Toplantıda Yasadışı Örgüt Amblemi Taşıma Suçu (2911 SK m.33) - 2026
Dikkat! Son günlerde "Ankara TURHAN HUKUK VE DANIŞMANLIK" adı kullanılarak dolandırıcılık amaçlı kısa mesajlar gönderildiği tespit edilmiştir. Bu tür mesajlara itibar etmeyiniz. Resmî iletişim kanallarımız dışında gelen taleplere karşı dikkatli olunuz.

Toplantıda Yasadışı Örgüt Amblemi Taşıma Suçu (2911 SK m.33) – 2026

  • Anasayfa
  • Ceza Hukuku
  • Toplantıda Yasadışı Örgüt Amblemi Taşıma Suçu (2911 SK m.33) – 2026
Toplantıda Yasadışı Örgüt Amblemi Taşıma Suçu

2911 sayılı Kanun’un 23. ve 33. maddelerine göre, bir eylem sırasında yasadışı örgüt amblemi taşıma, simge veya flama kullanma fiili bağımsız bir suçtur ve bu durum toplantıyı hukuken geçersiz (kanuna aykırı) kılar. Bahse konu suçun yasal karşılığı ise 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezasıdır.

Suç Kapsamındaki Eylemler: Yasadışı örgüt ve topluluklara ait amblem ve işaret taşımak; bu işaret ve amblemleri üzerinde bulunduran üniformayı andırır giysiler giymek; kanunların suç saydığı nitelik taşıyan afiş, pankart, döviz, resim ve levhalar taşımak; bu nitelikteki sloganları yüksek sesle ya da ses cihazıyla yaymak. TMK ile İlişkisi: Bu eylemler, terör örgütü propagandası niteliği taşıdığında 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 7/2. maddesiyle de içtima edebilmektedir; bu durumda hem 2911 SK hem de TMK kapsamında ceza verilebilmektedir. Anayasal Sınırlar: AİHM ve Anayasa Mahkemesi; toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı ile ifade özgürlüğünü güvence altına alan içtihatlarında, bu suçun şiddet unsuru taşımayan barışçıl katılımcılara geniş yorumla uygulanmasını ölçüsüz bulmaktadır.

Terör örgütü amblemi taşıma suçu; hem toplantı hukukunun hem de terörle mücadele mevzuatının kesişim noktasında yer almakta, doğru anlaşılmadan savunulduğunda çok daha ağır sonuçlara yol açabilmektedir. 2911 sayılı kanun yasadışı simge ve flama bağlamındaki hukuki çerçeve; basit bir kıyafet ya da pankart taşımanın 6 aya kadar hapis riski doğurabileceğini ortaya koymaktadır. Yasadışı örgüt flaması açmanın cezası ile toplantıda yasak amblem taşımanın cezası aynı bentte düzenlenmiş olsa da; TMK ile içtima riski, HAGB imkânı ve toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkının sınırları bakımından çok farklı savunma yaklaşımları gerekmektedir. Bu yazıda tüm boyutları kapsamlı biçimde ele alıyorum.

Yasadışı Örgüt Simgesi Kullanma Suçu Nedir?
Yasadışı Örgüt Simgesi Kullanma Suçu Nedir?

Yasadışı Örgüt Simgesi Kullanma Suçu Nedir? (2911 SK m.23/b – m.33/1-b)

Bu suç; toplantı ya da gösteri yürüyüşüne katılım sırasında yasadışı örgüt amblemi, flaması, işareti veya bu nitelikteki simgeleri taşımak ya da sergilemektir. Suç; iki ayrı maddede birbirini tamamlayan çift katmanlı bir yapı sergilemektedir: 2911 SK m.23/b bu eylemleri toplantıyı kanuna aykırı kılan haller arasında saymakta; m.33/1-b ise bu eylemlerin bağımsız suç oluşturduğunu ve cezasını belirlemektedir.

Suç; anayasal açıdan da tartışmalı bir alandır. Türkiye; AİHM’e taraf 47 ülke içinde toplanma hakkını en çok ihlal eden ülke konumundadır. 1959–2018 yılları arasında AİHS m.11 (toplanma özgürlüğü) kapsamında verilen 262 ihlal kararının 95’i Türkiye’yi içermektedir. Bu bağlam; bu alandaki yargısal denetimin önemini ortaya koymaktadır.

2911 Sayılı Kanun m.23/b ve m.33/1-b – Kanun Metni

2911 Sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu – İlgili Maddeler

Madde 23 – Kanuna Aykırı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri (İlgili Bent):

b) Ateşli silahlar veya patlayıcı maddeler veya her türlü kesici, delici aletler veya taş, sopa, demir ve lastik çubuklar, boğma teli veya zincir gibi bereleyici ve boğucu araçlar veya yakıcı, aşındırıcı, yaralayıcı eczalar veya diğer her türlü zehirler veya her türlü sis, gaz ve benzeri maddeler ile yasadışı örgüt ve topluluklara ait amblem ve işaret taşınarak veya bu işaret ve amblemleri üzerinde bulunduran üniformayı andırır giysiler giyilerek veya kimliklerini gizlemek amacıyla yüzlerini tamamen veya kısmen bez vesair unsurlarla örterek toplantı ve gösteri yürüyüşlerine katılma ve kanunların suç saydığı nitelik taşıyan afiş, pankart, döviz, resim, levha, araç ve gereçler taşınarak veya bu nitelikte sloganlar söylenerek veya ses cihazları ile yayınlanarak yapılan toplantı ve gösteri yürüyüşleri kanuna aykırıdır.

Madde 33 – Ceza Hükmü (İlgili Bent):

b) Yasadışı örgüt ve topluluklara ait amblem ve işaret taşıyarak veya bu işaret ve amblemleri üzerinde bulunduran üniformayı andırır giysiler giyerek katılanlar ile kanunların suç saydığı nitelik taşıyan afiş, pankart, döviz, resim, levha, araç ve gereçler taşıyarak veya bu nitelikte sloganlar söyleyerek veya ses cihazları ile yayınlayarak katılanlar altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılırlar.

Kaynak: 2911 Sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu – mevzuat.gov.tr | Anayasa Mahkemesi – Toplanma Hakkı Emsal Kararları

m.23 ve m.33 Arasındaki Yapısal Bağlantı

Rakip avukatlık sitelerinin büyük çoğunluğunun atladığı kritik bir hukuki ayrım: 2911 SK m.23 ile m.33 farklı işlevler üstlenmektedir.

Madde İşlevi Sonucu
m.23/b Toplantıyı kanuna aykırı kılan haller Yetkililere dağıtma, el atma yetkisi doğurur
m.33/1-b Bağımsız suç ve ceza hükmü Katılımcı hakkında 6 ay–3 yıl hapis cezası verilir

Pratikte ne anlama gelir: Bir kişi yasadışı örgüt amblemi taşıyarak toplantıya katıldığında hem toplantı m.23/b kapsamında kanuna aykırı sayılmakta hem de bu kişi m.33/1-b uyarınca bağımsız biçimde yargılanmaktadır. İki sonuç birbirinden bağımsız işler; toplantı dağıtılmasa dahi m.33/1-b suçlaması yapılabilmektedir.

“Yasadışı Örgüt ve Topluluk” Kavramı: Hangi Örgütler Kapsama Giriyor?

Suçun oluşabilmesi için amblem taşınan örgütün “yasadışı” nitelik taşıması zorunludur. Yargıtay ve uygulama; bu kavramı şu kriterlerle somutlaştırmıştır:

1. Anayasa Mahkemesi ya da Mahkeme Kararıyla Kapatılmış Örgütler

Siyasi parti olarak kapatılmış ya da mahkeme kararıyla faaliyeti yasaklanmış örgütlere ait amblemler bu kapsamdadır. Kapatma kararının kesinleşmiş ve yürürlükte olması zorunludur.

2. TMK Kapsamında Terör Örgütü Olarak Tescil Edilen Yapılanmalar

PKK/KCK, DHKP-C, FETÖ/PDY gibi savcılık uygulamasında terör örgütü olarak tanımlanan yapılanmaların amblem, işaret, bayrak ve flamaları bu kapsamda değerlendirilmektedir. Terör örgütü tespiti; mahkeme kararıyla ya da Cumhurbaşkanlığı kararıyla yapılmaktadır.

3. Hiyerarşik Yapısı Kapatılmış Örgütlerin Uzantıları

Yargıtay; kapatılmış bir örgütün devamı niteliğindeki yapılanmaların amblemlerini de ana örgütle özdeş kılmaktadır. Ancak bu genişletici yorum; savunma açısından “örgüt devamı” tespitinin somut delillerle desteklenmesi zorunluluğunu gündeme getirmektedir.

Önemli sınır: Yasal faaliyetine devam eden muhalif partilerin, sendikaların ya da sivil toplum kuruluşlarının sembolleri bu kapsamın kesinlikle dışındadır. Yargıtay; m.33/1-b’nin barışçıl siyasi sembolik ifadeye karşı kullanılmasını AİHS m.10 ve m.11 kapsamında aşırı sınırlama olarak değerlendirmektedir.

2911 Sayılı Kanun Yasadışı Simge ve Flama: Suç Kapsamındaki Eylemler

m.33/1-b; üç ayrı eylem kategorisini suç saymaktadır:

A) Amblem ve İşaret Taşımak

Yasadışı örgüte ait rozet, bayrak, flama, bant, çıkartma ya da bu işaretlerin yer aldığı nesneyi toplantıya taşımaktır. Nesnenin boyutu ya da görünürlüğü belirleyici değildir; örgüte ait olduğunun tespiti yeterlidir.

B) Üniformayı Andırır Giysiler Giymek

Yasadışı örgütün işaret ve amblemlerini üzerinde bulunduran ve örgütle özdeşleşmiş bir kıyafet biçimini çağrıştıran giysileri giymektir. Tek başına siyah ya da belirli bir renk kombinasyonu bu unsuru karşılamaz; örgüt amblemiyle bağlantısının somut olarak kurulması gerekmektedir.

C) Kanunların Suç Saydığı Nitelikte Afiş, Pankart, Slogan

İçeriği kanunlarca suç sayılan afiş, pankart, döviz, resim taşımak ya da bu nitelikteki sloganları sesli ya da ses cihazıyla yaymaktır. Kritik nokta: Pankart ya da sloganın içeriğinin bağımsız olarak başka bir suçu oluşturması gerektiği; salt muhalif ya da eleştirel söylemin bu kapsama giremeyeceği Yargıtay içtihadında yerleşmiştir.

Terör Örgütü Amblemi Taşıma Suçu: Yargısal Örnekler

Uygulamada bu suç kapsamında değerlendirilen somut örnekler şöyledir: Terör örgütü liderinin portresini gösteri alanında taşımak; örgütle özdeşleşmiş flamayı açmak; örgüt sembolü baskılı kıyafet giymek; örgüt sembolü içeren pankartın arkasında yürüyüşe katılmak.

Aksine; herhangi bir örgütle özdeşleşmemiş genel siyasi mesaj içeren pankartlar, yasal siyasi partilerin flamaları ya da salt bir ideolojik tercih ifade eden kıyafetler bu kapsamda değerlendirilemez.

Üniformayı Andırır Giysiler: Nerede Başlar, Nerede Biter?

“Üniformayı andırır giysiler” kavramı; uygulamada en fazla tartışma yaratan unsurdur. Yargıtay; bu unsuru değerlendirirken şu sorulara yanıt aramaktadır: Giysi; belirli bir yasadışı örgütle somut biçimde özdeşleşmiş mi? Örgüte ait amblem ya da işaret giysi üzerinde görünür mü? Toplantı bağlamında değerlendirildiğinde bu kıyafet örgütle özdeşleştirilmeye yetecek güçlü bir çağrışım taşıyor mu?

Yalnızca renk, kesim ya da genel görünüm üzerinden örgüt kıyafeti nitelendirmesi; bireyselleştirme ilkesi çerçevesinde savunma tarafından güçlü biçimde itiraz konusu yapılabilmektedir.

Yasak Slogan ve Ses Yayını: Söyleme Suçunun Sınırları

Yasak slogan ve ses yayını meselesi; ifade özgürlüğüyle en doğrudan çatışan alandır. Yargıtay 16. Ceza Dairesi’nin K.2015/719 sayılı kararında belirleyici ilke ortaya konulmuştur: Sloganın m.33/1-b kapsamına girebilmesi için sloganın içeriğinin TMK m.7/2’de tahdidi olarak sayılan yöntemlerden birini (şiddet övgüsü, teşvik, örgüt adına suç işleme vb.) içermesi gerekmektedir. Salt bir terör örgütü liderinin adını anmak ya da onun ideolojisiyle örtüşen bir slogan atmak; bu yöntemlerden hiçbirini içermiyorsa tek başına m.33/1-b suçunu oluşturmaz.

Terör Örgütü Propagandası Simge Kullanma – TMK m.7/2 ile İçtima

Terör örgütü propagandası simge kullanma yargıtay kararı incelendiğinde; m.33/1-b kapsamındaki eylemle TMK m.7/2 (terör örgütü propagandası) arasındaki ilişkinin nasıl kurulduğu anlaşılmaktadır.

2011 öncesi hukukta; Yargıtay bu iki suçun “seçimlik” uygulandığını, yani suçun daha ağır olan TMK m.7/2 kapsamına girdiğinde 2911 SK m.33/1-b’nin uygulanmayacağını kabul ediyordu. 2011 sonrasında ise Yargıtay; TMK m.7/2 ile 2911 SK m.33/1-b’nin aynı eylemde birlikte uygulanabileceğini ve her iki suçtan ayrı ceza verilebileceğini hükme bağlamıştır. Bu yaklaşım; sanıkların hem TMK hem de 2911 SK’dan birden yargılanması riskini beraberinde getirmektedir.

Savunma açısından kritik not: TMK m.7/2 kapsamında propaganda suçundan hüküm kurulduğunda; artık 2911 SK m.33/1-b’den ayrıca ceza verilemeyeceğini savunan azınlık görüşü de mevcuttur. Hangi yaklaşımın uygulanacağı davadan davaya değişebilmekte; savunma stratejisinin bu konuya özellikle odaklanması gerekmektedir.

Toplantı ve Gösteri Yürüyüşünde Yasak Amblemler: Ceza ve Yaptırımlar
Toplantı ve Gösteri Yürüyüşünde Yasak Amblemler: Ceza ve Yaptırımlar

Toplantı ve Gösteri Yürüyüşünde Yasak Amblemler: Ceza ve Yaptırımlar

Suç Madde Ceza HAGB Erteleme Zamanaşımı
Yasadışı örgüt amblemi taşıma / yasak slogan 2911 SK m.33/1-b 6 ay – 3 yıl hapis Koşullar sağlanırsa mümkün Koşullar sağlanırsa mümkün 8 yıl
Terör örgütü propagandası (simge kullanma) TMK m.7/2 1–5 yıl hapis (basın +1/2) Koşullar sağlanırsa mümkün Koşullar sağlanırsa mümkün 8 yıl
Her iki suçtan birlikte İçtima Her ikisinden ayrı ceza Ceza miktarına göre Ceza miktarına göre 8 yıl

HAGB, Erteleme ve Adli Para Cezasına Çevirme İmkânları

m.33/1-b’nin ceza bandı (6 ay – 3 yıl) dikkate alındığında; bu suç için HAGB ve erteleme teorik olarak mümkündür:

  • HAGB: 2 yıl ve altında kalan cezalar için uygulanabilmektedir. Takdiri indirimler sonucunda cezanın 2 yılın altında kalması halinde; ilk kez suç işleme, pişmanlık ve koşulların birlikte sağlanmasıyla HAGB kararı verilebilmektedir.
  • Erteleme: Yine 2 yıl eşiğine bağlıdır. Benzer koşulların sağlanması halinde uygulanabilmektedir.
  • Adli para cezasına çevirme: 1 yıl ve altındaki kısa süreli hapis için söz konusudur; bu suçta alt sınır 6 ay olduğundan teorik olarak mümkündür ancak mahkemelerin bunu tercih edip etmemesi takdirine bırakılmıştır.

TMK m.7/2 ile içtima halinde ise; toplam ceza miktarının artması nedeniyle HAGB ve erteleme eşiklerine ulaşmak güçleşmektedir.

Toplantı ve Gösteri Yürüyüşü Hakkının Sınırları: AİHM ve AYM İçtihadı

Toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkının sınırları; AİHS m.11 ve Anayasa m.34 kapsamında katı bir ölçülülük denetimine tabidir. Bu çerçevede temel ilkeler şöyledir:

AİHM İçtihadından Temel İlkeler

Gün ve diğerleri/Türkiye (8029/07): Bir toplantıdaki bazı katılımcıların şiddet eylemine geçmesi; bu şiddete katılmayan barışçıl katılımcılara yönelik kovuşturmayı haklı kılmaz. Bireysel sorumluluk bireysel eylemle kanıtlanmalıdır.

Oya Ataman/Türkiye (74552/01): Önceden bildirim yapılmamış olsa dahi barışçıl gösterilerde polisin bir miktar tolerans göstermesi gerektiği; her bildirim eksikliğinin cezai kovuşturmayı gerektirmediği vurgulanmıştır.

AYM İçtihadından Temel İlkeler

AYM 2013/2394 (Osman Erbil): HAGB kararı verilmiş olsa dahi; barışçıl bir katılımcıya yönelik mahkûmiyet kararının toplantı ve gösteri özgürlüğü bakımından orantısız müdahale oluşturduğu tespit edilmiştir. Bu emsal; 2911 SK m.33/1-b kapsamındaki barışçıl katılımcılar için bireysel başvuru zeminini açıkça ortaya koymaktadır.

AYM E.2014/101, K.2017/142: Toplantıya bildirim şartının “izin alma”ya dönüşecek biçimde yorumlanmasının anayasaya aykırı olduğu hükme bağlanmıştır.

Terör Örgütü Propagandası Simge Kullanma Yargıtay Kararları

Yargıtay 16. CD K.2017/937 – Slogan İfade Özgürlüğü Kapsamında

Mahkûmiyet kararının tefhiminin ardından öfkeyle söylenen terör örgütü kurucusu lehine sloganın; eylemin gerçekleştiği yer ve koşullar, dinleyici kitlesi ve harekete geçirme potansiyeli birlikte değerlendirildiğinde ifade özgürlüğü kapsamında kaldığı ve mahkûmiyet için yeterli olmadığı hükme bağlanmıştır.

Yargıtay 16. CD K.2015/719 – TMK m.7/2 Unsurları Araştırılmalı

Gerilla marşı söylemenin m.33/1-b kapsamına girebilmesi için TMK m.7/2’deki tahdidi yöntemlerin kullanıldığının somut olarak kanıtlanması gerektiği; bu kanıt bulunmadan beraat kararı verilmesi gerektiği hükme bağlanmıştır.

Pankartın Arkasında Yürümek Tek Başına Yeterli Değil

Yargıtay; PKK/KCK örgütünü övücü pankartın arkasında yürüyüşe katılan sanığın aynı zamanda m.33/1-b’den değil; TMK m.7/2’den de yargılanması gerektiğini; ancak bu birleşimin ölçülülük denetiminden bağımsız biçimde uygulanamayacağını içtihat etmiştir.

Görevli Mahkeme, Zamanaşımı ve Usul

2911 SK m.33/1-b suçunda görevli mahkeme Asliye Ceza Mahkemesi‘dir. TMK m.7/2 ile içtima halinde ise terörle mücadele ihtisas mahkemesi (ağır ceza) devreye girebilmektedir. Zamanaşımı 8 yıldır. Suç re’sen kovuşturulan suçlardandır; şikayete bağlı değildir. Adalet Bakanlığı‘nın ilgili savcılık birimleri ile Anayasa Mahkemesi‘nin emsal kararları bu alandaki hukuki zemin için temel kaynaklar arasındadır.

Önemli Not: Bu makale, Av. Onuralp Turhan tarafından yalnızca genel hukuki bilgi amacıyla hazırlanmıştır. Bu suç; anayasal ifade özgürlüğü ile güvenlik kaygılarının hassas kesişiminde yer almaktadır. Süreçleriniz için mutlaka deneyimli bir ceza avukatından destek almanızı öneririm.

Toplantı ve gösteri yürüyüşü suçları veya terörle bağlantılı ceza davaları hakkında hukuki destek almak için Ankara Avukat Onuralp Turhan ile iletişime geçebilirsiniz.

Ankara Avukat – Turhan Hukuk ve Danışmanlık

Sık Sorulan Sorular

Toplantıda yasadışı örgüt amblemi taşırsam ne kadar ceza alırım?

2911 SK m.33/1-b kapsamında 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezası ile karşılaşabilirsiniz. Eylemin aynı zamanda TMK m.7/2 (terör örgütü propagandası) kapsamına girdiğinin tespit edilmesi halinde her iki suçtan ayrı ayrı yargılanma riski de bulunmaktadır. Somut ceza; mahkemenin takdir yetkisi, ilk suç olup olmadığı ve tavrınız gibi kişisel koşullar dikkate alınarak belirlenmektedir.

Yasadışı bir örgütle bağlantım yok ama amblem taşıdım; bu suçu oluşturur mu?

Evet, örgüt üyeliği bu suç için zorunlu değildir. m.33/1-b; taşıma eylemini bağımsız olarak suç saymaktadır; taşıyan kişinin örgütle üyelik ilişkisi kurulmasına gerek yoktur. Bununla birlikte; örgüte ait olduğunu bilmeden ya da ideolojik bir amaç taşımaksızın taşıdığınızın kanıtlanması, kastın yokluğu savunmasını güçlendirebilmektedir.

2911 SK m.23 ile m.33 arasındaki fark nedir?

m.23; hangi durumlarda toplantının kanuna aykırı sayıldığını tanımlamaktadır. m.33 ise bu kanuna aykırı halleri gerçekleştiren bireyler hakkında uygulanacak ceza hükmüdür. Bir kişi, m.23/b kapsamındaki herhangi bir yasak eylemi gerçekleştirdiğinde hem toplantı kanuna aykırı hale gelmekte hem de bu kişi m.33/1-b kapsamında bireysel olarak yargılanmaktadır.

Bu suçtan HAGB alabilir miyim?

Evet, koşullar sağlandığında mümkündür. m.33/1-b kapsamındaki ceza bandı (6 ay – 3 yıl) HAGB eşiğini (2 yıl) içermektedir; takdiri indirimler sonucunda cezanın 2 yılın altında kalması halinde HAGB kararı verilebilmektedir. Ancak TMK m.7/2 ile içtima halinde toplam ceza artacağından HAGB zorlaşmaktadır.

Bu suçtan beraat etmek için hangi savunma yolları kullanılabilir?

Başlıca savunma zemini üçtür: Birincisi, taşınan nesnenin yasadışı bir örgütle özdeşleştirildiğine dair yeterli delil bulunmadığının ortaya konulması. İkincisi, kastın yokluğu — nesnenin örgütle ilişkisinin bilinmeden taşındığının kanıtlanması. Üçüncüsü, AYM ve AİHM içtihadı çerçevesinde ölçüsüz müdahale — barışçıl katılımcılar için kovuşturmanın demokratik toplumda zorunlu olmadığının savunulması.

TMK ve 2911 SK bu suçta birlikte uygulanabilir mi?

Evet. Yargıtay; amblem taşıma ya da yasak slogan atma eyleminin aynı zamanda TMK m.7/2 (terör örgütü propagandası) kapsamına girdiği durumlarda her iki suçtan ayrı ayrı ceza verilebileceğini hükme bağlamaktadır. Bu içtima; toplam yaptırım miktarını önemli ölçüde artırabileceğinden suç vasfı tartışması savunmanın merkezine alınmalıdır.

Barışçıl bir katılımcı olarak toplantıda pankart taşıdım, AYM’ye başvurabilir miyim?

Evet. AYM 2013/2394 (Osman Erbil) kararı; barışçıl katılımcılara yönelik kovuşturmanın bile toplantı ve gösteri özgürlüğüyle çelişebileceğini açıkça ortaya koymuştur. Mahkûmiyet kararı kesinleştikten sonra iç hukuk yollarının tüketilmesi koşuluyla Anayasa Mahkemesi‘ne bireysel başvuruda bulunabilirsiniz; şiddet unsuru taşımayan barışçıl katılımlarda başvurunun kabul edilme ihtimali güçlüdür.

Devlet memuru ya da kamu görevlisi olarak bu suçtan mahkûm olursam ne olur?

657 sayılı DMK m.48/5 uyarınca; 1 yıl ve üzeri hapis cezası gerektiren suçlardan mahkûm olan kişiler devlet memurluğuna alınamaz. m.33/1-b’nin üst sınırı 3 yıl olduğundan; bu eşiğin üzerinde bir mahkûmiyet kararı memuriyeti sona erdirebilmekte ya da göreve alımı engelleyebilmektedir. HAGB kararı; sicili temiz tutabilmekle birlikte her zaman güvenlik soruşturmasında görünmeyeceğinin garantisi değildir.

Sloganın terör örgütü propagandası sayılabilmesi için ne gerekmektedir?

Yargıtay 16. CD K.2015/719 uyarınca; sloganın TMK m.7/2 kapsamına girebilmesi için tahdidi olarak belirlenen yöntemlerden birini — şiddet övgüsü, terör örgütüne katılım teşviki, örgüt adına suç işleme gibi — içermesi gerekmektedir. Salt bir siyasi liderin adını anmak ya da ideolojik bir tercihi dile getirmek; bu unsurları içermediği sürece tek başına propaganda suçu oluşturmamaktadır.

Yurtdışından getirilen ya da internetten satın alınan örgüt amblemi bu suçu oluşturur mu?

m.33/1-b; amblemi toplantı ve gösteri yürüyüşüne katılım sırasında taşımayı suç saymaktadır. Bu amblemin kaynağı belirleyici değildir. Önemli olan; toplantıya katılım sırasında taşınmasıdır. Toplantı dışında bu nesneleri bulundurmak; farklı kanun hükümleri kapsamında (TMK m.7/2 propaganda vb.) değerlendirilebilir; ancak 2911 SK m.33/1-b suçu oluşmaz.

Kapatılan bir siyasi partinin sembolü taşımak bu suça girer mi?

AYM ya da mahkeme kararıyla kapatılmış siyasi partilerin amblemleri; kural olarak bu suç kapsamında “yasadışı örgüt” sembolü sayılabilmektedir. Ancak Yargıtay; kapatma kararının niteliği, kapatılan partinin faaliyet biçimi ve amblemin örgütle somut özdeşleşmesini somut delillerle değerlendirmektedir. Her somut dava bu kriterler çerçevesinde ayrıca incelenmelidir.

Bu suçta zorunlu müdafilik var mı?

m.33/1-b (6 ay – 3 yıl) salt bu suç bakımından zorunlu müdafilik gerektiren suçlar arasında yer almamaktadır. Ancak TMK m.7/2 ile içtima edilmesi ya da sanığın 18 yaşından küçük olması halinde CMK kapsamında müdafi atanması zorunlu hale gelebilmektedir. Her durumda deneyimli bir ceza avukatıyla çalışmak; sonucu belirleyici önem taşımaktadır.

Av. Onuralp Turhan

Av. Onuralp Turhan – Avukat Onaylı İçerik

Bu makale, Ankara Barosu’na kayıtlı Av. Onuralp Turhan tarafından kaleme alınmıştır. Ankara’nın Etimesgut ve Eryaman ilçelerinde faaliyet gösteren Turhan Hukuk ve Danışmanlık Bürosu, ceza hukuku başta olmak üzere geniş bir hukuki yelpazede müvekkillerine hizmet sunmaktadır. Hukuki destek için turhanhukukvedanismanlik.com.tr adresinden iletişime geçebilirsiniz.

Yorum Ekle

Ankara Barosu’na kayıtlı bir avukat olarak serbest çalışıyorum. Ankara ve çevre illerde hukuk alanında danışmanlık ve avukatlık hizmetleri sunmaktayım. Mesleki kariyerim boyunca hukukun çeşitli alanlarında derin bilgi ve deneyim kazanma fırsatı buldum.

Turhan Hukuk Etimesgut İletişim

0540 409 19 97
bilgi@turhanhukukvedanismanlik.com.tr
Yeşilova, Bayındır Plaza, 4019. Sokak No:2
İç Kapı No:20, 06796 Etimesgut/Ankara

Sosyal Medya