Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış İşkence Suçu (TCK 95) | 2026
Dikkat! Son günlerde "Ankara TURHAN HUKUK VE DANIŞMANLIK" adı kullanılarak dolandırıcılık amaçlı kısa mesajlar gönderildiği tespit edilmiştir. Bu tür mesajlara itibar etmeyiniz. Resmî iletişim kanallarımız dışında gelen taleplere karşı dikkatli olunuz.

Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış İşkence Suçu (TCK 95) | 2026

Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış İşkence Suçu TCK 95

Neticesi sebebiyle ağırlaşmış işkence suçu, temel işkence fiili gerçekleştirilirken mağdurun bedeninde veya ruhunda öngörülmeyen, ancak failin en azından taksiriyle meydana gelen daha ağır bir sonucun (duyu kaybı, organ işlevinin zayıflaması, yüzde sabit iz veya ölüm) ortaya çıkması durumudur. Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 95. maddesinde düzenlenmiştir.

Cezalandırma ve Ağırlaştırıcı Nedenler: Bu suçun cezalandırılması TCK Madde 95 hükümleri kapsamında iki ana başlıkta incelenir. 1) Yarı Oranında Artırım Gerektiren Haller: Temel işkence suçu (3 yıldan 12 yıla kadar hapis) neticesinde duyulardan veya organlardan birinin işlevinin sürekli zayıflaması, konuşmada sürekli güçlük oluşması, yüzde sabit ize neden olunması, mağdurun yaşamını tehlikeye sokan bir durumun ortaya çıkması veya suçun gebe bir kadına karşı işlenip çocuğunun vaktinden önce doğmasına neden olunması hallerinde verilecek ceza yarı oranında artırılır. 2) Ölüm Meydana Gelmesi: İşkence fiili sonucunda mağdur hayatını kaybetmişse, temel ceza uygulanmaz ve faile doğrudan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilir.

Temel Şartlar: Netice sebebiyle ağırlaşmış suç hükümlerinin uygulanabilmesi için iki temel unsur aranır. 1) Kasten işlenen ilk hareket: Failin mağdura yönelik işkence fiilini bilerek ve isteyerek (kasten) başlatmış olması gerekir. 2) Öngörülemeyen ağır netice: Meydana gelen ağır neticenin (ölüm, organ kaybı vb.) fail tarafından istenmemiş olması ancak bu netice açısından failin en azından taksirli (ihmalkar, dikkatsiz) davranışının bulunması gerekir.

İşkence suçu, sistematik biçimde insanın onuruna saldıran fiilleriyle zaten ağır bir yaptırım rejimine bağlanmıştır. Ancak bu sistematik zulüm süreci içinde ortaya çıkan öngörülemeyen ağır sonuçlar — mağdurun duyu veya organlarında kalıcı hasar, yüzde silinmez izler, hayati tehlike ya da ölüm — hukuk düzeninin ayrıca müdahalesini zorunlu kılmaktadır. 5237 sayılı TCK’nın 95. maddesi işte bu müdahaleyi düzenlemekte; neticesi sebebiyle ağırlaşmış işkence kavramını tüm boyutlarıyla kodifiye etmektedir. Bu yazıda TCK m. 95’i her fıkrasıyla, TCK m. 87’deki düzenlemeden farkını, Yargıtay içtihadını ve AİHM boyutunu ele alıyorum.

Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış İşkence Suçu Nedir?

TCK m. 95, bağımsız bir suç tipi değildir; TCK m. 94 kapsamındaki işkence suçunun ağırlaşmış hali olarak uygulanmaktadır. Düzenlemenin mantığı şudur: Fail, kasıtlı olarak işkence uygularken öngörmediği ancak öngörebileceği ya da taksiriyle gerçekleşmesine zemin hazırladığı çok daha ağır bir sonuç ortaya çıkabilmektedir. Kanun koyucu bu ağır sonuçları ayrı artırım rejimine bağlayarak her neticenin kendi ağırlığıyla karşılık bulmasını sağlamıştır.

TCK m. 95’in uygulanabilmesi için önce TCK m. 94 kapsamında bir işkence suçunun tüm unsurlarıyla gerçekleşmiş olması şarttır. Sistematiklik ve süreklilik koşulunu taşımayan münferit eylemler, ne kadar ağır sonuç doğurursa doğursun m. 95’e dayanak oluşturamaz; bu hâllerde TCK m. 87 (neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama) devreye girebilecektir.

Temel Şartlar: Kasten Başlatılan Fiil ve Taksirle Gerçekleşen Netice

TCK m. 23 uyarınca neticesi sebebiyle ağırlaşmış suç hükümlerinin uygulanabilmesi için iki temel koşulun birlikte sağlanması gerekmektedir:

1. Kasten İşlenen İlk Hareket: İşkence Fiili

Failin, mağdura yönelik işkence fiilini TCK m. 94 anlamında bilerek ve isteyerek — yani kasıtlı olarak — başlatmış olması zorunludur. Bu, doğrudan ya da olası kastı kapsamaktadır. Taksirli işkence kavramı hukuken mümkün değildir; işkence ancak kasıtla işlenebilen bir suçtur. Dolayısıyla failin ilk eyleminde kastın varlığı tartışmasız biçimde ispatlanmalıdır.

2. Öngörülemeyen Ağır Netice: En Az Taksir Koşulu

Meydana gelen ağır neticenin fail tarafından doğrudan istenmemiş olması; ancak bu neticenin gerçekleşebileceğinin makul ölçüde öngörülebilir nitelikte olması gerekmektedir. Başka bir deyişle fail, ağır neticeyi istemiyor; ancak uygulanan işkencenin yoğunluğu ve biçimi, bu tür bir sonucun gerçekleşmesini en azından taksir boyutunda öngörülebilir kılmaktadır.

Önemli sınır: Fail ağır neticeyi de bizzat kastederek gerçekleştiriyorsa — örneğin kasıtlı olarak mağdurun gözünü çıkartmak istiyorsa — artık neticesi sebebiyle ağırlaşmış işkence değil, kasıtlı olarak organ işlevini yok etme amacıyla işlenen işkence nitelemesi gündeme gelecektir. Bu ayrım, hem suç nitelemesi hem de ceza miktarı bakımından son derece belirleyicidir.

3. İlliyet Bağı: Nedensellik Zinciri

İşkence fiili ile ağır netice arasında doğrudan bir nedensellik bağının kurulmuş olması şarttır. Ağır neticenin farklı bir olaydan ya da mağdurun önceden var olan sağlık durumundan kaynaklandığının ileri sürülmesi halinde Yargıtay, illiyet bağının varlığını adli tıp raporları ve dosya kapsamıyla ayrıca araştırmaktadır.

5237 Sayılı TCK Madde 95 – Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış İşkence Kanun Metni

Madde 95 – Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış İşkence

(1) İşkence fiilleri, mağdurun;

a) Duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına,

b) Konuşmasında sürekli zorluğa,

c) Yüzünde sabit ize,

d) Yaşamını tehlikeye sokan bir duruma,

e) Gebe bir kadına karşı işlenip de çocuğunun vaktinden önce doğmasına,

neden olmuşsa, yukarıdaki maddeye göre belirlenen ceza, yarı oranında artırılır.

(2) İşkence fiilleri, mağdurun;

a) İyileşmesi olanağı bulunmayan bir hastalığa veya bitkisel hayata girmesine,

b) Duyularından veya organlarından birinin işlevinin yitirilmesine,

c) Konuşma ya da çocuk yapma yeteneklerinin kaybolmasına,

d) Yüzünün sürekli değişikliğine,

e) Gebe bir kadına karşı işlenip de çocuğunun düşmesine,

neden olmuşsa, yukarıdaki maddeye göre belirlenen ceza, bir kat artırılır.

(3) İşkence fiillerinin vücutta kemik kırılmasına neden olması halinde, kırığın hayat fonksiyonlarındaki etkisine göre sekiz yıldan onbeş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

(4) İşkence sonucunda ölüm meydana gelmişse, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmolunur.

Kaynak: 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu – mevzuat.gov.tr

1. Fıkra – Yarı Oranında Artırımlı Haller

Birinci fıkra, işkence fiilinin nispeten daha az kalıcı olmakla birlikte ciddi sonuçlar doğurduğu durumları kapsamaktadır. Bu haller için TCK m. 94’e göre belirlenen temel ceza yarı oranında artırılmaktadır.

a) Duyulardan veya Organlardan Birinin İşlevinin Sürekli Zayıflaması

Organ işlevi tamamen yok olmamış; ancak kalıcı biçimde azalmıştır. Çift organlardan birinin tamamen işlevini yitirmesi halinde organ kaybı sayılarak 2. fıkra uygulanmaktadır.

b) Konuşmada Sürekli Zorluk

Konuşma yeteneğinin tamamen ortadan kalkması değil; kalıcı biçimde güçleşmesidir. Tam kayıp halinde 2. fıkranın (c) bendi devreye girer.

c) Yüzde Sabit İz

İşkence sonucu yüzde oluşan kalıcı izlerdir; mağdurun fizyonomisini bütünüyle değiştirmeyen düzeydedir. Boyun ve kulaklar dahil başın ön kısmını kapsayan yüz bölgesindeki kalıcı izler bu bendin kapsamındadır.

d) Yaşamı Tehlikeye Sokan Durum

İşkence sürecinde mağdurun hayatının doğrudan tehdit altına girmesidir. Adli Tıp değerlendirmesiyle hayati tehlikenin saptanması gerekir; olası tehlike potansiyeli yeterli sayılmaktadır.

e) Gebe Kadında Erken Doğum

Gebe bir kadına uygulanan işkence sonucunda çocuğunun vaktinden önce doğmasına neden olunmasıdır. Failin hamilelikten haberdar olması ya da bilebilecek durumda bulunması koşulu Yargıtay tarafından aranmaktadır.

2. Fıkra – Bir Kat Artırımlı Haller

İkinci fıkra, işkencenin kalıcı ve geri döndürülemez sonuçlar doğurduğu ağır halleri kapsamaktadır. Bu haller için TCK m. 94’e göre belirlenen temel ceza bir kat artırılmaktadır.

a) İyileşmesi Olanağı Bulunmayan Hastalık veya Bitkisel Hayat

İşkence sonucunda mağdurun tedavisi mümkün olmayan kalıcı bir hastalık kazanması ya da beyin hasarı nedeniyle bitkisel hayata girmesidir. Adli Tıp raporuyla kanıtlanması gerekmektedir.

b) Duyulardan veya Organlardan Birinin İşlevinin Yitirilmesi

İşlev zayıflamasının ötesinde; duyu veya organın tamamen ve kalıcı olarak işlev görmez hale gelmesidir. Körlük, sağırlık ve felç bu kategorinin tipik örnekleridir.

c) Konuşma ya da Çocuk Yapma Yeteneğinin Kaybı

Konuşma yeteneğinin tamamen yok olması ya da üreme işlevinin kalıcı biçimde ortadan kalkmasıdır. Her ikisi de ayrı ayrı bu bent kapsamını doldurmaktadır.

d) Yüzün Sürekli Değişikliğe Uğraması

İşkence sonucunda mağdurun yüzünün kalıcı ve belirgin biçimde dönüşmesi; çevresinin onu kolayca tanıyamaması ya da hiç tanıyamaması durumudur. Yüzde sabit izden temel farkı, buradaki değişikliğin kimliği bütünüyle dönüştüren ağırlıktadır.

e) Gebe Kadında Düşük

Gebe bir kadına uygulanan işkence sonucunda gebeliğin tamamen son bulmasıdır. Erken doğumdan daha ağır bir sonuç olduğu için bir kat artırımlı haller arasında sayılmıştır.

3. Fıkra – Kemik Kırığı (8–15 Yıl Hapis)

Üçüncü fıkra, kasten yaralamanın kemik kırığı haline yönelik TCK m. 87/3’ten farklı bir yapı benimsemiştir. Bu fıkrada temel ceza üzerinden belirli oranlarda artırım öngörülmemiş; bunun yerine doğrudan ceza bandı belirlenmiştir: kırığın hayat fonksiyonlarındaki etkisine göre 8 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası.

Bu yaklaşımın pratik önemi büyüktür: Temel işkence cezasının zaten 3-12 yıl olduğu göz önüne alındığında, basit kemik kırığında dahi 8 yıllık alt sınır getirilerek etkin bir yaptırım güvencesi sağlanmıştır. Kırığın hayat fonksiyonlarını orta ya da ağır düzeyde etkilediği hallerde ise 15 yıla kadar çıkan üst sınır devreye girmektedir.

Yargıtay içtihadı hatırlatması: Diş kırığı, TCK m. 95/3 anlamında kemik kırığı sayılmamaktadır. Bu nedenle işkence sürecinde diş kırılan davalarda 3. fıkra değil, koşullara göre 1. fıkra değerlendirmesi yapılmaktadır.

4. Fıkra – Ölüm Meydana Gelmesi (Ağırlaştırılmış Müebbet Hapis)

Dördüncü fıkra, TCK m. 95’in en ağır halini düzenlemektedir: işkence sonucunda mağdurun yaşamını yitirmesi. Bu hâl için ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası öngörülmüştür; temel ceza üzerinden herhangi bir artırım değil, bağımsız ve doğrudan en ağır yaptırım uygulanmaktadır.

Yargıtay içtihadında bu hükmün uygulanması için ölümün işkence fiiliyle nedensellik bağı içinde gerçekleşmiş olması zorunludur. Mağdurun işkenceden sonra ölmesi halinde ise Yargıtay farklı bir yol öngörmüştür: ölüm olayı ayrı bir suç duyurusuna konu edilmeli, yeni bir dava açılmalı ve bu dava işkence davasıyla birleştirilerek yargılama tamamlanmalıdır. Bu usul kuralına uyulmaması bozma nedeni sayılmaktadır (Y8CD E.2019/10305, K.2019/7734).

Ceza Hesaplama Tablosu
Ceza Hesaplama Tablosu

Ceza Hesaplama Tablosu: Tüm Haller ve Artırım Oranları

TCK 95 Hali Artırım / Ceza Temel Hal (m.94/1: 3–12 yıl) Nitelikli Hal (m.94/2: 8–15 yıl)
m.95/1 (organ zayıflaması, sabit iz, hayati tehlike, erken doğum) +1/2 (yarı oranında) 4,5–18 yıl hapis 12–22,5 yıl hapis
m.95/2 (organ yitimi, iyileşemez hastalık, yüz değişimi, düşük) +1 kat 6–24 yıl hapis 16–30 yıl hapis
m.95/3 (kemik kırığı / çıkık) Sabit bant 8–15 yıl hapis 8–15 yıl hapis
m.95/4 (ölüm) Sabit yaptırım Ağırlaştırılmış müebbet hapis Ağırlaştırılmış müebbet hapis

TCK 95 ile TCK 87 Arasındaki Temel Fark

Neticesi sebebiyle ağırlaşmış işkence (TCK m. 95) ile neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama (TCK m. 87) aynı ağır netice kategorilerini içermekte; ancak artırım oranları ve ceza bantları bakımından önemli farklılıklar taşımaktadır:

Kriter TCK 95 (İşkence) TCK 87 (Kasten Yaralama)
Temel suç TCK m. 94 – İşkence (3–12 yıl) TCK m. 86 – Kasten yaralama (1,5–3 yıl)
1. fıkra artırımı (organ zayıflaması, sabit iz vb.) +1/2 (yarı oranında) +1 kat
2. fıkra artırımı (organ yitimi, yüz değişimi vb.) +1 kat +2 kat
Kemik kırığı 8–15 yıl sabit bant Hayat fonk. etkisine göre yarısına kadar artırım
Ölüm hali Ağırlaştırılmış müebbet hapis 10–14 yıl (temel) / 14–18 yıl (nitelikli)
Zamanaşımı İşlemez (TCK m. 94/6) İşler (genel kurallar)
Görevli mahkeme Ağır Ceza Mahkemesi Ağır Ceza Mahkemesi (ağır haller)

Bu karşılaştırmanın en kritik noktası şudur: TCK m. 95’in artırım oranları (1/2 ve 1 kat), TCK m. 87’dekinden (1 kat ve 2 kat) daha düşük görünmektedir. Bunun nedeni işkencenin temel cezasının zaten çok daha yüksek olmasıdır; aynı nihai ceza seviyesine daha düşük artırım oranlarıyla ulaşılmaktadır.

Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış İşkence Yargıtay Kararları

Y8CD E.2022/6483 – K.2025/2367: Bir Gece Boyu Darp ve Kemik Kırığı İşkencedir

Yargıtay 8. Ceza Dairesi bu emsal kararında, jandarma personellerinin karakola getirdikleri kişiyi bir gece boyunca sistemli biçimde darp etmeleri ve kemik kırığına yol açmaları eylemini TCK m. 95/3 kapsamında nitelikli işkence suçu olarak onaylamıştır. Kararda özellikle vurgulanan husus şudur: Süreklilik içeren gece boyu darp eylemi, sistematiklik koşulunu taşımakta; kemik kırığına yol açması ise 3. fıkra ağırlaşmış halini oluşturmaktadır.

Y8CD E.2019/10305 – K.2019/7734: Ölüm Sonrası Ayrı Dava Açılması Zorunludur

Bu kararda Yargıtay, ölüm neticesinin işkence davası açıldıktan sonra gerçekleştiği durumlarda doğrudan TCK m. 95/4’e göre hüküm kurulamayacağını; ayrı suç duyurusunda bulunularak yeni bir dava açılması, ardından bu davaların birleştirilerek yargılamanın tamamlanması gerektiğini hükme bağlamıştır. CMK’nın iddianame bağlayıcılığı kuralına aykırı biçimde doğrudan ölüm hükmü kurulması bozma nedeni sayılmaktadır.

Yargıtay 5. CD E.2009/14829 – K.2010/1867: İşkence ile Eziyet Sınırının Belirlenmesi

Bu kararda Yargıtay, çocuğa yönelik cinsel istismar, yaralama ve sistematik kötü muamele eylemlerini ayrıştırarak suç vasfını belirlemiştir. İşkence suçunun sistematiklik koşulunun karşılanmadığı hallerde eylemin eziyet suçu kapsamında değerlendirilebileceğini vurgulayan karar, TCK m. 94 ile m. 96 arasındaki sınırın her davada ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır.

Sistemlilik Koşulu Yoksa TCK 95 Değil, TCK 87 Uygulanır

Yargıtay, kamu görevlisinin tek seferlik eylemi sonucunda kemik kırığı, hayati tehlike veya organ kaybı gibi ağır neticelerin ortaya çıktığı davalarda; sistematiklik koşulu sağlanamıyorsa TCK m. 95 değil, TCK m. 87 kapsamında değerlendirme yapılması gerektiğini tutarlı biçimde hükme bağlamaktadır. Fail kamu görevlisi olsa bile, eylemi sistematik ve sürekli nitelik taşımıyorsa işkence hükümleri uygulanamaz.

AİHM Boyutu: İşkence Yasağının Mutlaklığı ve TCK 95/4

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 3. maddesi, işkenceyi mutlak biçimde yasaklamakta; hiçbir koşul ve istisnaya yer tanımamaktadır. Yargıtay’ın Y8CD E.2019/10305 kararında da özellikle vurgulandığı gibi, AİHM işkence yasağını demokratik toplumun temel değerlerinden biri olarak nitelendirmektedir.

AİHM, işkence sonucunda ölüm meydana gelen davalarda yalnızca 3. maddenin ihlalini tespit etmekle kalmamakta; devletin etkili soruşturma yükümlülüğünü yerine getirip getirmediğini de ayrıca denetlemektedir. Yeterli soruşturma yapılmadan davanın düşürülmesi ya da kovuşturmanın zamanaşımına uğratılması, AİHM nezdinde Türkiye aleyhine kararların sık tekrarlanan gerekçeleri arasındadır.

TCK m. 95/4’teki ağırlaştırılmış müebbet yaptırımı ve TCK m. 94/6’daki zamanaşımı işlemez kuralı, Türkiye’nin bu alandaki AİHM yükümlülüklerini karşılamaya yönelik yasal güvencelerin en somut ifadesidir.

Görevli Mahkeme, Zamanaşımı ve Uzlaşma

TCK m. 95 kapsamındaki davalar, suçun ağırlığı nedeniyle Ağır Ceza Mahkemesi‘nde görülmektedir. Kovuşturma re’sen yapılmakta; mağdurun şikayetinden vazgeçmesi ya da tarafların uzlaşması davayı durdurmamaktadır. Bu suç uzlaştırma kapsamı dışındadır.

Zamanaşımı meselesinde ise kritik bir ayrım gözetilmelidir: TCK m. 94/6 uyarınca işkence suçundan dolayı zamanaşımı işlemez. Bu kural, TCK m. 95 kapsamındaki tüm ağırlaşmış haller için de geçerlidir. Dolayısıyla işkence sonucunda ölüm, organ kaybı ya da kemik kırığı meydana gelse dahi suçun üzerinden geçen süre kovuşturmayı engellemez. Adalet Bakanlığı‘nın uluslararası adli iş birliği mekanizmaları da bu çerçevede önem kazanmaktadır.

Önemli Not: Bu makale, Av. Onuralp Turhan tarafından yalnızca genel hukuki bilgi amacıyla hazırlanmıştır. Neticesi sebebiyle ağırlaşmış işkence davaları hem adli tıp değerlendirmeleri hem de hukuki nitelendirme açısından titiz bir analiz gerektirmektedir. Süreçleriniz için bir ceza avukatından destek almanızı öneririm.

Neticesi sebebiyle ağırlaşmış işkence veya ağır ceza davaları hakkında hukuki destek almak için Ankara Avukat Onuralp Turhan ile iletişime geçebilirsiniz.

Ankara Avukat – Turhan Hukuk ve Danışmanlık

Sık Sorulan Sorular

Neticesi sebebiyle ağırlaşmış işkence suçu nedir?

TCK m. 94 kapsamındaki işkence fiili uygulanırken failin öngörmediği ancak taksiriyle gerçekleşen ağır bir sonucun (organ kaybı, hayati tehlike, ölüm gibi) ortaya çıkması durumudur. TCK m. 95’te düzenlenmiş olup bağımsız bir suç değil, işkence suçunun ağırlaşmış halidir.

TCK 95/1 kapsamında artırım oranı nedir?

Duyulardan veya organlarda işlev zayıflaması, konuşmada sürekli güçlük, yüzde sabit iz, hayati tehlike ve erken doğum hallerinde TCK m. 94’e göre belirlenen temel ceza yarı oranında (1/2) artırılmaktadır.

TCK 95/2 kapsamında hangi haller için bir kat artırım uygulanır?

Organ işlevinin tamamen yitirilmesi, iyileşemez hastalık veya bitkisel hayat, konuşma ya da çocuk yapma yeteneğinin kaybı, yüzün sürekli değişikliğe uğraması ve düşük hallerinde temel ceza bir kat artırılmaktadır.

İşkence sonucunda ölüm gerçekleşirse ceza nedir?

TCK m. 95/4 uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası uygulanır. Bu, Türk ceza hukukunun öngördüğü en ağır yaptırımdır. Ancak Yargıtay’a göre ölüm işkence davasından sonra gerçekleşmişse ayrı dava açılarak birleştirilmesi gerekmektedir.

Kemik kırığı halinde verilecek ceza nedir?

TCK m. 95/3 uyarınca kırığın hayat fonksiyonlarındaki etkisine göre doğrudan 8 yıldan 15 yıla kadar hapis cezasına hükmolunmaktadır. Bu, temel ceza üzerinden artırım yapılan diğer fıkralardan farklı olarak sabit bir ceza bandıdır.

Diş kırığı TCK 95/3 kapsamında kemik kırığı sayılır mı?

Hayır. Yargıtay diş kırığının anatomik açıdan kemik kırığından farklı olduğunu kabul etmektedir. Bu nedenle işkence sırasında meydana gelen diş kırıkları için 3. fıkra artırımı değil, koşullara göre 1. fıkra değerlendirmesi yapılmaktadır.

TCK 95 ile TCK 87 arasındaki temel fark nedir?

TCK m. 95, işkence suçunun ağırlaşmış hali olup temel ceza 3-12 yıl olan işkenceye uygulanır. TCK m. 87 ise kasten yaralama suçunun ağırlaşmış halidir. TCK 95’in artırım oranları (1/2 ve 1 kat) daha düşük görünse de temel işkence cezasının yüksek olması nedeniyle sonuç ceza genellikle TCK 87’den çok daha ağır olmaktadır.

Sistematiklik koşulu yoksa TCK 95 uygulanır mı?

Hayır. TCK m. 95’in uygulanabilmesi için önce TCK m. 94 kapsamında işkence suçunun tüm unsurlarıyla — özellikle sistematiklik ve süreklilik koşuluyla — oluşmuş olması gerekmektedir. Sistematiklik yoksa ağır netice doğursa dahi TCK m. 87 (kasten yaralama) uygulanır.

Neticesi sebebiyle ağırlaşmış işkence suçunda zamanaşımı işler mi?

Hayır. TCK m. 94/6 uyarınca işkence suçunda zamanaşımı işlemez. Bu kural TCK m. 95 kapsamındaki tüm ağırlaşmış haller için de geçerlidir; ölüm, organ kaybı veya kemik kırığı gibi ağır netice doğursa bile suçun üzerinden geçen süre kovuşturmayı engellemez.

Neticesi sebebiyle ağırlaşmış işkence davasında görevli mahkeme hangisidir?

Ağır Ceza Mahkemesi’dir. Suç re’sen kovuşturmaya tabi olup uzlaştırma kapsamı dışındadır; şikayetten vazgeçme davayı durdurmaz.

İşkence sonrası mağdur ölürse hemen TCK 95/4 uygulanır mı?

Yargıtay’a göre hayır. İşkence davası açıldıktan sonra ölüm gerçekleşmişse ayrı bir suç duyurusunda bulunularak yeni dava açılmalı ve bu dava mevcut işkence davasıyla birleştirilerek yargılama tamamlanmalıdır. Doğrudan TCK 95/4 hükmü uygulanması CMK’ya aykırı sayılmakta ve bozma gerekçesi oluşturmaktadır.

AİHM işkence sonucundaki ölüm davalarında devletten ne talep eder?

AİHM, 3. madde kapsamında ihlal tespitinin yanı sıra devletin etkili soruşturma yükümlülüğünü yerine getirip getirmediğini de denetler. Yeterli soruşturma yapılmaması, zamanaşımı savunmasına sığınılması ya da faillerin korunması AİHM nezdinde ayrı ihlal gerekçeleri oluşturmaktadır.

Av. Onuralp Turhan

Av. Onuralp Turhan – Avukat Onaylı İçerik

Bu makale, Ankara Barosu’na kayıtlı Av. Onuralp Turhan tarafından kaleme alınmıştır. Ankara’nın Etimesgut ve Eryaman ilçelerinde faaliyet gösteren Turhan Hukuk ve Danışmanlık Bürosu, ceza hukuku başta olmak üzere geniş bir hukuki yelpazede müvekkillerine hizmet sunmaktadır. Hukuki destek için turhanhukukvedanismanlik.com.tr adresinden iletişime geçebilirsiniz.

Yorum Ekle

Ankara Barosu’na kayıtlı bir avukat olarak serbest çalışıyorum. Ankara ve çevre illerde hukuk alanında danışmanlık ve avukatlık hizmetleri sunmaktayım. Mesleki kariyerim boyunca hukukun çeşitli alanlarında derin bilgi ve deneyim kazanma fırsatı buldum.

Turhan Hukuk Etimesgut İletişim

0540 409 19 97
bilgi@turhanhukukvedanismanlik.com.tr
Yeşilova, Bayındır Plaza, 4019. Sokak No:2
İç Kapı No:20, 06796 Etimesgut/Ankara

Sosyal Medya