Örgüt faaliyetiyle devlet ormanı yakma Müebbet hapis + 20.000 gün adli para Yok (7571/2025) Yasak (An. m.169) İşlemez

Yargıtay Kararları ve İçtihat Analizi

Örgüt Bağlantısının Somut Delillerle Kanıtlanması Zorunluluğu

Yargıtay; m.110/5 kapsamındaki suçlarda örgüt bağlantısının soyut bir iddiadan ibaret kalmamasını, somut delillerle ortaya konulmasını aramaktadır. Salt sanığın belirli bir ideolojiye sempatiyle yaklaşması ya da geçmişte örgütle temas etmiş olması; m.110/5 uygulaması için yeterli görülmemektedir.

Taksirle Yangın Kasıta Dönüştürülemez

Yangının ihmal ya da dikkatsizlik sonucu çıktığının teknik delillerle ortaya konulması durumunda; sanığın siyasi kimliği ya da örgütsel geçmişi gerekçesiyle bu suç kasıtlı yakma olarak yeniden nitelendirilemez. Kasıt unsuru; yangının çıkış biçimine ilişkin somut delillerden bağımsız olarak kabul edilemez.

Yangın Çıkış Sebebi Tespitsiz Mahkûmiyet Verilemez (YCGK 2018/686)

Ceza Genel Kurulu’nun bu emsal kararı; yangının çıkış sebebinin somut delillerle aydınlatılmadan ve fail bağlantısı kanıtlanmadan mahkûmiyet kararı verilemeyeceğini ortaya koymaktadır. Bu ilke; m.110/5 davaları için daha da güçlü biçimde geçerlidir; örgüt bağlantısının ek olarak kanıtlanması zorunlu olduğundan delil standardı daha yüksektir.

Terör Amaçlı Orman Yakma Davası Görevli Mahkeme ve Zamanaşımı

Terör amaçlı orman yakma davası görevli mahkeme; TMK m.10 kapsamındaki ihtisas mahkemesi olarak belirlenen Ağır Ceza Mahkemesi‘dir. Bu mahkemeler; 6833 sayılı Kanun kapsamında terörle mücadele ihtisas mahkemesi olarak görevlendirilmektedir.

Usule ilişkin diğer önemli kurallar:

  • Zamanaşımı: Müebbet hapis cezasını gerektiren bu suçta TCK m.66 uyarınca dava zamanaşımı işlememektedir.
  • Tutukluluk: TMK kapsamı nedeniyle olağan tutukluluk süresi uzatılabilmektedir.
  • Kısıtlılık kararı: Soruşturma aşamasında dosyaya müdafi erişimi kısıtlanabilmekte; bu durum savunma hakkının kullanımını doğrudan etkileyebilmektedir.
  • HAGB/Erteleme/Para çevirme: Hiçbiri uygulanamaz.
Önemli Not: Bu makale, Av. Onuralp Turhan tarafından yalnızca genel hukuki bilgi amacıyla hazırlanmıştır. m.110/5 kapsamındaki suçlamalar; hem orman mevzuatına hem de terörle mücadele hukukuna hâkim, deneyimli bir ağır ceza avukatının müdahalesini zorunlu kılmaktadır.

Orman yangını veya terörle bağlantılı ağır ceza davaları hakkında hukuki destek almak için Ankara Avukat Onuralp Turhan ile iletişime geçebilirsiniz.

Ankara Avukat – Turhan Hukuk ve Danışmanlık

Sık Sorulan Sorular

Bir kişinin örgüt üyesi olmadığı ispatlansa bile sırf orman yaktığı için terör suçundan ceza alır mı?

m.110/5’in uygulanabilmesi için örgüt üyeliği zorunlu değildir; ancak örgüt bağlantısının somut delillerle kanıtlanması zorunludur. Sanığın örgüt üyesi olmadığının ispatlanması; örgüt bağlantısına yönelik güçlü bir savunma zemini oluşturmaktadır. Bu durumda m.110/5 yerine m.110/4 (kasten orman yakma, min. 10 yıl) uygulanabilmekte ya da beraat kararı gündeme gelebilmektedir. Örgüt üyeliğinin bulunmaması ile örgüt adına hareket etmemenin birbirinden farklı kavramlar olduğuna dikkat edilmelidir.

MİT veya Emniyet Terör Raporları bu davalarda delil sayılır mı?

Evet, delil kategorisinde değerlendirilir; ancak tek başına mahkûmiyet için yeterli değildir. Yargıtay; istihbarat raporlarının diğer somut delillerle — keşif tutanakları, dijital izler, gözetleme kayıtları, tanık beyanları — desteklenmesini aramaktadır. Kaynağı doğrulanamayan veya sanığa açıklanamayan gizli istihbarat bilgilerine dayanan mahkûmiyet; AİHM içtihadı çerçevesinde adil yargılanma hakkının ihlali olarak itiraz konusu yapılabilmektedir.

Yangının bir terör örgütü tarafından üstlenilmesi sanığın mahkûmiyeti için tek başına yeterli midir?

Hayır. Yargıtay; örgüt üstlenim açıklamasının belirli bir sanığı o eylemin failiyle özdeşleştiren somut delillerle desteklenmesi gerektiğini kabul etmektedir. Salt üstlenim açıklaması; başka delil olmaksızın sanığın suçluluğunu kanıtlamaz. Üstlenim; soruşturma başlangıcı için yol gösterici olabilir; ancak suç ispatı için gereken delil standardını karşılamaz.

Kazara çıkan bir orman yangını sanığın geçmişi veya siyasi kimliği nedeniyle terör suçu kapsamına alınabilir mi?

Hayır. Bu, Yargıtay’ın tutarlı biçimde reddeddiği bir yaklaşımdır. m.110/5; yalnızca doğrudan kastla işlenebilmektedir. Taksirle çıkan orman yangını; failin ideolojik geçmişi ya da siyasi kimliğinden bağımsız olarak m.110/3 kapsamında değerlendirilmektedir. Kasıt unsurunun; yangının çıkış biçimine ilişkin somut delillerden bağımsız biçimde kişinin kimliğinden çıkarımlanması; masumiyet karinesini (AY m.38, AİHM m.6) ihlal edecektir.

Örgüt faaliyetiyle orman yakma suçunda ceza zamanaşımı süresi kaç yıldır?

Müebbet hapis cezasını gerektiren bu suçta TCK m.66 uyarınca dava zamanaşımı işlememektedir. Suçun üzerinden onlarca yıl geçse dahi kovuşturma her zaman başlatılabilmektedir. Bu, m.110/4 (kasten yakma, 15 yıl zamanaşımı) ile temel farklardan biridir. Eylemin gerçekleştiği tarihten bağımsız olarak bu suçun kovuşturulabilirliği her zaman sürmektedir.

Bu suçta etkin pişmanlıktan yararlanmak mümkün müdür?

24 Aralık 2025 tarihinde yürürlüğe giren 7571 sayılı Kanun ile terör örgütleri için TCK m.221 etkin pişmanlık hükümleri artık uygulanamamaktadır. m.110/5 kapsamındaki örgütler TMK m.3 uyarınca terör örgütü sayıldığından; bu tarihten itibaren etkin pişmanlık yoluyla ceza indirimi ya da cezasızlık imkânı ortadan kalkmıştır.

m.110/5 davasında görevli mahkeme hangisidir?

TMK m.10 kapsamındaki terörle mücadele ihtisas mahkemesi olarak görevlendirilen Ağır Ceza Mahkemesi’dir. Bu mahkemeler olağan ağır ceza mahkemelerinden farklı usul kurallarına tabidir ve terör davalarında özel yetki kullanmaktadır.

Orman yangını Türkiye dışında çıkarılmışsa Türk mahkemeleri yargı yetkisi kullanabilir mi?

m.110/5 kapsamındaki suçun konusu olan “devlet ormanı” Türkiye sınırları içindeki ormanlardır; bu nedenle suçun eylem yerinin Türkiye olması zorunludur. Yurt dışından koordinasyon sağlayan ya da talimat veren kişiler ise TCK’nın iştirake ilişkin hükümleri çerçevesinde ayrıca değerlendirilebilmektedir.

Bu suçun soruşturma aşamasında tutukluluk süresi ne kadardır?

TMK kapsamındaki suçlarda tutukluluk süreleri olağan suçlardan farklıdır. İlk gözaltı süresi sonrası uzatmalı tutukluluk; TMK m.10 kapsamında belirlenmekte olup terör davaları için öngörülen azami tutukluluk süresi uzatmalarla birlikte standart sınırların üzerine çıkabilmektedir. Müebbet hapis öngören bu suçta kaçma şüphesi yüksek kabul edileceğinden tutukluluk kararının verilme ihtimali belirgin biçimde artmaktadır.

Özel orman yakmak bu suç kapsamına girer mi?

Hayır. m.110/5 yalnızca devlet ormanlarının yakılmasına uygulanmaktadır. Özel ormanlarda ya da orman sayılan özel mülklerde gerçekleştirilen örgütlü yakma eylemi; m.110/4 (kasten orman yakma, min. 10 yıl) kapsamında değerlendirilebilmektedir. Ancak m.110/5’in müebbet hapis yaptırımı yalnızca devlet ormanlarına yönelik eylemler için geçerlidir.

Yangın sırasında ölüm yaşanırsa ek ceza verilir mi?

Evet. m.110/son uyarınca; orman yangını sebebiyle ölüm ya da yaralanma meydana gelmesi halinde, ayrıca kasten öldürme (TCK m.81 vd.) ya da kasten yaralama suçlarından da gerçek içtima hükümleri çerçevesinde bağımsız olarak ceza verilmektedir. Zaten müebbet hapis öngören m.110/5’e ek olarak kasten öldürme suçundan verilecek ceza; infaz koşulları bakımından belirleyici sonuçlar doğurabilmektedir.

m.110/5’te müebbet mi, ağırlaştırılmış müebbet mi uygulanır?

Kanun metni açıkça müebbet hapis öngörmekte olup ağırlaştırılmış müebbet değildir. Bu iki yaptırım; infaz koşulları bakımından farklılaşmaktadır: Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasında tutuklu kalan süreye sayılmayan süreler ve koşullu salıverilme koşulları daha ağırdır. Bazı savunma kaynaklarında “ağırlaştırılmış müebbet” olarak yanlış aktarılsa da kanun metni yalnızca “müebbet hapis” demektedir.

Av. Onuralp Turhan

Av. Onuralp Turhan – Avukat Onaylı İçerik

Bu makale, Ankara Barosu’na kayıtlı Av. Onuralp Turhan tarafından kaleme alınmıştır. Ankara’nın Etimesgut ve Eryaman ilçelerinde faaliyet gösteren Turhan Hukuk ve Danışmanlık Bürosu, ceza hukuku başta olmak üzere geniş bir hukuki yelpazede müvekkillerine hizmet sunmaktadır. Hukuki destek için turhanhukukvedanismanlik.com.tr adresinden iletişime geçebilirsiniz.

Yorum Ekle

Ankara Barosu’na kayıtlı bir avukat olarak serbest çalışıyorum. Ankara ve çevre illerde hukuk alanında danışmanlık ve avukatlık hizmetleri sunmaktayım. Mesleki kariyerim boyunca hukukun çeşitli alanlarında derin bilgi ve deneyim kazanma fırsatı buldum.

Turhan Hukuk Etimesgut İletişim

0540 409 19 97
bilgi@turhanhukukvedanismanlik.com.tr
Yeşilova, Bayındır Plaza, 4019. Sokak No:2
İç Kapı No:20, 06796 Etimesgut/Ankara

Sosyal Medya