Mal Beyanında Bulunmama Suçu: Ceza Kalktı mı, Tazyik Hapsi - 2026
Dikkat! Son günlerde "Ankara TURHAN HUKUK VE DANIŞMANLIK" adı kullanılarak dolandırıcılık amaçlı kısa mesajlar gönderildiği tespit edilmiştir. Bu tür mesajlara itibar etmeyiniz. Resmî iletişim kanallarımız dışında gelen taleplere karşı dikkatli olunuz.

Mal Beyanında Bulunmama Suçu: Ceza Kalktı mı, Tazyik Hapsi – 2026

Mal Beyanında Bulunmama Suçu

Mal beyanında bulunmama suçu; İcra ve İflas Kanunu (İİK) m.76 kapsamında, icra takibi kesinleşen borçlunun öngörülen süre içinde malvarlığını bildirmemesidir. Bu durum teknik anlamda bir suç değil, tazyik hapsi (disiplin hapsi) yaptırımına bağlı bir yükümlülük ihlalidhr. Tazyik hapsi; en fazla 3 ay, bir defaya mahsus, alacaklının şikayetiyle açılan icra mahkemesi kararıyla uygulanır ve borçlu mal beyanında bulunduğu anda veya borcu ödediğinde sona erer. Adli sicile işlemez.

Gerçeğe aykırı (yalan) beyanda bulunmak ise farklı bir hüküme tabidir: İİK m.338/1 kapsamında 3 aydan 1 yıla kadar gerçek hapis cezası öngörülmekte; bu ceza beyan düzeltilse dahi ortadan kalkmamaktadır.

Mal beyanı süreleri: Genel haciz yoluyla takiplerde 7 gün, kambiyo senetlerine özgü takiplerde 10 gün, itirazın kaldırılması kararından sonra 3 gün. Hiçbir malı olmayan borçlu bile “Üzerime kayıtlı malım ve alacağım yoktur, asgari ücretle çalışıyorum” biçiminde beyanda bulunarak bu yükümlülüğü yerine getirebilir.

İcra takibinden gelen ödeme emrini görmezden gelen ya da mal beyanı dilekçesini zamanında vermeyen borçlunun karşılaşabileceği yaptırım; çoğunun sandığından hem farklı hem de kurtulması çok daha kolay bir mekanizmadır. Bu yazıda mal beyanında bulunmama suçunun aslında teknik olarak suç olmadığını, mal beyanında bulunmama cezasının kalktı mı sorusunu, mal beyanı geç verilirse ne olur sorusunu ve mal bildirimi yapmayı unuttum durumunda izlenecek adımları, tüm yasal çerçevesiyle açıklıyorum.

İcra Hukukunda Mal Beyanı (Mal Bildirimi) Nedir?

Hakkınızda bir icra takibi kesinleştiğinde, kanun borçluya belirli bir süre içinde malvarlığını icra dairesine bildirme zorunluluğu getirmektedir. Bu yükümlülük; alacaklının araştırma külfetini hafifletmek ve icra sisteminin dürüstlük ilkesi üzerine işlemesini sağlamak amacıyla düzenlenmiştir.

İİK m.74 uyarınca mal beyanı; borçlunun gerek kendisinde gerek üçüncü kişilerin (yedinde) elinde bulunan mal, alacak ve haklarından borcuna yetecek miktarının nitelik ve vasfını bildirmesidir. Kanun bunu geniş tutmuştur: Borçlu, her türlü kazanç ve gelirlerini, yaşayış tarzına göre geçim kaynaklarını ve bu duruma göre borcunu ne şekilde ödeyebileceğini de yazılı ya da sözlü olarak bildirmek zorundadır.

Kanun Metni: İİK m.74, m.76 ve m.338

İcra ve İflas Kanunu – Madde 74 (Mal Beyanı)

Borçlu, haciz yapılması istenen mal ve haklarını bildirmeye mecburdur. Borçlu bu bildirme yükümlülüğünü yerine getirirken, her türlü kazanç ve gelirlerini, yaşayış tarzına göre geçim kaynaklarını (membalarını) ve buna nazaran borcunu ne suretle ödeyebileceğini de bildirmek zorundadır.

Kaynak: İcra ve İflas Kanunu – mevzuat.gov.tr

İcra ve İflas Kanunu – Madde 76 (Tazyik Hapsi)

Mal beyanında bulunmayan borçlu, alacaklının talebi üzerine beyanda bulununcaya kadar icra mahkemesi hakimi tarafından bir defaya mahsus olmak üzere hapisle tazyik olunur. Ancak bu hapis üç ayı geçemez.

Kaynak: İcra ve İflas Kanunu – mevzuat.gov.tr

İcra ve İflas Kanunu – Madde 338/1 (Gerçeğe Aykırı Beyan)

Bu Kanun’a göre istenen beyanı hakikate aykırı surette yapan kimse, alacaklının şikâyeti üzerine üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Kaynak: İcra ve İflas Kanunu – mevzuat.gov.tr | Adalet Bakanlığı

Mal Beyanında Ne Bildirilmesi Gerekir? Tam Liste

Pek çok borçlu “üzerimde hiçbir şey yok” diyerek beyanda bulunmaktan kaçınmaktadır. Oysa bu yanlış bir yaklaşımdır; hiçbir malı olmayan borçlu bile beyanda bulunmak zorundadır. Bildirim kapsamına girenler:

  • Taşınmaz mallar: Tapu kaydınızdaki daireler, arsalar, tarla vb.
  • Taşınır mallar: Araç, motosiklet, iş makinesi, değerli mücevher, elektronik eşya
  • Banka hesapları: Tüm bankalardaki vadeli/vadesiz hesap ve mevduatlar
  • Üçüncü kişilerdeki alacaklar: Verdiğiniz borçlar, verilen kefaletler, senetler
  • Kira gelirleri ve mülk gelirleri
  • Maaş veya ücret: Çalıştığınız kurum/şirket ve maaş miktarı
  • İşyeri ve ticari varlıklar: İşletme, şirket hisseleri, stok
  • Borcunuzu nasıl ödeyebileceğiniz: Taksit önerisi veya ödeme planı

Kritik uygulama notu: Hiçbir malınız yoksa bile beyanda bulunma zorunluluğunuz devam etmektedir. “Üzerime kayıtlı taşınmaz ve taşınır malım, banka hesabımda birikimim, üçüncü kişilerde alacağım bulunmamaktadır. Şu adreste kiracı olarak yaşamakta, şu işyerinde asgari ücretle çalışmaktayım” biçimindeki bir beyan; hukuken geçerli ve yeterli bir mal beyanıdır.

Mal Beyanında Bulunmak İçin Ne Yapmalıyım? Adım Adım Kılavuz

1. Adım — Ödeme Emrini Kontrol Et

İcra dairesinden gelen ödeme emrinde dosya numarası, alacaklı, alacak miktarı ve süre bilgisi yer alır. Bu belgeyi muhafaza edin; mal beyanı dilekçesinde dosya numarasını kullanacaksınız.

2. Adım — Süreyi Takip Et

Ödeme emrinin elinize teslim edildiği tarihten itibaren: genel icra takiplerinde 7 gün, kambiyo senedi takiplerinde 10 gün, itirazın kaldırılması kararı sonrasında 3 gün. Bu süreyi kaçırmadan beyanda bulunun.

3. Adım — Dilekçeyi Hazırla

Dilekçede şunlar yer almalıdır: İcra dairesi ve dosya numarası, borçlu kimlik bilgileri, “İİK m.74 uyarınca mal beyanında bulunduğumu beyan ederim” ifadesi, sahip olduğunuz tüm mal, alacak ve gelir bilgileri (hiçbir şeyiniz yoksa “herhangi bir mal, alacak veya birikimim bulunmamaktadır” ibaresi), çalışıyor iseniz işyeri ve maaş bilgisi, imza ve tarih.

4. Adım — Daireden Alındı Belgesi Al

Dilekçeyi icra dairesine bizzat teslim edebileceğiniz gibi, noter aracılığıyla ya da taahhütlü posta yoluyla da gönderebilirsiniz. Şahsen teslimde dilekçenizin üzerine “Alındı” damgası vurdurun ve tarih şerhi aldırın; bu belgeyi saklayın.

5. Adım — Malvarlığında Değişiklik Olursa Bildir

İİK m.77 uyarınca mal beyanından sonra yeni kazandığınız malları ve gelir artışlarını 7 gün içinde icra dairesine bildirmeniz zorunludur. Bu yükümlülüğü yerine getirmemek ayrı bir ihlal oluşturabilmektedir.

Mal Beyanında Bulunma Süresi: 7 Gün, 10 Gün, 3 Gün

Takip Türü Beyan Süresi Sürenin Başladığı An Yasal Dayanak
Genel haciz yoluyla ilamsız takip 7 gün Ödeme emrinin tebliğ tarihi İİK m.60 ve m.74
Kambiyo senetlerine özgü takip (çek, senet, poliçe) 10 gün Ödeme emrinin tebliğ tarihi İİK m.168 ve m.74
İtirazın kesin veya geçici kaldırılması kararı sonrası 3 gün Kaldırma kararının borçluya tebliği İİK m.75
Yeni kazanılan mal/gelir artışı bildirimi 7 gün Mal veya gelirin kazanıldığı tarih İİK m.77

Mal Beyanında Bulunmamanın Cezası: Tazyik Hapsi (İİK m.76)

İİK m.76 kapsamındaki tazyik (disiplin) hapsi; cezalandırmayı değil, borçluyu yasal görevini yerine getirmeye zorlamayı amaçlamaktadır. Bu nedenle diğer hapis cezalarından köklü biçimde ayrışmaktadır:

  • Azami süre: 3 ay. İcra mahkemesi bu süreyi aşan bir karar veremez.
  • Bir defaya mahsus: Aynı dosyada aynı borçluya birden fazla kez uygulanamaz.
  • Alacaklının şikayeti zorunlu: Devlet resen harekete geçemez; alacaklının icra mahkemesine şikayet başvurması şarttır.
  • Sona erme: Borçlu mal beyanında bulununca ya da borcu ödeyince hapis sona erer; tek bir dilekçe yeterlidir.
  • Adli sicil etkisi yok: Tazyik hapsi; adli para cezasına çevrilemez, ancak adli sicile de işlemez.

Mal Beyanında Bulunmama Cezası Kalktı mı? (İİK m.337 ve AYM)

Bu soru; uygulamada en sık karşılaştığım sorulardan biridir ve yanıtı dikkatli bir ayrımı gerektirmektedir.

Eski düzenleme (İİK m.337): Yıllar içinde İİK m.337; mal beyanında bulunmamayı “suç” olarak nitelendiriyor ve ağır yaptırımlar öngörüyordu. Anayasa Mahkemesi; bu düzenlemeye yönelik çeşitli hükümleri iptal etmiştir. Bu iptal kararları; zamanla mal beyanında bulunmama eylemini “suç” kategorisinden çıkarmıştır.

Güncel durum: Mal beyanında bulunmamak artık klasik bir “suç” değildir ve adli sicile işlemez. Ancak yükümlülük tamamen ortadan kalkmış değildir. İİK m.76’daki tazyik hapsi mekanizması hâlâ yürürlüktedir ve alacaklının şikayetiyle işletilmektedir. Yani:

  • Mal beyanında bulunmamak → klasik suç değil → adli sicil etkisi yok
  • Mal beyanında bulunmamak → tazyik hapsi riski var → azami 3 ay, beyan verince sona erer
  • Gerçeğe aykırı beyan → suçtur → İİK m.338/1 → 3 ay-1 yıl gerçek hapis

Kısa yanıt: “Ceza kalktı” söylemi yarı doğru, yarı yanlış. Klasik suç niteliği ve adli sicil etkisi kalktı; ancak tazyik hapsi yaptırımı yürürlüktedir. “Hapis çıkmaz” sanarak mal beyanında bulunmayanlar 3 aya kadar tazyik hapsiyle karşılaşabilmektedir.

Hapis Kararı İçin Aranan Katı Şartlar

İcra mahkemesi; tazyik hapsi kararı vermeden önce üç katı şartı eksiksiz aramaktadır:

1. Alacaklının Şikayet Başvurusu

İcra müdürü ya da devlet kendiliğinden harekete geçemez. Alacaklının icra mahkemesine yazılı şikayet dilekçesi vermesi zorunludur. Bu dilekçe; şikayet hakkının doğduğu tarihten itibaren 3 ay içinde yapılmalıdır aksi hâlde hak düşer.

2. Ödeme Emrinin Borçlunun Bizzat Kendisine (Asile) Tebliği

Cezaların şahsiliği ilkesi gereğince; ödeme emri borçlunun vekiline (avukatına) tebliğ edilmiş olsa bile, tazyik hapsi kararı verilebilmesi için ödeme emrinin bizzat borçlu asile tebliğ edilmiş olması zorunludur. Bu şart sağlanmamışsa hapis kararı kesinlikle verilemez.

3. Meşruhatlı Davetiye (İhtar İçeren Tebligat)

İcra mahkemesi; şikayet üzerine borçluya “duruşmaya gelmediğiniz takdirde yokluğunuzda karar verileceği” ihtarını içeren özel tebligat (meşruhatlı davetiye) göndermek zorundadır. Bu uyarıyı içermeyen tebligatla savunma hakkı kısıtlanarak hapis kararı verilemez; Yargıtay bu tür kararları bozmaktadır.

Mal Beyanı Geç Verilirse Ne Olur?

Bu sorunun yanıtı; tazyik hapsi mekanizmasının en önemli özelliğini ortaya koymaktadır: Geç beyan, zamanaşımı yokluğunda geçerliliğini korur.

Yargıtay’ın yerleşik içtihadına göre; borçlunun mal beyanında bulunması hapis cezasından kurtulmak için yeterlidir ve bu beyanın yasal süresinden sonra verilmiş olması hiçbir önem taşımamaktadır. Yani:

  • 7 günlük süreyi geçirdiniz → beyanı sonradan verebilirsiniz
  • Hakkınızda hapis kararı çıktı → dilekçeyi o an vermeniz yeterlidir
  • Cezaevine götürülüyorsunuz → kapıda dilekçeyi imzalayıp verirseniz derhal serbest bırakılırsınız

Bu mekanizma; tazyik hapsinin amacıyla örtüşmektedir: Yaptırım cezalandırmak için değil, borçluyu beyanda bulunmaya zorlamak için mevcuttur. Amaca ulaşıldığı anda yaptırım sona erer.

Mal Bildirimi Yapmayı Unuttum, Ne Yapmalıyım?

Bu durum son derece yaygın bir panikleme nedenidir; ancak çözümü oldukça basittir:

1. Paniklemeden Değerlendirin

Sürenin geçmiş olması; hemen hapis anlamına gelmez. Hapis kararı çıkabilmesi için alacaklının şikayet başvurusunda bulunması, ödeme emrinin asile tebliği ve meşruhatlı davetiye şartlarının sağlanması gerekmektedir. Bu süreçler zaman almaktadır.

2. Hemen Mal Beyanı Dilekçesi Verin

İcra dosyanızın bulunduğu icra dairesine giderek mal beyanında bulunun. Dilekçeye “İİK m.74 uyarınca gecikmeli de olsa mal beyanında bulunduğumu bildiririm” ibaresini ekleyin. Alındı belgesi alın.

3. Hakkınızda Şikayet Açıldıysa

İcra mahkemesinden tebligat geldiyse; hemen mal beyanı dilekçesini verin. Duruşma tarihine kadar beyanda bulunmanız, davanın düşmesini sağlayacaktır. Duruşmaya katılmanız güçlüyse bir avukat aracılığıyla bu işlemi yürütebilirsiniz.

4. Hapis Kararı Çıktıysa

Hapis kararı çıksa dahi mal beyanında bulunduğunuz anda ceza düşer ve serbest bırakılırsınız. Bu nedenle infazı beklemek yerine hemen icra dairesine dilekçe verin ya da avukatınız aracılığıyla gecikmeksizin beyanda bulunun.

Gerçeğe Aykırı Beyanda Bulunmanın Cezası (İİK m.338/1)

Mal beyanında bulunmama ile gerçeğe aykırı beyan; birbiriyle karıştırılan ancak hukuki sonuçları bakımından çok farklı iki durumdur. Gerçeğe aykırı beyan; İİK m.338/1 kapsamında gerçek bir suçtur ve adli sicile işler.

Sık karşılaşılan örnek: Borçlunun “hiçbir malım yoktur” beyanını vererek tazyik hapsinden kurtulduğu, ancak ardından üzerine kayıtlı araçları, banka mevduatları ya da üçüncü kişilerdeki alacaklarının ortaya çıktığı durum. Bu halde:

  • Alacaklının şikayeti üzerine ceza davası açılır
  • Asliye Ceza Mahkemesi’nde yargılama yapılır
  • 3 aydan 1 yıla kadar hapis cezasına hükmedilebilir
  • Bu ceza; tazyik hapsi gibi beyan verince sona ermez; gerçek hapis cezasıdır
  • Adli sicil kaydına işler

Tazyik Hapsi ile Gerçek Hapis Arasındaki Fark

Kriter Tazyik Hapsi (m.76) Gerçek Hapis (m.338/1)
Niteliği Disiplin/zorlama tedbiri Suç yaptırımı
Azami süre 3 ay 1 yıl
Sona erme Beyan verince veya borç ödenince derhal Ceza infaz edilince; beyan verince düşmez
Adli sicil İşlemez İşler
Kaç kez uygulanır? Bir defaya mahsus Kovuşturma sonucu mahkûmiyet ile
Görevli mahkeme İcra Mahkemesi Asliye Ceza Mahkemesi
Para cezasına çevirme Çevrilemez CMK hükümlerine göre değerlendirilebilir

Taahhüt İhlali ile Mal Beyanında Bulunmama Arasındaki Fark

Uygulamada çok sık karıştırılan iki kavramdır; ancak hukuki nitelikleri ve yaptırımları farklıdır:

Mal beyanında bulunmama (İİK m.76): Borçlunun malvarlığını bildirme yükümlülüğünü yerine getirmemesi. Tazyik hapsi (3 ay), beyan verince sona erer.

Taahhüt ihlali (İİK m.340): Borçlunun alacaklıyla mutabık kalarak icra dairesinde bir ödeme taahhüdünde bulunması ve bunu yerine getirmemesi. Bu ihlal de tazyik hapsiyle yaptırımlandırılmakta; ancak sona erme koşulları farklıdır: Yalnızca taahhüt edilen miktarı ödeyerek ya da yükümlülüğü yerine getirerek hapseden kurtulunabilmektedir.

Mal Kaçırma Suçu (İİK m.331)

Mal beyanında bulunmamaktan çok daha ağır bir yaptırım; icra takibini engellemeye yönelik mal kaçırma eylemine bağlıdır. İİK m.331 uyarınca alacaklıyı zarara uğratmak için malını kaçıran, gizleyen ya da tahrip eden borçlu, 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezası ve bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.

Bu suçun en yaygın biçimi; icra takibini öğrendikten sonra taşınmazların ya da araçların eş, çocuk ya da yakınlar üzerine devredilmesidir. Bu tür devirler; alacaklı tarafından tasarrufun iptali davası (İİK m.277 vd.) yoluyla iptale konu edilebilmekte ve ayrıca cezai yaptırım devreye girebilmektedir.

Asgari Ücret İstisnası ve Aciz Vesikası

Asgari ücret istisnası: Alacak miktarının ilgili yıl için belirlenen en yüksek brüt aylık asgari ücretin altında kalması halinde; nafaka alacakları hariç olmak üzere, borçluya disiplin veya tazyik hapsi uygulanamaz. Bu istisna; küçük borçlarda tazyik hapsini önleyen önemli bir güvencedir.

Aciz vesikası sonrası yükümlülükler (İİK m.338/2): Borçlu hakkında “aciz vesikası” alınmış (malvarlığının borcuna yetmediği belgelenmişse) ve borçlunun asgari ücretin üzerinde bir yaşam standardı sürdürdüğü tespit edilmişse; mahkeme gelirinin dörtte birinden az olmamak üzere belirli bir miktarı düzenli icra dairesine yatırmasına karar verebilir. Bu yükümlülüğü yerine getirmeyen borçlu; İİK m.338/2 kapsamında 1 yıla kadar tazyik hapsiyle cezalandırılabilir.

Şirket ve Tüzel Kişilerde Mal Beyanı

Borçlunun tüzel kişi (şirket, vakıf, dernek) olması halinde; mal beyanı yükümlülüğü şirketi temsile yetkili organ üyeleri veya yöneticileri tarafından yerine getirilmektedir. Şirket müdürü ya da yönetim kurulu üyesi bu beyanı yapmakla yükümlüdür.

Gerçeğe aykırı beyan suçu (İİK m.338/1) tüzel kişiliğe değil, beyanı yapan gerçek kişiye uygulanmaktadır. Şirket adına yapılan yalan beyan nedeniyle cezai sorumluluk; doğrudan beyanı imzalayan şirket yöneticisine yüklenir.

Yargıtay Kararları

Meşruhatlı Davetiye Olmadan Hapis Kararı Verilemez (12. HD, 2021/2625 E.)

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin bu emsal kararına göre; borçluya duruşmaya gelmediği takdirde yokluğunda karar verileceği ihtarını içeren meşruhatlı davetiyenin usulüne uygun tebliğ edilmesi şarttır. Bu tebligat yapılmadan verilen hapis kararları Yargıtay tarafından bozulmaktadır.

Geç Beyan Hapis Cezasını Düşürür

Yargıtay; borçlunun mal beyanında bulunmasının tazyik hapsinden kurtulmak için yeterli olduğunu, yasal süresinden sonra verilmiş olmasının hiçbir önem taşımadığını tutarlı biçimde hükme bağlamaktadır. Bu ilke; hatta cezaevinin kapısında bile beyan verilmesinin serbest bırakmayı gerektirdiğini ortaya koymaktadır.

Asile Tebligat Zorunludur

Yargıtay; ödeme emrinin borçlunun vekiline tebliğ edilmiş olmasının, tazyik hapsi için yeterli olmadığını kabul etmektedir. Hapis cezası verilebilmesi için ödeme emrinin borçlu asile ayrıca tebliğ edilmesi zorunludur.

Tazyik Hapsinden Nasıl Kurtulunur?

Tazyik hapsinin en önemli özelliği; çözümünün sürecin herhangi bir aşamasında mümkün olmasıdır:

  • Hapis kararı çıkmadan önce: İcra dairesine mal beyanı dilekçesi vermek → dava düşer
  • Duruşma aşamasında: Mahkemeye beyanda bulunmak ya da icra dairesine dilekçe ibraz etmek → dava sonlanır
  • Hapis kararı infaz aşamasında: Cezaevine götürülmeden ya da götürülürken icra dairesine mal beyanı dilekçesi vermek → derhal serbest bırakılırsınız
  • Borcu ödemek: Beyan vermenin yanı sıra borcun tamamını ödemek de tazyik hapsini sona erdirmektedir
Önemli Not: Bu makale, Av. Onuralp Turhan tarafından genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Mal beyanı yükümlülüğünüzü yerine getirirken ya da hakkınızda açılmış bir şikayet sürecini yönetirken, uygulanacak usulün doğru biçimde işletilmesi sonucu doğrudan etkilemektedir. Uzman bir avukattan destek almanızı öneririm.

Mal beyanında bulunmama, tazyik hapsi veya icra hukuku hakkında hukuki destek almak için Ankara Avukat Onuralp Turhan ile iletişime geçebilirsiniz.

Turhan Hukuk ve Danışmanlık – Ankara Avukat

Sık Sorulan Sorular

Mal beyanında bulunmamanın cezası kalktı mı?

Yarı doğru, yarı yanlış. İİK m.337 kapsamında mal beyanında bulunmamayı “suç” olarak düzenleyen hüküm; Anayasa Mahkemesi kararları ve yasal değişiklikler sonucunda bu niteliğini yitirmiştir; adli sicile işlemez. Ancak yükümlülük tamamen ortadan kalkmış değildir: İİK m.76 kapsamındaki tazyik hapsi mekanizması yürürlüktedir. Alacaklının şikayetiyle icra mahkemesi borçluya 3 aya kadar tazyik (zorlama) hapsi uygulayabilmektedir. Bu hapis beyan verince sona erer ve adli sicile işlemez.

Mal beyanı geç verilirse ne olur?

Yargıtay’ın yerleşik içtihadına göre; yasal süre geçirilmiş olsa dahi mal beyanında bulunmak, hapis kararını ortadan kaldırmaktadır. Beyanın gecikmiş olması sonucu değiştirmez. Hatta tazyik hapsi infaz aşamasına gelmiş olsa bile o an verilen beyan serbest bırakmayı gerektirmektedir. Geç beyanda bulunmanın tek riski; arada alacaklının şikayet başvurusunda bulunmuş ve mahkeme sürecinin başlamış olmasıdır — bu durumda daha hızlı hareket etmek önem kazanmaktadır.

Mal beyanında bulunmak için ne yapmamız lazım?

İcra dairesine (ya da sözlü olarak icra müdürüne) başvurarak malvarlığınızı bildirmeniz yeterlidir. Dilekçede dosya numaranız, kimlik bilgileriniz ve tüm mal, alacak, gelir bilgileriniz yer almalıdır. Hiçbir malınız yoksa “herhangi bir taşınmaz, taşınır malım, banka hesabımda birikimim ve üçüncü kişilerde alacağım bulunmamaktadır, asgari ücretle geçinmekteyim” biçimindeki beyan hukuken yeterlidir. Alındı belgesi mutlaka alınmalıdır.

Mal bildirimi yapmayı unuttum, ne yapmalıyım?

Paniklemeden önce durumu değerlendirin: Hakkınızda şikayet başvurusu yapılmış mı? İcra mahkemesinden tebligat geldi mi? Her iki durumda da yapılacak ilk iş; icra dairesine hemen bir mal beyanı dilekçesi vermektir. Süreyi geçirmiş olmak cezanın kesinleşmesi anlamına gelmez; şikayet için alacaklının 3 aylık hak düşürücü süresi vardır ve tüm aşamalarda beyan vererek hapisten kurtulunabilir.

İcradan hapis çıkar mı, borçtan dolayı hapse girilir mi?

Borcun kendisinden dolayı hapse girilmez; bu Türk hukukunda kaldırılmıştır. Ancak mal beyanında bulunmama nedeniyle tazyik hapsi uygulanabilmektedir. Bu “borçtan hapis” değil, yasal bir bildirme yükümlülüğünü yerine getirmemekten kaynaklanan zorlama hapsidir. Beyan verince veya borç ödenince sona erer.

Hiçbir malım yok, mal beyanında bulunmak zorunda mıyım?

Evet, mutlaka. Mal beyanı; malınızın olduğunu değil, malvarlığınızın durumunu bildirme yükümlülüğüdür. “Üzerime kayıtlı taşınmaz, taşınır malım, banka hesabımda birikimim, üçüncü kişilerde alacağım bulunmamaktadır; asgari ücretle kirada yaşamaktayım” biçimindeki bir beyan hukuken tam ve yeterlidir. Böyle bir beyanda bulunmak; tazyik hapsi riskini tamamen ortadan kaldırır.

Mal beyanında yalan söylersem ne olur?

İİK m.338/1 uyarınca 3 aydan 1 yıla kadar gerçek hapis cezası ile karşılaşırsınız. Bu ceza; tazyik hapsinden farklı olarak sonradan beyanı düzeltmenizle düşmez, adli sicile işler ve Asliye Ceza Mahkemesi’nde yargılama sürdürülür. Mal gizlemekten dolayı alınacak gerçek hapis cezası, mal beyanında bulunmama yaptırımından çok daha ağır sonuçlar doğurmaktadır.

Tazyik hapsi adli sicile işler mi?

Hayır. İİK m.76 kapsamındaki tazyik (disiplin) hapsi; Türk Ceza Kanunu anlamında bir hapis cezası değildir ve adli sicil kaydına işlemez. Bu nedenle tazyik hapsini geçirmiş bir kişi, ilerleyen dönemde kamu görevine başvurma ya da güvenlik soruşturmasında bu nedenden dolayı engelle karşılaşmaz.

Mal beyanında bulunmamanın cezası ne kadar sürer?

Tazyik hapsi en fazla 3 ay olabilmektedir; yasal üst sınır budur. Ancak sürenin dolması beklenmeden herhangi bir aşamada mal beyanında bulunulması ya da borcun ödenmesi halinde hapis derhal sona erer. Aynı dosyada aynı borçluya bir defaya mahsus uygulanabilmektedir.

Tazyik hapsi için hakkımda ne zaman şikayet açılabilir?

Alacaklı; mal beyanında bulunma şikayetini en geç yasal sürenin dolduğu tarihten itibaren 3 ay içinde yapmalıdır. Bu süre içinde şikayet başvurusu yapılmamışsa hak düşer ve tazyik hapsi süreci başlatılamaz. Bu nedenle süreyi takip etmek ve alacaklının bu süreyi kullanıp kullanmadığına dikkat etmek önemlidir.

Şirket borçlularında mal beyanı kim verir?

Borçlunun tüzel kişi olması halinde mal beyanı; şirketi temsile yetkili organ üyeleri veya yöneticiler (şirket müdürü, yönetim kurulu üyesi) tarafından verilir. Gerçeğe aykırı beyan suçunda cezai sorumluluk; şirkete değil, beyanı imzalayan gerçek kişiye doğrudan yüklenmektedir.

Avukatıma ödeme emri tebliğ edildiyse bana da hapis cezası çıkar mı?

Hayır. Yargıtay’ın tutarlı içtihadına göre; cezaların şahsiliği ilkesi gereğince tazyik hapsi kararı verilebilmesi için ödeme emrinin borçlu asile ayrıca tebliğ edilmiş olması zorunludur. Ödeme emri yalnızca avukatınıza tebliğ edilmişse, hakkınızda tazyik hapsi kararı kesinlikle verilemez; bu önemli bir savunma zeminidir.

Av. Onuralp Turhan

Av. Onuralp Turhan – Avukat Onaylı İçerik

Bu makale, Ankara Barosu’na kayıtlı Av. Onuralp Turhan tarafından kaleme alınmıştır. Ankara’nın Etimesgut ve Eryaman ilçelerinde faaliyet gösteren Turhan Hukuk ve Danışmanlık Bürosu, icra ve infaz hukuku başta olmak üzere geniş bir hukuki yelpazede müvekkillerine hizmet sunmaktadır. Hukuki destek için turhanhukukvedanismanlik.com.tr adresinden iletişime geçebilirsiniz.

Yorum Ekle

Ankara Barosu’na kayıtlı bir avukat olarak serbest çalışıyorum. Ankara ve çevre illerde hukuk alanında danışmanlık ve avukatlık hizmetleri sunmaktayım. Mesleki kariyerim boyunca hukukun çeşitli alanlarında derin bilgi ve deneyim kazanma fırsatı buldum.

Turhan Hukuk Etimesgut İletişim

0540 409 19 97
bilgi@turhanhukukvedanismanlik.com.tr
Yeşilova, Bayındır Plaza, 4019. Sokak No:2
İç Kapı No:20, 06796 Etimesgut/Ankara

Sosyal Medya